Şeref Yıldız

Şeref Yıldız

Türkiye 20. sıradan aşağıya inmeli

Alan memnun satan memnun da var olan pazar payını biraz daha nasıl geliştirebiliriz? Biz bu ticarette nasıl bir rol oynarız. İsviçre ihracat ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye 20. Sırada bulunuyor. Var olan ticaret hacmini geliştirmenin en akıllıca yolunun İsviçre’nin mal satın aldığı ülkelerin kalemlerini gözden geçirerek, biz İsviçre’nin ihtiyacına talip olmalıyız.
Bir ülke düşünün Gayri Safi Milli Hasılası ile dünyanın yaşam kalitesi ve refahı sunan ilk ülkeleri arasında yer alan İsviçre, IMF’nin 2019 yılı verilerine göre İsviçre’de 2020 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 750 milyar dolar civarındayken, kişi başına düşen gelir 87 bin dolar ile dünyada 4’üncü sırada yer alıyor. Gelir dağılımları ile İsviçre dünyada 2’nci ülke olarak kayıtlara geçiyor. Türkiye’nin İsviçre’ye 1 milyar 40 milyon dolarlık ihracat, bununla birlikte 3 milyar 375 milyon dolarlık da ithalat yaptığını görüyoruz. Yani ticaretimiz de bile 2 milyar 235 milyonluk bir açık var. İlk hedefimiz bu açığı dengelemek olmalıdır. 

Dünya Bankası tarafından yapılan araştırmaya göre İsviçre, 2020 yılında yatırım yapılabilecek en iyi ülkeler listesinde ilk sırada yer aldı. Yatırım dünyasının incisi sayılan İsviçre, 8,5 milyonluk nüfusunun yüzde 25’ini yabancı uyruklu vatandaşlar oluşuyor. Ülkede yaşayan göçmenlerin yüzde 65’i AB ülkelerinden geliyor. 

İsviçre’nin önde gelen ticaret ortakları arasında Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Çin, Fransa ve İtalya var. Ülkenin başlıca ihracat kalemleri arasında; altın, otomobil, petrol yağları ve minerallerden elde edilen yağlar, diğer kabuklu meyveler (taze/kurutulmuş) ve ilaçlar yer alırken; başlıca ithalat kalemleri arasında altın, kimya sanayi ürünleri (ilaç, aşı, serum), saat, lif ve iplik üretim makineleri, sanayide hammadde olarak kullanılan koku veren maddelerin karışımları, ortopedik cihazlar, kırıklara mahsus cihazlar, işitme cihazları bulunuyor.

İsviçre’nin ithalat kalemleri ve tedarikçilerinin incelediğimizde; değerli metaller ve taşların yüzde 25, 1’lik oran ile toplam ithalatın çeyreğine denk geldiğini görüyoruz. Yine ihracat kalemlerinde ilk sırada yer alan ilaç ve kimyasal ürünler için İsviçre’nin toplam ihracat payından yüzde 18,4’lük kısmını bu alana, yüzde 11,82’lik payı ise makine teçhizat ve elektronik ürünlere ayırdığını gözlemliyoruz. İsviçre’nin ithalat tedarikçilerine baktığımızda ise yüzde 20,7 ile Almanya’nın ilk sırada, yüzde 9,5 ile İngiltere’nin ikinci sırada, yüzde 7,6 ile İtalya’nın üçüncü sırada yer alıyor.

İsviçre’nin ihracat kalemleri ve bu alandaki pazar payına bakıldığında da ilaç ve kimyasal ürünlerin yüzde 34,3, değerli metaller ve taşların yüzde 22,4, saat, mücevherat ve hassas aletlerin yüzde 16,3’lük oranlarla ilk sıralarda bulunuyor. İsviçre’nin ihracat pazarında ise yüzde 15,3 ile Almanya ilk sırada, 13,2 ile ABD ikinci sırada, 9,7 ile Çin üçüncü sırada yer alıyor. 

Türkiye’nin İsviçre’den ithal ettiği ürünler arasında öncelikli olarak altın, tıbbi malzemeler, kol ve cep saatleri, dokumaya elverişli elyaf, ortopedik cihazlar yer alıyor. Türkiye’nin İsviçre’ye ihraç ettiği ürünler arasında ise ilk sıralarda altın, binek otomobiller, kabuklu meyveler, alüminyum saclar, tıbbi malzemeler bulunuyor. İki ülke arasındaki ticari hacmi geliştirmek için illa mal satmak gerekmeyebilir. Türk yatırımcılar İsviçre’ye yatırım yaparak veya ortaklıklar kurarak katma değeri yüksek ürün imalatı ve ihracatında yapılarak hem Türkiye hem de İsviçre kazanır. Kurulacak ortaklık ve yatırımlar için İsviçre’de mukim Türk iş insanlarının büyük katkısı olacağına inanıyorum. 

Ticaret Bakanlığı’nın iş insanlarına 14 farklı alanda destek sağlıyor.  “Danışmanlık, iş seyahatleri, fuar harcamaları, sektörel ticaret heyeti, yeşil pasaport, yurtdışında şirket satın alımı, yurtdışında şirket satın alımına yönelik danışmanlık, reklam, marka tescil, fizibilite çalışması, marka bilinirliği araştırması, tercümanlık, belgelendirme, acente komisyon, yurtdışı marka satın alımı ve daha birçok konuda destekler var. Türkiye ile İsviçre arasında imzalanan ‘Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’ yatırımcıların her iki ülkede yatırımlarını maddi külfetten arındırılmış olarak sürdürmelerine imkan sunuyor.  Bize düşen tarafları bir araya getirerek iş birliktelikleri oluşturmak olmalıdır.  Haydi işbaşına

Bu yazı toplam 1959 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar