Şeref Yıldız

Şeref Yıldız

“En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir.”

“En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir.”

Siyasi yazı yazmak, uluslararası politikaları yorumlamak veya uzmanı olmadığım bir konuda başkalarının görüşlerinin taşıyıcısı olmak istemem. Fakat hangi taraftan bakarsanız bakın, Rusya-Ukrayna savaşı biz iş insanlarını da yakından ilgilendiriyor. Üç aldığımızı dokuza alamaz hale geldik. Neden diye sorduğumuzda, “savaş, hammadde ve enerji fiyatlarının yüksekliği” denince söyleyecek söz bulamıyoruz. İşin en ilginç yanı ise, ne olduysa Rusya-Ukrayna savaşından sonra oldu.

Savaşın uzaması ve Ukrayna ile sınırlı kalmaması, Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin tercihlerini yansıtıyor. “Savaş bize sıçrar” diye endişe eden ve Rusya’yı saldırganlıkla suçlayan ülkelerin hemen hepsi Ukrayna’ya silah verdi; böylece savaşta taraflarını net bir şekilde belli ettiler. Savaş devam etse de barış sağlansa da, Rusya karşısında saf tutan ülkeler bunu unutmayacaktır. Silah vererek savaşı kızıştıranlar, şimdi “biz tehdit altındayız” yaygarası yapma hakkına sahip değiller. Eden bulur.

İstanbul’da yapılan barış görüşmeleri Batı ülkelerince sabote edildi. Şimdi kamuoyuna sunulan yirmi küsur maddelik barış planı, daha şimdiden barışı istemeyen ülkeler tarafından yok hükmünde sayılıp tartışılıyor. 2004’teki meydan olaylarının organizatörleri, bir taraftan Rus işgalini reddederken, diğer taraftan kendileri ülkenin kaynaklarına konmak için ortaya atılan hiçbir planı kabul etmiyorlar. ABD’da batılı ülkeleri yok sayarak barış görüşmeleri dışında tutmasının haklı gerekçeleri olduğunu görerek değerlendirmeliyiz.

Batı’nın bu tutumu, ABD’yi farklı çözüm yollarına itiyor. Son otuz yılda dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaş ve huzursuzluklara müdahil olan Batı ülkeleri kalıcı çözümler üretemediler. Bir Karabağ sorunu otuz yıl boyunca müzakere edildi. Bosna Savaşı, ABD olmasaydı devam edecekti. Filistin konusunda “iki devletli çözüm” deniyor, ancak İsrail’i bu çözüme zorlayacak somut bir adım atılmıyor.

Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı bir konuşmada, “Ukrayna’da barışın sağlanması için Kiev’in Rusya’nın şartlarını kabul etmesi gerekir. Avrupa’nın Ukrayna’yı müzakere şartlarını kabul etmeye zorlaması lazım. Avrupa, Rusya ile Ukrayna arasında bir köprü olmalıydı, ancak beceremedi. Savaşın devamı Ukrayna’nın mahvolması demektir,” demişti. Bu nasihatler, savaş yanlılarının tepkisine neden oldu. Neticede yılların kurt politikacısı Kissinger haklı çıktı.

Sonuç olarak, savaştan her iki taraf ve hepimiz zarar gördük. İşin bir diğer acı yanı ise, Avrupa’da lider vasıflı devlet başkanlarının olmayışının kıtanın geleceği açısından endişe verici bir durum. 19-23 Ocak rarihleri arasında Davos’ta Dünya Ekonomik Forum toplantıları yapılacak. Formun ana konularının başında Rusya Ukrayna barışı olacağı muhakkak. Bakalım nasıl gelişmeler olacak.

Yazımızı, Antik Roma’nın büyük devlet adamı, hatip, filozof ve hukukçusu Marcus Tullius Cicero’nun iki bin yıl önce söylediği, “En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir,” sözü ile başladık ve aynı sözle bitirelim.

Bu yazı toplam 2123 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şeref Yıldız Arşivi