Şeref Yıldız

Şeref Yıldız

Yeniden dirilişteyiz

Türkiye son iki bin yılın en büyük deprem felaketini yaşadı. Arka arkaya yaşanan bu felaket neticesinde 15 milyon insanımızı fizikken ve ruhen birinci derecede etkilendiği gibi 83 milyon Anadolu Türk’ü 250 milyonluk Türk dünyası, toplamda da 1,5 milyarlık İslam alemi derinden sarsılarak tek ümitleri olan Türkiye’nin yanında yer alarak yaralarını sarmaya çalıştılar.

Belki yapılan yardımlar, yıkımın karşısında yetersiz kalsa bile taraflarını belli etmelerinin bedelinin karşılığının hiçbir maddi karşılığı yoktur. Özellikle yurtdışındaki vatandaşlarımızın yardım hassasiyetini görünce kendimce olan önyargılarım değişti. Türk çocuklarının ilk okullarda arkadaşları arasında deprem yardımı toplayarak katkı vermeleri unutulacak gibi değildir. Gelinlerimiz, kızlarımızın kınalı elleriyle yaptıkları lahmacunları satarak depremzedelere bağışlanması “Nene Hatunları” hatırlattı. Karadağ’daki soydaş ve dindaşlarımız depremi haber alır almaz Türkiye Büyükelçiliği’ne koştu, “Biz ne yapabiliriz, canımızla malımızla hizmete amadeyiz” dedi. Be deprem bizi bize yakınlaştırdığı gibi gönül coğrafyamızla da kenetledi.

Bir yardım kampanyasında yüzlerce gencimiz karşılık beklemeden yardım tasnifinde, paketlemede ve TIR yüklemeye kadar gösterdikleri gayret yeni bir dirilişin başlangıcının habercisi idi. Büyük bir maddi ve manevi felaketle karşı karşıyayız, neye üzüleceğimizi bilemez haldeyiz. Büyük bir ekonomik yükün altındayız. Daha çok çalışacak, tasarruf edecek, ihracata hız vereceğiz. Daha da önemlisi önce içte kenetlenecek, sonra da kültür coğrafyamızla bağları sıkı tutarak bu zor yılları atlatacağız.

Türkiye’de arama kurtarma çalışmalarına katılan Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu (INSARAG) Tim Şefi Johannes Gust, “Birçok felakette kurtarma ekibinde bulundum. Bugüne kadar yaşadığım en dehşetli felakettir. Herkesin yapabileceği bir yardım vardır. Hiç olmasa umutların bitmemesi için dua edebiliriz” sözüne uyarak yaşanılan felaket karşısında yaşanılan olumsuzlukları bir tarafa bırakarak enkazı kaldırmaya gayret göstermeliyiz. Bu günlerde “ben” yok “biz” varız. Hizmet için yarışacağız. Rakip değil, aynı gaye uğrunda çalışan gönüllüleriz.

Deprem enkazından prim yapmak isteyen ucuz siyasetçilere bakmadan yolumuza devam edeceğiz. Bu enkazdan kurtulmanın en büyük çaresi istikrarlı, kararlı ve bir hükümete sahip olmaktır. Yaşadığımız dönem olağanüstü bir zaman dilimidir. Böyle zamanların kuralları farklıdır. Onun için fitneciler, spekülasyoncular, manipülasyon yapanlar, dezenformasyon ve provokatörlere anında müdahale ederek cezalandırılmalıdır. Bizim birlik ve beraberliğimiz var olduğu müddetçe bu enkazı kardırır, 11 şehri yeniden inşa ederiz. Devam eden ve zamanın şartlarına göre düzenlenecek yardım kampanyalarına katılmak milletimizi moralini yükseltecektir. Garip zamanlarda moral çok büyük destektir.

Tarihte yaşanmış büyük yıkımlardan sonra yeniden büyük medeniyetlerin filizlendiği biliyoruz. Bu deprem felaketinin Anadolu kıtasının yeniden dirilişinin işareti olmasını diliyorum.

Bu yazı toplam 55 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şeref Yıldız Arşivi