Şeref Yıldız

Şeref Yıldız

Siyaseti değil ülkemi seviyorum

Bu yıl Türkiye’de biraz fazla kalınca ister istemez ülkemizin ve bölgemizin geleceğini yakından ilgilendiren 18 Haziran 2023 genel seçimi ile alakalı konuşulanları hem muhalefet hem de iktidar kanadından bolca dinledim. İktidar yaptıklarını anlatırken, muhalefet ise her yapılanı eleştiriyor. Sen ise iki tarafa bir şeyler söylemeye kalkınca “taraf oluyorsun” yaftasını yapıştırıyorlar.  Ya arkadaşlar ben siyaseti değil ülkemi seviyorum. Ülkemin menfaatlerini bir grup azınlığa heba edemem. 

Aylardır bir araya gelip Türkiye içinde bulunduğu sorunlara çözüm üretmeyen altılı masa, değil bir ortak aday üzerinde uzlaşmak, tek dertleri “iktidar olduğumuzda parlamenter sisteme geçeceğiz” diyor.  Ya arkadaş dünya genelinde yaşanmakta olan pahalılık, kuraklık, salgın hastalık, açlık, hammadde eksikliği, enerji fiyatlarındaki yükselmeler, üretim zincirinin kırılması bir fiil içinde bulunduğumuz savaş ortamı gibi hayati meseleler var, bunlarla ilgili hiç mi bir çalışmanız yok? Varsa yoksa “Erdoğan’ı indireceğiz”, “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçeceğiz”. “Şu güçlendirilmiş parlamentoyu bile anlatamıyorsunuz.” Birisi çıkıp da parlamenter sistemin avantajlarını anlatsa! Hatta biz 1876 yılından 2018 yılına kadar eğrisi doğrusuyla parlamenter sistemle yönetildik. 142 yıllık bu tecrübe bize ne kazandırdı da şimdi yeniden bu sisteme geçmemiz gerekiyor?  Bolca koalisyon hükümetleri kuruldu, dağıldı. Doğuran bu sistemden Türkiye’nin neler çektiğini unutmuş değiliz. Başkanlık sistemi ile alakalı ise söylenecek çok şeyimiz olabilir. Eksiklikleri var mı, elbette vardır. Önemli olan bunları değiştirmek ve düzeltmektir. Bunu da muhalefet olarak ortaya çıkanların değiştirme ve bu kritik dönemde ülkenin idaresini bu kişilere vermek hiç de milli bir yaklaşım değildir.

Esas olan sisteme devam etmek, eksik yönlerinin düzeltmek için siyaset yapmak lazım. Türkiye’de yapılan tüm anketlerde “Türkiye’yi kim yönetsin?” sorusuna bilaistisna tüm anketlerde “Erdoğan” açık ara ilk sırada bulunuyor.  Anlayacağımız insanımız Erdoğan’dan razı.  Altıya altı daha katsanız olmayacak. Erdoğan’a en büyük sıkıntıyı verenler ise yine kendi partisindeki çürük elmalardır. Bu elmalar diğerlerine de zarar veriyor.  AK Parti’nin geleceği ülkemi doğrudan doğruya ilgilendirdiği için bir fert olarak neler yapılması gerektiği konusunda görüşlerimi ortaya koyuyorum.

2023 seçimlerine kadar AK Parti, Türkiye genelinde il ve ilçe yönetimlerini merkezin müdahalesi olmadan değiştirirse, AK Parti üyeleri kendi yöneticilerini kendileri belirlerse, seçimde kimi milletvekili yapacaksa kendileri tespit ederse o zaman AK Parti için yeni bir sayfa açılır. 

Ankara’da birilerinin pazarladığı ve işbaşına getirilen kişiler AK Partiye ve ülkemize pahalıya mal oldu. Bizden diye birilerinin yaptığı yanlışları savunmak doğru değil. Haksız kazanç elde edenleri belirlemek çok zor değil. Vekil olmadan önce kendisinin ve yakın çevresinin kazançlarına bakılsın, kimin ne olduğu ortaya çıkar.  AK Parti halkla bire bir temasla iktidara geldi. Şu anda halkın omuzuna elini koyacak kimse kalmadı. Hatta halka yukardan bakanlar var. Bölgesinde güçlü olmayan siyasetçiler Ankara’da ancak emir alır, ihale takip eder. Türk halkı bu tipleri yıllardır tanıdığı için bazı partilere muhalefete mahkum etti ve iktidar yüzü göstermemiştir.

Tekrar ediyorum, herkesin mutlaka siyasi bir görüşü vardır. 2023 seçimleri sıradan bir seçim değildir. Hadiseye pahalılık adam kayırma penceresinden bakanların vatanları tarumar oldu.

Kuzey Irak da dâhil olmak üzere, güney sınırımız boyunca uzanacak bir terör devleti tehlikesi henüz tamamen bertaraf edilmiş değil. Bu seçim en az bir asrı belirleyecek kırılma noktası olacak. Türkiye bu bölgede İran, İsrail, Rusya dengesi, öbür tarafta ABD ve Avrupa ile uğraşıyor. Diğer yandan Yunanistan’la karşı karşıya gelmemiz için gayret gösterenler bizi Yunanistan, Suriye Irak kıskacına alarak boğmak istiyor.  Ya bu seçimde aklıselimle hareket ederek tehlikeyi savuşturacağız ya da yıllardır bize giydirilen zillet gömleğini yeniden giyeceğiz.

 

Bu yazı toplam 1853 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar