Ermenilerin dokunulmazlığı mı var?

Yazımızın başında hemen şunu belirteyim. Ben Ermenilere karşı bir kişi değilim. Onların da diğer milletler gibi her türlü hak ve hürriyete sahip olmaları en doğal haklarıdır. Ermenilere veya başka bir millete karşı haksız bir saldırı olsa karşı dururum. Bu bizim mazlumun yanında olma özelliğimizin bir gereğidir.  Fakat milletime, dindaşıma ve soydaşıma karşı girişilen her haksız saldırı karşısında susmamız mümkün değildir.  

Eğer Azeri kardeşlerimiz birilerinin toprağını haksız yere işgal etse onlara da aynı tepkiyi vereceğimi bilmelisiniz. Çok şükür millet olarak bu zamana kadar adaleti zedeleyecek hiç bir hareketimiz olmadı. Onun için çok rahat konuşabiliyor, istediğimiz gibi kalem oynatıyoruz. Bundan dolayı ceddimize sonsuz teşekkür ederiz.

Fakat dünya bizim sahip olduğumuz hak, hukuk ve adalet anlayışı gibi erdemlerle dalga geçiyor.  Avrupa'sı ve ABD'si söz konusu Ermeniler olunca adalet, hak ve hukuk gibi kavramları unutuyor. Adalet kişilere ve ülkelere göre değişirse adalet olmaktan çıkar, zulüm olur.  İşte Ermenileri destekleyenler, herkese bir gün lazım olacak adalet ve hukuku katlederek zulmün yanında yer aldılar.

Ermenilere Karabağ'da haksızsınız diyerek dur demek ne mümkün. Ermeniler 30 yıla yakın bir zamandır Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal etmiş durumda. Her fırsatta Azerbaycan’a saldırarak, sivilleri katlediyor. Azeriler karşı atağa geçip Ermenilerin ellerindeki topraklarını kurtarmaya kalkınca “savaşı durdun”, “esir değişimi yapılsın”, “sorun diplomatik yollardan çözülsün” teranelerini okunmaya başladılar. Azeriler yine de insaflı hareket ederek ateşkese uydular.  Ermeniler bu süre zarfında hem mevzilerini güçlendirdi hem de saldırılarına devam ettiler. Batı medyası, Azeri kardeşlerimiz işgal altındaki topraklarını kurtarırken Karabağ'a zorla yerleştirilen Ermeniler kendi yurtlarına dönmeyi haberleştirirken, “Azerbaycan ordusunun saldırısı üzerin sivil halk ölüm korkusuyla yollara düştü, Kilise isabet aldı” gibi haberler yaparak olayları tek taraflı olarak vererek Ermenilerin lehine yalan taraflı yapmaktan kaçınmadılar.  Oysa sivilleri her fırsatta katleden tarafın Ermeniler olduğunu örtbas etmeye çalışıyorlar. Bir kez olsun gerçekleri yansıtmadılar.

Çeyrek asırdan fazla bir zamandır işgal edilen Karabağ'dan koparılan 1,5 milyona yakın Karabağlı Azeri kardeşlerimizin ülkenin farklı yerlerde çok zor şartlarda hayatlarını sürdürüyorlar.  Kimse bu insanların neler yaşadıklarını sormuyor.  Ermenilerin işgal ettiği Karabağ'ın kurtarılmasının diplomatik yollardan halletmeye çalışan ve AGİT tarafından kurulan ve Rusya, ABD ve Fransa ülkelerin oluşturduğu Minsk Grubu, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı işgal etmesiyle başlayan krize barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla 1992'de oluşturuldu.  Dağlık Karabağ, hukuken Azerbaycan sınırları içerisinde yer alıyor ancak fiilen Ermenistan işgali altında bulunuyor. Ermenistan, Dağlık Karabağ'ın yanı sıra Laçin, Hocavend, Kelbecer, Ağdere, Ağdam, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan gibi Azerbaycan bölgelerini de işgal altında tutuyor.

Minsk üçlüsü ülkelerinde bulunan Ermeni diasporası da grubun sürece yaklaşımındaki kritik unsurlardan tarafsızlık ilkesine zarar vermeye devam ediyor. Söz konusu lobiler, Ermenistan meselesini Rusya, ABD ve Fransa gibi ülkelerde iç siyaset konusu yapmak için gayret gösterirken, bu nedenle Minsk Grubu da Dağlık Karabağ çatışmalarında ağırlıklı olarak Erivan yönetimi yanında saf tuttuğu için de 30 yıla yakın bir zamandır kangren olmuş bu işgal sona erdirilmedi. Yani diplomasi, hukuksuz bir şekilde yürütülünce adalet katledildi. "Barış istiyorsanız savaşa hazır olun" ilkesi ile hazırlık yapan Azerbaycan, Ermenilerin saldırısına cevap vererek ilerlemeye başlayarak Karabağ'ın işgaline son vermek için hareket edince hiç inandırıcı olmayan sözde dünya barış severleri, savaş karşıtı insani açıklamalar yapmaya başladılar. Bu söylemlerde bile samimi olmayan sözde barışçılar, hiç bir zaman Ermenilerin katliamlarından söz etmiyorlar.  

Öyle ki Almanya'da yaşayan Ermeniler izinsiz olarak otoyolları işgal ederek trafik akışını durdurup eylem yapıyorlar. Fransa, Ermeni soykırımı yalanından milyonlarca Euro para kazanan  Ermeni diasporası, Fransız hükümetini istediği gibi kullanarak haksızlıklarına taraf topluyorlar. ABD'deki Ermeniler ise başkanlık seçimleri için Trump ve Biden'i kullanarak kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Hatta son olarak BM Amerika’ya rağmen 13 yıldır İran’a karşı devam eden silah ambargosunu kaldırıyor. Batı Ermenistan’a silah ulaştırabilmesi için çok kurnazca bir yol seçmişler. Ulan sizin barış ve diplomasi dediklerinizde bile puştluk var. Ermenistan'ın bu kanun tanımaz tavrına destek verenler Ermeni lobilerini zengin ederken, Ermenistan halkına ihanet ediyor. Ermeni halkı şunu iyi bilmelidir. Karabağ er veya geç işgalden kurtulur, fakat bu coğrafyada Ermeniler ve Türkler yine birlikte yaşayacaklardır. Bunun için Ermeni halkı dışarıdan ahkam kesenlere artık inanmamalı. Bölgenin barışını sağlayacak olan Ermenistan halkının sağduyu davranışı olacaktır.

Bu yazı toplam 11431 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar