Şeref Yıldız

Şeref Yıldız

Demir dövüldükçe çelikleşir

Ülkemizin yarım asırdır mücadele ettiği terör belası geçtiğimiz ay güney sahillerimizin birçok yerine eş zamanlı düzenlediği seri saldırılar neticesinde çıkarılan yangınlarda ormanlarımız ve birçok canlı türü yok oldu. Terör örgütleri tarafından geçmişte gerçekleştirilen bombalı eylemler, pusu atmalar, güvenlik güçlerine dönük saldırılar, gencecik öğretmenleri ve çocukları katledenler son olarak ormanlarımızı yakmak suretiyle varız mesajı vermeye çalışıyorlar.
 
Türkiye öyle birkaç orman yangını ile dize getirilecek bir ülke değildir. Yaşanılan durum bize eksikliklerimize ve dostu düşmanı da gösterdi. Maalesef muhalefetimiz ve sözde çevre örgütleri ülkemize zarar vermek isteyenlerle aynı seviyeye inerek yangından pirim yapmaya yeltenerek yangına benzin dökerek gerçek yüzlerini bir kez daha gösterdiler.
 
Türkiye Antalya, Muğla ve Aydın bölgelerinde çıkartılan yangınlarla mücadele ederken dünyanın farklı ülkelerinden ülkemize yardım gönderme teklifleri yapıldı.  Fakat Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığına bağlı itfaiye ekipleri onlarca araçlık konvoyla yüzlerde itfaiye eriyle Sarp Sınır Kapısı'ndan giriş kapısından Türkiye’ye giriş yaptılar. Belki sayıları yangını söndürecek kadar kalabalık değillerdi fakat gösterdikleri kardeşlik asırlarca unutulamayacak kadar kıymetliydi.
 
Türkiye’ye giriş yapan Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığına bağlı Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla donatılan itfaiye araçları geçtikleri her yerleşim yerinde coşkuyla karşılandılar. İtfaiye araçlarının geçtiği güzergahlara dizilen vatandaşlarımız bayraklarla kardeş Azerbaycan erlerini selamladılar. Bozkurt işareti yaparak karşılık veren Turan ülkesinin yiğitleri belki de ileride kurulacak Turan İtfaiyeciler Birliği’nin temellerini attılar.
 
Terör ve onların güdümündeki muhalefet çıkarılan yangınlarla ülkemizi kaosa sürüklemeyi hedeflerken Türkün dayanışma ve kardeşlik ruhunu uyandırdıklarını gördüler. Türk demir gibidir, dövüldükçe çelikleşir.  Yaşadıklarımızın neticesi budur.
 
Güneyde bunlar yaşanırken, kuzeyimiz seller ve su baskınlarıyla uğraştı. Muhalefetimiz maalesef güneyde gösterdiği tavrı seller de de göstererek bizi şaşırtmadı. Afet bölgesinde çalışma yapan bir mühendis dostumuz, yaşanılan afetin bu zamana kadar metre kareye bu yoğunlukta yağmur yağmadığını belirterek olayı özetledi. Almanya’da da yaşanılan afet karşısındaki acizliğini hepimiz gördük. Kimse Merkel’i istifaya çağırmadı. Herkes yaraların sarılmasını bundan sonra alınacak önlemleri konuştu.  
 
Dikkatimi çeken önemli konulardan birisi ise güney sahillerimizde yaşanılan yangınlarla sosyal medyada ahkam kesen sanatçı taifesi Karadeniz’deki afette ise sessiz kaldılar. Adamın aklına şu soru geliyor. Güneyde yazlıkları olduğu için feryat eden bu kişiler, Karadeniz’de yaşanılan afet bölgesinde yazlıkları mı yoktu.
Sözümüzü tarihi bir benzetmeyle bitirelim „Kimi fakirdir, yoktur karıncalardan hisse alası. Çabalara bağlı kılınmıştır tevekkül, işin hülesası. Nadanın dilinden dökülür sözler yok gönle dokunası“

Bu yazı toplam 2076 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar