Olduğundan Fazla Görünme Hâli

Hayatın içinde sıkça karşılaştığımız bir durum var: İnsanların olduklarından farklı görünme çabası. Oysa gerçek şu ki, insan neyse odur. Ne kalitesi ne de kalibresi saklanabilir ya da sonsuza kadar olduğundan farklı gösterilebilir.

Bir söz vardır; merkebe paye vermişler, kendini küheylan sanmış. Biraz ilgi, biraz övgü gören kişi, kendini bambaşka bir yerde konumlandırmaya başlar. Aynı şekilde, oduna bir miktar gül suyu dökülmüş, kendini gül ağacı sanmış. Bu durum, insanın kendini olduğundan büyük görme eğiliminin en sade anlatımıdır.

Oysa olduğundan fazla görünmek bir ihtiyaç değildir. Kişinin kendini abartmasına da gerek yoktur. İnsan, değerini kendi belirlemeye çalıştıkça, çoğu zaman gerçeklikten uzaklaşır. Asıl olan, bir insanın ne kadar değerli olduğuna başkalarının karar vermesidir. Bu hem daha sağlıklı hem de daha gerçekçidir.

Ancak meselenin bir de diğer yüzü vardır. Hiç kimseye hak ettiğinden fazla değer vermemek gerekir. Aynı şekilde, size hak ettiğinizden fazla değer verenlere de temkinli yaklaşmak gerekir. Çünkü sizi sizde olmayan özelliklerle övenler, gün geldiğinde yine sizde olmayan özellikler üzerinden sizi eleştirebilirler. Bu, hayatın sıkça tecrübe edilen gerçeklerinden biridir.

Bu noktada eski bir söz, meseleyi oldukça net özetler:

“Geçme nâmerdin köprüsünden, bırak sel alsın seni.

Sinme tilkinin gölgesine, bırak aslan yesin seni.”

Çünkü aslan, aç kalsa bile çakalın artığını yemez. Bu söz, insanın duruşunu, karakterini ve onurunu her şartta koruması gerektiğini hatırlatır.

Ancak hayatın bir gerçeği daha vardır: İhtiyaç. İhtiyaç, öyle bir kapıdır ki, insanın boyu ne kadar uzun olursa olsun, o kapıdan geçerken eğilmek zorunda kalabilir. Bu da hayatın insanı sınayan en önemli gerçeklerinden biridir.

Sonuç olarak; insanın kendini abartmasına da, başkalarını gözünde büyütmesine de gerek yoktur. Gerçek değer, zamanla ve duruşla ortaya çıkar. Geriye ise yalnızca insanın ne olduğu kalır, ne görünmeye çalıştığı değil.

Bu yazı toplam 134 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Özey Arşivi