FUTBOL MU? HANGİ FUTBOL?

Takip edenler bilir, zaman zaman futbol yorumlarına da giriyorum. Eş dost arasında daha da sıkça konuşuyorum. Bazı dostlarımız memnun oluyor, bazıları ise, "Sami Bey, ya da Sami Abi, her şey bitti de futbol muhabbeti mi eksik kaldı?" diye sitem ediyorlar. Ama ben eski futbol yorumcusuyum. Aynı zamanda da çok şeyi takip eden biriyim. Hayatı izliyor, gördüklerimi de yorumluyorum. Hayatın içerisinde maalesef futbol da var. Yazılışımızın önemli yıllarında da sporla uğraştığımız için bir bakıma kopamıyoruz. Meşin yuvarlak tetikliyor bizi. Ama hayat sadece futboldan ibaret değil elbette! Bunun farkına vardık ama geç anladık. Spor, sağlıklı yaşam noktasında bir önem ifade edebilir belki, fakat tek başına futbol, olsa olsa zurnanın son deliğidir.

Evet, futboldan çok önemli kafa yormamız gereken işler var. Mesela, bitmeyen terör var. Şehitler var. Gazze'de, yürekleri burkan vahşet var. Ekonomik sıkıntılar var. Aylık geliriyle geçinmekte zorlanan insanlar var. O bakımdan istesek de istemesek de gerçek hayata dönüyoruz. Dönmeliyiz de! Hem spor yazarlığı da tefessüh etti artık! Bıktırdı. Hem, hangi sporu yazacaksın? Hakem döven başkanımı yazacaksın? İki metre önündeki yüzde binbeşyüz penaltılık hareketi es geçip, 'VAR' uyarısıyla ve de tribün baskısı korkusuyla penaltıyı kerhen veren ve bu hareketiyle de seyircileri isyana sevk eden emek hırsızı hakemlerimi yazacaksın? Birinci derece olan sorumluluğunu inkâr ederek, bana dokunmayan yılan bin yaşasın, yeter ki ben koltuğu koruyayım deyip topu başkalarına atan federasyon başkanlarını mı yazacaksın? Rakibinin en ufak bir teması olmadan kendini yere bırakan haramzâde futbolcularımı yazacaksın? Rijit demeçlerle tribünleri köpüren egosu şişik yöneticilerimi yazacaksın? Doksan dakika rakiplerine ağzına alınmayacak şekilde küfür kafir giydiren tribün magandalarını mı yazacaksın?

Sahi dostlar, ne yazacaksın! Bu futbolun nesini yazacaksın?

Netice-i kelâm; bir yuvarlak top uğruna mesaimizi bölmeyelim. Birbirimizi incitmeyelim. Ve dostluğumuzu da kaybetmeyelim. Değmez inanın ki.

Vesselâm...

Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Özey Arşivi