Şeref Yıldız

Şeref Yıldız

Afganistan’a demokrasi geldi

İsviçre Türk Diyanet Vakfı tarafından organize edilen “Sünnet Şölenine” katılmak üzere Afganistan’a yaptığımız dört günlük ziyarette edindiğim intibaları sizlerle paylaşarak, sahip olduğumuz nimetlerin ve yaşadığımız ülkenin kıymetini anlamaya çalışmak istedim. Kabil Uluslararası Havaalanı’na indikten sonra otelimize doğru yola çıkarken ilk gözümüze çarpan Afganistan’a getirilen “demokrasinin”, “özgürlüğün” izlerini şehrin ve binalarında taşıyor olması oldu.  Demokrasi binalara yansır da insanların bu nimetlerden de istifade etmemesi olmazdı! 7’den 70’e kadar her yaştan Afganlı, demokrasi insan hakları ve özgürlüklerin bedelini kopan ayakları ve kollarıyla ödedi. “Demokrasi”, “bağımsızlık” adı altına Afganistan’da yapılan savaşın ve kaosun bütün hatlarını görebiliyorsunuz.

Herkes Afgan halkına rağmen Afganistan’a bir şeyler yapmaya çalıştı. Çünkü Afganistan, Afganlılara bırakılamayacak kadar önemli bir ülke. Uyuşturucunun üretim merkezi olunca uyuşturucuyu baronları ülkeyi kaosa sürüklemek için ellerinden geleni yaptığı gibi kendi menfaatlerini koruyabilmek için hatta uluslararası askeri birlikleri bile ülkeye yerleştirildiler. Bunların vazifesi, ülkeye istikrar getirmekmiş! Metrelerce yükseklikteki duvar kalelerin ardından Afganistan’a huzur getirmeye çalışan bu işgalciler demokrasi ve insan hakları ısrarını devam ettiriyor. Anlaşılan bunlar, bu ülkeyi terk etmeyince bu ülke huzur bulmayacak.

Afganistan’da ülkenin etnik yapısı gereği bölgesel farklılıklar var. Anlaşmazlıklar var.  Fakat onların kendi aralarındaki anlaşmazlıklara biz Türkler ancak adil hakemlik yaparız. Bir de haklı olanın hakkını sahibine veririz.

Uluslararası güçler, ne kadar da kendi baronlarının isteği doğrultusunda işlerini hallederken on binlerce Afgan bebesinin uyuşturucu müptelası olarak daha çocuk yaştan itibaren bu illetin pençesine düştüğünü işitince şaşa kaldım.  Gün boyu afyon tarlalarında çalışan, sahip olduğu hayvanları bakımı sağılması ev işleri ve herkes dinlemeye çekilince Afgan anneleri halı dokuyarak ev bütçesine destek olmaya başlarlar. Ağlayan ve analarının çalışmalarını engelleyen Afgan bebelerinin dudaklarına veya karın bölgesine biraz afyon sürünce saatlerce çocuk uyuyor, daha doğrusu uyuşarak uyuşturucuya o yaşta bağımlı oluyor. Yani anlayacağınız topla tüfekle yapılamayan işgal bu yolla çoktan gerçekleşmiş oldu.

Yani Afganistan’ı yeniden imar edileceği gibi zihinsel inşa da etmek gerekiyor. Türkiye devlet olarak birçok hizmeti yerine getirdiği gibi birçok sivil toplum örgütü de devletin koordinasyonuyla hizmetlerini devam ettiriyor. Binlerce Afganlı gencin, Türkiye’de yüksek tahsil aldığını öğrenmemiz bizi biraz rahatlattı. Türkiye’de tahsilini tamamlayıp şimdi ülkesinde önemli görevlerde bulunan Afganlı bürokratların görevde olduğunu görünce emeklerin zayi olmadığını gördük ve memnun olduk.

Afganistan’a Afganlılara rağmen sözüm ona “demokrasi” getirmek isteyenler insani değerleri kullanarak yerle yeksan edenler, Afganistan’da battıkları çukurdan kurtulamayacaklardır.  Afgan halkı her iyiliği unutmadığı gibi hiçbir kötülüğü de unutmayacaktır. “Demokrasiniz” sizin olsun.

Bu yazı toplam 1596 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar