YAP BİR İYİLİK, AT DENİZE.. BALIK BİLMEZSE, HÂLÎK BİLİR!..

Tanınmış bir tavuk firmasının sahibi olan Ahmet Bey'in başından geçen yaşanmış bir vak'a!..
İbret dolu ve manâ yüklü..
Bakın ne anlatıyor Ahmet Bey;
Her gün yüzlerce kızarmış tavuk satan bir esnaftım, ben!..
Yaklaşık yirmi yıl kadar önce bir öğle vaktiydi..
Nar gibi kızaran tavuklar kömür ateşinin etrafında dönmekteydi..
Ben de dükkânımın kapısının önünden dışarıya bakıyordum..
Camın önünde bir kız çocuğu belirmişti..
Pişen tavukları seyrediyordu..
Beş dakika geçti.. Ama o halâ gitmeyip seyre devam ediyordu..
Günlerden Cumaydı..
Cuma gününün hürmetine, çalışanlarıma seslendim..
"Bir tavuk sarın ve çocuğa verin" dedim!..
Çocuk tavuğu aldı ve koşarak uzaklaştı..
Sonraki Cuma günü aynı saatte tekrar geldi.. Ben yine küçük kıza bir tavuk verdim ve bu geliş gidişler böyle birkaç hafta sürdü.. Ancak hiç konuşmadan devam etti..
Yine bir Cuma günü küçük kız ikram ettiğimiz tavuk ile evine koşarken bende gizlice peşine düştüm!.
Evi de epeyce uzaktı.. Yirmi dakika kadar sonra evine vardı..
Tek katlı, eski bir evdi.. Yanında da bir Cami vardı.. Cuma namazını bu Camide kılayım, hem de imam efendi ile konuşayım, dedim!.
Aynen de öyle oldu..
Namaz sonrası imamla sohbet ettik..
Caminin imamı; Elif ismindeki bu kızı tanıdığını, hatta cemaat olarak evlerinin kirasını ödediklerini, babasız olan bu yavrunun annesinin de kanser hastası olduğunu ve çocuğu okutmak istediklerini söyledi..
İşin daha da üzüntülü yanı, çocuk okulu bırakmış, kıyafet bulamamış, çanta alamamış, vs..
Cami hocası ile bu aileye biz de destek olalım, diye anlaştık..
Önce kıyafetlerini aldık.. Okula da başlattık..
Bir süre daha her Cuma gelip tavuğunu aldı bizden Elif!.. Tabi bu defa tavuk poşetinin içine bir miktar da para koymayı ihmâl etmedim..
O para ile hiç olmazsa bir nebze sıkıntılarını gidersinler diye!..
Sonra yine Cuma günü oldu, ama bu defa küçük kız gelmedi..
Merak ettim, akşama doğru ben gittim Cami imamına sormaya!..
O günün sabahı annesi vefat etmişti.. Ve ikindi namazını müteakip defnedilmişti..
Şimdi ne olacak, dedim!.. Ortada kalacak küçük Elif..
Allah razı olsun, devletimizin şefkatli kolları kızı korumaya aldı.. Ben de bir daha Elif'i görmedim..
Aradan yıllar geçti..
Bu süre zarfında ben de yaşlandım ve kendimi emekliye ayırdım..
Geçen ay doğup büyüdüğüm şehir olan Erzurum’a gittim..
Çarşıda dostlarımla otururken bir anda fenalaştım.. Kendimi kaybetmişim.. Hemen hastaneye götürmüşler beni.. Odada açtım gözlerimi.. Baktım baş ucumda bekleyen birisi var..
Beyaz önlüklü genç bir hanım..
Dua ediyordu sanki..
Gülümseyerek, "geçmiş olsun Ahmet amca, çok şükür iyisin, inşallah daha da iyi olacaksın’’ dedi..
Teşekkür ettim, ama hanımın kim olduğunu tanıyamadım..
Eşim üç yıl önce vefat etmişti.. Çocuklarıma haber verilmiş miydi, verildi ise acaba tâ İstanbul’dan Erzurum'daki hastaneye gelebilirler miydi?..
Ben bunları da düşünürken yine karşımda duran beyaz önlüklü kıza takıldı gözüm..
Sahi bu genç hanım kimdi?..
Beni nereden tanıyordu?..
Beyaz önlüklü kız, merakımı anlamış olacak ki söze girdi; ‘’Ahmet amca ben doktor Elif..
Sizin tavukçu dükkânınızın önünde duran ve senin de her Cuma günü tavuk verdiğin kız çocuğuyum ben!..
Senin şu an bulunduğun hastane benim görev yerim, geldiğinde ben buradaydım ve nöbetçi hekimdim..
Sana ilk müdahaleyi yaptım.. Nöbetim bitti..
Ama senin uyanmanı bekledim..
Çok şükür iyisin ve çocukların da yolda, geliyorlar..
Hem ben varım burada Ahmet amca!..
Sen daha da iyi olacaksın!.. Canı çekip alamayan ve okuyamayan daha pek çok küçük kıza tavuk vereceksin!.."
Doktor Elif bu sözleri söylerken, bir an yıllar öncesine gittim ve dükkânımın önünde mahzun bir şekilde duran o küçük kız geldi gözünüm önüne!..
Ve göz yaşlarımın içime aktığını hissettim..
Evet yazıyı şöyle bitirelim..
Hayat böyle!..
Bir varmışla başlayan, bir yokmuşla biten bir süreci hep birlikte yaşıyoruz..
Ve bu süreçte ne mutlu hayatını iyilik üzerine sürdürenlere..
Onlar mutlaka bir gün yaptıklarının karşılığını alırlar..
Netice-i kelâm;
Yapacağınız her güzel işi bir takip eden var!..
O da tüm mükevvenatın sahibi olan Hz. Allah!..
O herkesin notunu veriyor..
Zerre kadar hayrı bile mükafatlandıran Rabbimize hamdolsun!..
Hamiyet sahibi tavukçu Ahmet amcaların ise adetleri artsın!..

Vesselâm..

Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Özey Arşivi