SU GİBİ AZİZ OL

Değerli okurlar,

İnsan hayatı boyunca birçok güzel temenni duyar. “Yolun açık olsun”, “Allah gönlüne göre versin”, “Bahtın güzel olsun” denir. Fakat Anadolu irfanının en derin ve en zarif dualarından biri şudur: “Su gibi aziz ol.”

Bu söz, yalnızca saygı ve itibar sahibi olmayı dilemez. Aynı zamanda insana nasıl yaşaması gerektiğini de anlatır. Çünkü su; hayat verir, temizler, serinletir, bereket taşır ve geçtiği yere canlılık kazandırır. Gürültü yapmadan akar, kimseyi ayırmadan herkese ulaşır.

Su mütevazıdır. Daima yüksekten aşağıya doğru akar. Önüne çıkan engellerle kavga etmez; onların etrafından dolaşarak yolunu bulur. Fakat bu sessizliği güçsüzlük değildir. Zamanla taşı deler, kayaları aşındırır, toprağa şekil verir. Bazen insanın gerçek gücü de sesini yükseltmekte değil, sabırla yoluna devam edebilmesindedir.

Su berraktır. İçine ne karışırsa onu saklamaz, belli eder. İnsanın gönlü de su gibi duru olmalıdır. Kibirden, kinden, hasetten ve kötü niyetten uzak durmalıdır. Gönlü bulanık olan insan, baktığı her şeyi de bulanık görür. İç dünyasını temizleyebilen kişi ise başkalarındaki güzellikleri daha kolay fark eder.

Su cömerttir. Kim içerse içsin susuzluğunu giderir. İyilik yapacağı kişinin kimliğine, makamına veya düşüncesine bakmaz. Ağacın köküne de ulaşır, kuşun gagasına da… İnsan da iyiliğini hesapla, menfaatle ve karşılık beklentisiyle sınırlamamalıdır. Gerçek iyilik, karşılığını yalnızca vicdan huzurunda bulan iyiliktir.

Su bulunduğu kabın şeklini alır ama özünü kaybetmez. Bu da insana önemli bir ölçü öğretir: Şartlara uyum sağlamak başka, şahsiyetinden vazgeçmek başkadır. İnsan gerektiğinde yumuşak olmalı, farklı insanlarla anlaşabilmeli; fakat doğruluğunu, vicdanını ve değerlerini korumalıdır.

Su bazen damla olur, bazen dere, bazen de engin bir deniz… Küçük görünmekten çekinmez. Çünkü bilir ki damlalar birleşmeden ne nehir oluşur ne de deniz. Hayatta hiçbir güzel davranış küçümsenmemelidir. Bir tebessüm, samimi bir selam, kırgın bir gönlü almak veya ihtiyaç sahibine uzatılan bir el; dünyayı bütünüyle değiştirmeyebilir ama bir insanın dünyasını değiştirebilir.

Ne var ki suyun bir başka yüzü daha vardır. Sakin olduğunda huzur verir, fakat taşkın olduğunda önüne geleni sürükler. İnsan da öfkesini, gücünü ve sözünü kontrol etmeyi bilmelidir. Kontrol edilmeyen güç zarar verir; ölçüyle kullanılan güç ise adalete dönüşür. Bu yüzden su gibi olmak yalnızca yumuşak olmak değil, gerektiğinde kararlı fakat her zaman ölçülü olabilmektir.

Aziz olmak; makam sahibi olmak, çok tanınmak veya herkes tarafından alkışlanmak değildir. Aziz olmak, insanların gönlünde güvenle ve hayırla anılabilmektir. Varlığıyla huzur veren, yokluğunda güzel sözlerle hatırlanan kişi gerçekten azizdir.

Öyleyse geçtiğimiz yerde kırgınlık değil huzur, karanlık değil ümit, yük değil kolaylık bırakalım. İnsanların kusurlarını büyütmek yerine gönüllerini ferahlatalım. Bizi incitenlere benzemeden, içimizdeki iyiliği koruyarak yolumuza devam edelim.

Su gibi sade, su gibi berrak, su gibi sabırlı ve su gibi faydalı olalım.

Çünkü insanın gerçek değeri, ne kadar yükseldiğiyle değil; kaç gönle hayat verdiğiyle ölçülür.

Su gibi aziz ol…
Geçtiğin yere hayat, dokunduğun gönle ferahlık ver.

Bu yazı toplam 96 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Zafer Terkesli Arşivi