‘Gurbetçilere’ karşı nefret ve kıskançlık

Son yıllarda Türkiye dışında yaşayıp Türklüklerinden ve kültürlerinden taviz vermeyen Avrupalı Türklere karşı ana vatanımızda kıskançlık ve nefret hatta düşmanlığa varan söylemler sosyal medyada sıkça karşımıza çıkmaya başladı. 

Onlar öyle dediği için biz de “Gurbetçi” diyoruz. Aslında biz Avrupalı Türkleriz. Ama sizin istediğiniz cinsten de değiliz.  Bizler yaşadığı ülkeye uyum sağlayan, bunun yanında mensubu olduğu milletin kültürünü yaşamaya ve yaşatmaya gayret eden bir topluluğuz.  Anadolu’da yaşayan her vatandaşımızın kursağında doğrudan veya dolaylı ekmeğimiz var. “Gurbetçi” diye nitelendirilenlere karşı beslenen düşmanlıklarla alakalı olarak yaptığımız araştırmalarda bile siyasi nefretin yattığını gördük. Neymiş efendim, yaşadığı ülkede sosyal demokratlara veya yeşillere oy verirler, Türkiye’de muhafazakârları ve milliyetçi partileri seçerlermiş. İsimleri Müslüman Türk, partileri Hıristiyan demokratmış. Bundan dolayı ikiyüzlü oldukları için hem yaşadıkları ülkede hem de Türkiye’de sevilmiyorlarmış. 

Nefret edilen hususlar şöyle sıralanıyor: “Kabalar ve ancak bu kabalığı "özünü unutmamak" olarak nitelendirirler. Yaşadıkları ve hiç beğenmedikleri ülkenin dilini konuşma yoluyla hava atarlar. Avrupa'nın Türkiye'yi sevmediğini söyleyip hâlâ ısrarla orada yaşarlar. Lâik ve sosyal hakların olduğu bir devlette yaşarken, bizlere tam tersini direten partilere oy verirler. Avrupa gibi yerlerde, medeniyetin kucağında, ‘Orta Doğu’ pisliğinden uzak bir yerde yaşayıp da buralara geldiğinde Avrupai hiçbir vasıf taşımadıkları gibi, yaşadığı yerde bizlerin de adını kötüye çıkarıyorlar.”  
"Gurbetçiler"in sosyokültürel manada bazı sorunları olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu sosyokültürel meselelerin temelinde tabii ki yabancı bir kültürde yaşamanın etkisi vardır. Bundan dolayı da Türkiye’de tepki veya nefret ile karşılanıyorlarmış! Türkiye’yi daha iyi bulmalarına rağmen yaşadıkları ülkelere geri gitmelerine kızıyorlarmış! Türkiye’ye gelince kurallara uymazlarmış! Onlar için Avrupalı Türkler ne Türkiye'de ne de İsviçre’deler! İki arada kalmış ve bunun etkisiyle de kendilerine yozlaşmış bir kültür oluşturmuşlar! Bu gibi fikirler nedeniyle ‘Gurbetçilere karşı nefret oluşuyormuş!
Yukarıda görüşlerini açıklayanların sağlıklı bireyler olup olmadığı meçhul. Bundan dolayı yaptıkları yorumlar, pek dikkate alınması ilmen doğru olmasa da biz “Gurbetçilere” karşı var olan ve yükselişe geçen kıskançlık kaynaklı nefretin varlığı bir vaka. Bundan dolayı karşı tarafı ikna etmek veya bilinçlendirmek mümkün olmadığına göre bize yakışan tavır ve hareketlerimize dikkat etmek olacaktır.
60 yıldır Türkiye’nin yanında yer alan biz “Gurbetçiler” birkaç kıskancın yüzünden bu tartışmanın tarafı olamayız. Çünkü bu güruh, “Gurbetçi” olmanın ne demek olduğunu bilecek kadar aydınlanmamış fikir fukaralarından oluşuyor.
60 yıllık gurbet tarihinde 6 milyon Türk, Avrupa ülkelerinde yaşıyor. En az 3 milyon Türk, Avrupa gurbetini tamamlayarak Türkiye’ye döndü. Yani akraba bağları hesap edildiğinde Türkiye’nin yüzde 70’lik bir bölümünün gurbette bir yakını var veya gurbet geçmişi bulunuyor. Demek ki “Gurbetçi” düşmanlığı yapanlar Türkiye’deki her olumlu şeylere muhalefet edenlerdir. Ne diyelim, kıskanma ne olur, çalış senin de olur…

Bu yazı toplam 5407 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.