Gurbetçiler tartışmaların değil, takdirin konusu olmalıdır
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte milyonlarca gurbetçi yıllık izinlerini geçirmek üzere Türkiye’ye geliyor. Memleket hasretiyle yola çıkan, aylarca hatta yıllarca bir sonraki iznini bekleyen gurbetçiler, ailelerini görmek, dostlarıyla buluşmak ve vatan toprağında birkaç hafta geçirebilmek için uzun yollar kat ediyor.
Ne var ki son yıllarda bazı çevrelerde gurbetçilere yönelik kırıcı ve yakışıksız açıklamalara daha sık rastlanmaktadır. Kimi zaman kıskançlık, kimi zaman çekememezlik, kimi zaman da önyargılarla yapılan değerlendirmeler, gurbetçilerimizi derinden üzmektedir. Gurbetçilerin yaşadığı zorluklar görmezden gelinmekte, yıllarca yabancı ülkelerde verdikleri emekler ve fedakârlıklar yeterince dikkate alınmamaktadır.
Oysa gurbetçiler, bulundukları ülkelerde alın terleriyle çalışırken bir yandan da Türkiye ile bağlarını korumaya devam etmektedir. Her yıl ülkeye getirdikleri döviz, yaptıkları yatırımlar, satın aldıkları evler, açtıkları iş yerleri ve ailelerine sağladıkları maddi destek, ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır. Bunun yanında Türkiye’nin kültürünü, dilini ve değerlerini dünyanın farklı ülkelerinde temsil etmeleri de ayrı bir kazanımdır.
Ancak bu konuda yalnızca Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımıza değil, gurbetçilere de önemli sorumluluklar düşmektedir. Televizyon kameralarına veya sosyal medya mikrofonlarına yapılan ölçüsüz açıklamalar, zaman zaman var olan gerginlikleri daha da artırabilmektedir. Birkaç kişinin söylediği sözlerin bütün gurbetçileri temsil etmediği bilinmelidir. Gurbetçiler de kamuoyunda yanlış anlaşılabilecek beyanatlardan kaçınmalı, birlik ve beraberliği güçlendirecek bir dil kullanmalıdır.
Aslında Türkiye’de yaşayanlarla yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız arasında bir ayrılık değil, güçlü bir bağ bulunmaktadır. Hepimiz aynı milletin evlatlarıyız. Bir tarafın diğerine üstünlüğü yoktur. Kimin nerede yaşadığından çok, ülkesine ve milletine nasıl hizmet ettiği önemlidir.
Bu nedenle karşılıklı suçlamalar yerine anlayışı, önyargılar yerine empatiyi, kırıcı ifadeler yerine saygıyı tercih etmeliyiz. Gurbetçilerimizin yıllardır verdikleri emekleri, ailelerine ve ülkelerine sundukları katkıları unutmamalı; onları tartışmaların değil, takdirin konusu hâline getirmeliyiz.
Çünkü gurbetçiler, vatanlarından uzakta yaşayan ama gönülleri daima memleketleriyle birlikte çarpan milyonlarca insanımızdır. Gurbetçinin bir ayağı Avrupa’da, diğer ayağı Anadoludadır.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.