-Eften püften sebeplerle boşanmalar artıyor

Türk-İslam kültüründe aile ve evlilik kavramı, hem toplumsal yapının temeli hem de dini-ahlaki düzenin korunması açısından çok derin bir yere sahiptir.
Türkiye’de geleneksel değerlerin güçlü etkisi altında olan evlilik kurumunda boşanma uzun yıllar boyunca düşük oranlarda seyretmiştir. Ancak son yıllarda modernleşme, kentleşme ve ekonomik değişimle birlikte boşanma oranları belirgin biçimde artmıştır. Türk-İslam medeniyeti laisizm, feminizm, nihilizm ve deizmle toplumumuz dejene oldu ve en önemli müessesini kaybediyor.
Türkiye’deki evlenme ve boşanma rakamlarına baktığımıza evlilik müessesinin içler acısı durumu görmekteyiz.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 yılında evlenen çift sayısı 568.395 olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl içerisinde boşanan çift sayısı ise 187.343 olarak kaydedilmiştir.
Son 20 yılda evlenme oranında düşüş, boşanma oranında ise artış yaşanmıştır. Örneğin; 2004’te ~615.557 çift evlenmişken, 2023’te ~565.435’e gerilemiş; aynı dönemde boşanma sayısı 91.022’den 171.881’e yükselmiştir. tani yüzde 89 oranına yükseldi
Boşanmalar Türkiye’de hem de Avrupa’da yaşayan Türk toplumu arasında giderek artmaktadır. Ancak nedenleri benzer görünse de, göçmenlik koşulları ve kültürel etkenler bu süreci farklı biçimlerde şekillendirir.
Türkiye’de boşanmaların temelinde ekonomik sıkıntılar, sadakatsizlik, iletişim eksikliği ve aile içi baskılar öne çıkarken, Avrupa’daki Türk toplumu içinde boşanma olgusu daha çok kültürel uyum sorunları, kimlik çatışmaları ve göçmenliğe özgü sosyal etkenlerle şekillenmektedir. İki topluluk arasındaki farklılaşmanın göç sürecinin oluşturduğu kültürel dönüşümle yakından ilişkili olduğunu ortaya çıkmaktadır.
Avrupa’daki Türkler Türk kültürü ile Batı toplumlarının normlarının arasında kalmış karmaşık bir hayat yaşamasından dolayı sağlıklı bir aile yapısını devam ettirebilmesi zorlaşıyor.
TÜİK verilerine göre boşanmaların önemli bir kısmı ilk beş yıl içinde gerçekleşmekte, özellikle ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde oranlar yükselmektedir. Kadınların işgücüne katılımındaki artış ve bireyselleşme eğilimleri, geleneksel evlilik rollerini dönüştürmüş; bu da çatışma alanlarını genişletmiştir.
Avrupa’daki Türk göçmenler arasında boşanma oranları, Türkiye ortalamasına göre daha yüksektir. bunların başlıca nedenlerini şu şekilde özetleyeniliriz.
Göçmen Türkler iki farklı kültür arasında kimlik karmaşası yaşamaktadır. Eşlerden birinin Avrupa değerlerine, diğerinin geleneksel normlara bağlı kalması, değer çatışmasını doğurur.

Özellikle Türkiye’den evlilik yoluyla gelen bireylerde dil yetersizliği ve sosyal çevre eksikliği, duygusal yalnızlığa neden olur.
“Memleketten eş getirme” şeklinde yapılan evliliklerde yaşam tarzı, beklenti ve kültür farkı boşanmayı hızlandırır.
Ekonomik ve Çalışma Koşulları:
Uzun çalışma saatleri, farklı vardiyalar ve stresli iş yaşamı aile bağlarını zayıflatır.

Geleneksel otorite anlayışıyla modern özgürlük talepleri arasındaki gerilim, aile içi şiddeti ve baskıyı tetikleyebilir.
Hukuki ve Toplumsal Faktörler:
Avrupa ülkelerinde boşanma hukuken daha kolaydır ve toplumsal olarak ayıplanmaz; bu durum bireylere mutsuz evlilikleri sonlandırma cesareti verir.

Türkiye’de boşanma genellikle ekonomik ve iletişim temelli iken, Avrupa’daki Türklerde kültürel uyum, dil ve kimlik sorunları daha belirleyicidir. Avrupa’daki Türk toplumu içinde kadınların çalışma hayatına daha fazla katılması ve bireysel özgürlük alanlarının genişlemesi, geleneksel aile modelini dönüştürmüş, bu da güç dengelerini yeniden şekillendirmiştir. Avrupa’daki Türklerde boşanma olgusu yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamaz; göçmenliğin getirdiği kültürel çift yönlülük, kimlik karmaşası ve sosyalleşme farklılıkları da önemli etkenlerdir. Türkiye’de ekonomik baskılar ve toplumsal gelenekler evlilikleri sürdürmeye zorlarken, Avrupa’daki Türkler daha çok özgürlük, uyum ve değer çatışması temelli sorunlar yaşamaktadır. Bu nedenle, göçmen topluluklarda aile içi uyumu destekleyen sosyal politikaların geliştirilmesi, iki kültür arasında denge kurabilen bir aile modelinin oluşması açısından önem taşımaktadır.
Avrupa’daki Türkler arasındaki aile yapısı bozulursa asimilasyon kısa zamanda gercekleşir ve Türk ismi taşıyan bir topluluk yok olur gider

Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömür Çelik Arşivi