Psikolog Raziye Köse Kızıl

Psikolog Raziye Köse Kızıl

Dijital Dünyada Güvenli Liman Olmak

Dijital Dünyada Güvenli Liman Olmak

Son günlerde tanıklık ettiğimiz ve hepimizin yüreğini yakan acı olaylar, dijital dünyanın çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki etkisini sarsıcı bir şekilde hatırlattı. Coğrafya fark etmeksizin, kontrolsüz ekran kullanımı artık sadece bir boş zaman aktivitesi değil, ciddi bir güvenlik ve ruh sağlığı meselesidir. Ancak bu noktada ebeveynler olarak en büyük sorumluluğumuz; yaşanan bu trajedilerin yarattığı korku ve kaygıyı çocuklara yansıtmadan, onları suçlamadan süreci yönetebilmektir. Çocuğu dijital dünyadaki tehlikelerden dolayı sorumlu tutmak ya da korkuyla baskı altına almak, aradaki güven bağını zedeler ve çocuğun bir sorun yaşadığında sığınacağı ilk liman olan ailesinden uzaklaşmasına neden olur.

Araştırmalar, günümüzde çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin son on yılda iki katına çıktığını ve bu durumun beyindeki haz merkezini (dopamin sistemi) sürekli uyararak "dürtü kontrol bozukluğuna" yol açtığını gösteriyor. Uzun süreli ve denetimsiz ekran maruziyeti sadece uyku bozuklukları gibi fiziksel sorunlara yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda çocukların sosyal sinyalleri okuma becerisini körelterek onları gerçek dünyadan kopuk, daha kaygılı ve saldırganlığa açık bireyler haline getirebiliyor. Mesele sadece ekran başında geçen zaman değil, gelişmekte olan bir zihnin biyolojik ve ruhsal olarak nasıl şekillendiğidir.

Bu süreci sağlıklı yönetebilmenin ilk adımı, ebeveynlerin dijital dünyanın dilini öğrenmesidir. Çoğu zaman çocuklarımız dijital dünyada bizden daha hızlı hareket ediyor; ancak hız, olgunluk anlamına gelmez. Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun oynadığı oyunun içeriğini, girdiği platformun dinamiklerini veya sosyal medyadaki akımları bilmek, size bir "denetleyici" olmanın ötesinde "rehberlik" gücü verir. Bilmediğimiz bir dünyayı yönetemez, tanımadığımız bir tehlikeye karşı önlem alamayız. Ebeveynin teknolojiye hakim olması, çocuk üzerinde doğal bir güven oluşturur ve ona "Bu dünyada kaybolursan seni buradan nasıl çıkaracağımı biliyorum" mesajını sessizce iletir.

Dijital dünya ile kurulan ilişki, bu bilinçle birlikte çocuğun yaşına göre şekillenmelidir. Okul öncesi dönemde ekran kullanımı mümkün olduğunca kısıtlı tutulmalı (günde en fazla 30-45 dakika), okul çağında ise bu süre eğitsel içeriklerle dengelenmelidir (günde 1-1,5 saat). Ergenlik döneminde ise yasaklamaktan ziyade, dijital okuryazarlık kazandırarak "neyin riskli içerik olduğunu" birlikte tartışmak en sağlıklı yoldur. Tüm bu kuralları uygularken unutmamamız gereken en önemli detay ise bizim dijital dünyayla olan kendi ilişkimizdir. Çocuklar söylediklerimizden ziyade, yaptıklarımızı kopyalarlar. Bizler sofrada veya sohbet anlarında ekranla aramıza mesafe koyamadığımızda, onlardan bu iradeyi beklemek haksızlık olabilir. Dijital hijyen, önce ebeveynin ekranı bırakıp çocuğun gözlerinin içine bakmasıyla başlar.

Aileler olarak en büyük yanılgımız, çocuğumuzun "yan odada ve güvende" olduğunu düşünmektir. Oysa dijital dünyada yan odada olmak, bazen dünyanın en tekinsiz sokaklarında tek başına yürümekle eşdeğer olabilir. Bu noktada en güçlü savunma mekanizması, ev içinde kurulan gerçek bağlardır. Ekranların susturduğu bir çocuk değil; ailesiyle her şeyi konuşabilen, duygularını korkmadan ifade edebilen ve dijital dünyanın ötesinde gerçek ilgi alanları olan bir çocuk her zaman daha güvendedir. Unutmayalım ki; çocuklarımızı korkuyla değil; farkındalık, bilgi, doğru model olma ve şefkatle koruyabiliriz.

Tecrübelerinizi ve sorularınızı bana e-mail adresimden iletebilirsiniz.

Psikolog Raziye Köse Kizil

E-Mail: [email protected]

Ebeveynler İçin İzleme Önerisi:

Dijital dünyada akran zorbalığı, aidiyet arayışı ve sessizce büyüyen şiddet sarmalının bir aileyi nasıl etkileyebileceğini somut bir örnekle görmek isterseniz, geçtiğimiz yıl oldukça ses getiren "Adolescence" dizisini izlemenizi öneririm. Ancak önemli bir not düşmekte fayda var: Bazı sahneleri oldukça sarsıcı ve tetikleyici olabildiği için bu yapımı çocuklarınızla birlikte değil, yalnızca ebeveynlerin kendilerinin izlemesini tavsiye ediyorum. Çocukların çevrimiçi dünyada nelerle karşı karşıya kalabileceğini anlamak ve o "görünmez tehlikeleri" fark etmek adına ebeveynler için oldukça ufuk açıcı bir yüzleşme olacaktır. Diziyi izlerken sadece olaylara değil, karakterlerin duygusal boşluklarına ve aile içi iletişimin kilit noktalarına odaklanmanızı tavsiye ederim.

Bu yazı toplam 125 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Psikolog Raziye Köse Kızıl Arşivi