100

Hangi yüz acaba,genelde hayatımızda bir kere bizlere nasip olma ihtimali olan son yüz yıla damgasını vuran olaylardan bahsediyorum. Geçen sene kurtuluş mücadelesinin başladıǧı 19 Mayıs’ın 100. Yılını kutladık. Bu yıl ise Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun temel taşı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 100. Yılı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramının ,bu yıl 100 .yılı olması münasebetiyle daha etkin bir şekilde sadece bir gün deǧil bütün yıl yapılacak faaliyetlerle kutlanabilirse daha anlamlı olur düşüncesindeyim. Öncelikle 23 Nisan’ın 100 yılı nedeniyle bir logo gerekli. Türk sınıflarında öǧretmenlerimizin çoktan bu konuda ,çocuklarımızla birlikte hazırlıklara başladıklarını biliyorum. Ancak bu çalışmalara tüm STK’ların  yardımcı olması ile yıl boyu kutlanılır hale getirilmesinde fayda var. Türk sınıflarında konuyla ilgili çeşitli yarışmalar (resim,Kompozisyon,Bilgi) düzenlenebilmeli,eǧer mümkünse İsviçreden Türk sınıfına devam eden 100 başarılı çocuǧu,Ankara,Istanbul ve Çanakkaleye götürme konusunda YTB ile de işbirliǧi yaparak bir organizasyon yapmak. 23 Nisan kutlamalarını açık alanlarda farklı milletlerin de çocuklarıyla oyun parkurları ile çocukların keyif alacaǧı şekilde düzenlemek. Muhahkkakki daha deǧerli fikir ve düşüncelerde vardır,el birliǧiyle anlamlı bir kutlama Türk toplumuna yakışır.

Dünya Kadınlar günü yaklaşıyor,yine 8 Mart için ben de dahilolmak üzere, güzel ,olumlu,ümit vaat eden dileklerimiz havada uçuşacak. Ancak maalesef 2019 yılındada kadına şidet konusunda, taciz ve tecavüz konusunda sınıfta kaldık. Bu konuda toplumsal bilinç,duyarlılık bir türlü oluşmuyor. Bilim adamları,konunun ilgilileri yine 8 martta televizyon kanallarında ömrü 24 saat bile sürmeyen nutuklar atacaklar taaki bir dahaki kadınlar gününe kadar. Bu genetiksel bir hastalık deǧil,baǧımlılık yapan bir madde hiç deǧil o zaman sorun nerde diyeceǧim ama sorunun parçası erkekler,erkek egemen toplum olma hastalıǧında. Özgecan’lar ölmesin dedik,sokaklara döküldü millet ama neticeler deǧişmiyor. Sorun hukuk sistemindemi,ceza sistemindemi, eǧitimdemi ,artık nerdeyse  çözüm ;gerçekten çözmek isteyenler acil adımlar atmalı yoksa toplumumuz bu hastalıktan kurtulamayacak. Corona virüsünden daha tehlikeli bir hastalık bu .

1 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzaya açıldığı için 'İstanbul Sözleşmesi' ismiyle anılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni imzalayan ve onaylayan ilk ülke Türkiye oldu.Kadınlar ve erkekler arasında hukuki ve fiili eşitliğin gerçekleştirilmesinin kadına yönelik şiddeti önlemede anahtar bir unsur olduğunu benimseyen Sözleşme, kadınlara yönelik ayrımcılığı da yasaklamaktadır.Dileǧim bu sözleşmenin bir an önce icraata geçmesidir

Doğumdan ölüme kadar hiçbir karşılık beklemeden, insanlığa hizmet eden, vefakar, çilekeş kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarım.

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun

Çocuklarımızı Türk kültür derslerine gönderelim,geleceğimize yatırım yapalım.
Tatilini,Türkiye‘de yap, Türk ekonomisine sende katkı saǧla.

TEMA VAKFINA ÜYE OL, DESTEK OL,TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN
Üzerinize vazife olmayan işlere karışın : BİR AĞAÇLA KARDEŞ OLUN

Sağlıcakla kalın. 
hsamsunlu@bluewin.ch

 

Bu yazı toplam 15978 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.