İSVİÇRE’NİN SİYASİ YAPISI

 

İsviçre veya resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu; Batı, Orta ve Güney Avrupa'nın kesişme noktasında bulunan bir ülke. Federal otoritelerin merkezi Bern ile birlikte 26 kantondan oluşan bir federal cumhuriyettir. Kuzey sınırında Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya, doğusunda Avusturya ile Lihtenştayn yer alır. Dört resmi dili bulunmaktadır. Almanca, Fransızca, İtalyanca ve sadece yaklaşık 60’000 kişinin konuşabildiği Romanşca. 
İsviçre Konfederasyonu'nun kurulması 1 Ağustos 1291. Toplam yüzölçümü 41.285 km2. Hristiyanlık, İsviçre'nin hakim dini olup, varlığı Roma dönemine kadar uzanmaktadır. 16. yüzyıldan beri İsviçre geleneksel olarak Katoliklik ve Reformcular olarak ikiye ayrılmıştır. Müslüman Nüfus yaklaşık %5,7 dir.

İsviçre 18. yüzyılın ortalarına kadar, tam anlamıyla bir devlet değil, bir devletler konfederasyonu, bağımsız kantonlar arasında ılımlı bir ittifaktı. İsviçre 1848 anayasasıyla modern bir federal devlet haline geldi. Merkezi Bern olan hükümet, dış ve mali politika gibi alanlarında kantonlardan görevleri devraldı. Anayasada belirtildiği üzere, tek tek kantonların farklı çıkarlarını federal devletin genel çıkarlarıyla uyumlu hale getirmek.
İsviçre, üç siyasi düzeyden oluşan bir federal devlet yapısına sahiptir: Konfederasyon, kantonlar ve komünler. Federal Konsey (Bundesräte), İsviçre hükümeti , yedi üyeye sahiptir. Genellikle en büyük dört parti hükümette temsil edilir. Federal Başkan her yıl farklı bir üyedir. Ofis öncelikle temsil görevlerini içerir. Ayrıca kendi departmanının (bakanlığının) liderliğine devam etmektedir. Hükümet üyeleri, Federal Mecliste bulunan Ulusal Konsey ve Kantonlar Konseyi tarafından seçilir. Parlamento (Federal Meclis) eşit haklara sahip iki meclisten oluşur: Ulusal Konsey (halkın temsilcisi) ve Eyalet Konseyi (kantonların temsilcisi). Ulusal Konsey'deki 200 sandalye, kantonlar arasında nüfusun büyüklüğüne göre dağıtılır. Kantonlar Konseyi'nin ise (Ständerat) 46 sandalyesi vardır: kanton başına iki ve yarım kantonlara ise bir sandalyedüşmektedir. Ulusal Konsey ve Kantonlar Konseyi tüm anayasa değişiklikleri konusunda tavsiyelerde bulunur, yasal değişikliklere karar verir ve federal yönetimin genel denetimini sağlar.

Parlamento seçimleri dört yılda bir yapılır. Koltukların büyük çoğunluğu en büyük dört partinin milletvekilleri arasında alınan oy oranına göre dağıtılır. Parlamentoda katı bir parti disiplini yoktur ve milletvekilleri bazen  parti çizgisi dışında hareket edebilir.
Hükümet tekliflerinin parlamento tarafından veya halk tarafından reddedilmesi, İsviçre'nin demokratik sisteminin bir parçasıdır ve diğer ülkelerde olduğu gibi, hükümet krizlerine, bakanların istifasına veya güven oylamasına yol açmaz. İsviçre halkı sadece seçimler yoluyla siyasi karar alma sürecine katılamaz, aynı zamanda anayasa ve yasaların şekillendirilmesine de referandum yoluyla doğrudan katılım sağlayabilir. İsviçre vatandaşları bu tür fırsatlara sahip olan tek ülke olmasa da, sistem kesinlikle burada en gelişmiş olanıdır. Bu doğrudan demokrasi araçları, halk tarafından ulusal düzeyde olduğu kadar kantonlarda da aktif olarak kullanılmaktadır. Her İsviçre vatandaşı ulusal parlementoya sunmak üzere, 100 bin imza toplayarak bir anayasa değişikliği talebinde bulunma hakkına sahiptir. Genel seçimlerde ve referandumlarda, katılım genellikle %44 ile %46 civarlarındadır. Oy kullanmak için sandık başına gitmenin yanı sıra, eve posta yoluyla gelen oy pusulasıyla da oy kullanmak mümkün.

Sağlıcakla kalın iyi Tatiller dilerim.

Bu yazı toplam 5179 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar