İsviçre’deki demans hastaların üçte ikisi kadınlardan oluşuyor

İsviçre’deki demans hastaların üçte ikisi kadınlardan oluşuyor

Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla açıklanan veriler, İsviçre’de demans hastalarının sayısının yaklaşık 166 bine ulaştığını ortaya koydu.

ZÜRİH – İsviçre’de yaklaşık 166 bin kişi demansla yaşamını sürdürüyor. Her yıl yaklaşık 36 bin yeni vakanın görüldüğü ülkede, demans hastalarının üçte ikisinin kadın olması dikkat çekiyor.

St. Gallen’deki Neuro nöroloji kliniğinin Memory Clinic birimini yöneten nörolog ve demans uzmanı Ansgar Felbecker, demansın ilk aşamalarında hastalığın yaşa bağlı unutkanlıktan ayırt edilmesinin zor olabildiğini belirtti.

Felbecker, “Eşim kim? Kızımın adı ne? Burası benim yatağım mı? Bana ne oluyor?” gibi soruların demans hastalarında sık görülebildiğini söyledi. Ancak her demans vakasının aynı belirtilerle ortaya çıkmadığına dikkat çeken Felbecker, atipik vakaların da azımsanmayacak kadar fazla olduğunu ifade etti.

-Unutkanlık mı, demans mı?

Hastalığın erken döneminde en önemli göstergelerden birinin hafızanın yavaş ancak sürekli biçimde kötüleşmesi olduğunu belirten Felbecker, buna yön bulma ve çevreyi tanımada yaşanan güçlüklerin de eşlik edebileceğini kaydetti.

-Kadınlar neden daha fazla risk altında?

Demans hastalarının üçte ikisinin kadın olmasının birkaç temel nedeni bulunduğunu belirten Felbecker, bunların başında kadınların daha uzun yaşam süresinin geldiğini söyledi.

Menopoz sonrasında yaşanan hormonal değişimlerin de etkili olabileceğini ifade eden Felbecker, eğitim düzeyinin de önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti. Yüksek eğitim seviyesinin demansa karşı belirli ölçüde koruyucu bir faktör olduğu belirtilirken, dünya genelinde demans riskinin yaklaşık yüzde 5’inin düşük eğitim düzeyi veya eğitime erişimin yetersizliğiyle ilişkilendirilebildiği kaydedildi.

Uzmanlar, yoğun zihinsel faaliyet ve öğrenmenin beyinde “bilişsel rezerv” oluşturduğunu belirtiyor. Bu rezerv, demansı tamamen önlemese de hastalığın ortaya çıkmasını geciktirmeye yardımcı olabiliyor.

-Kadınlar bakım yükünü de taşıyor

Kadınların demans konusunda yalnızca hastalık açısından değil, bakım sorumluluğu bakımından da daha fazla yük taşıdığına dikkat çekiliyor. Özellikle eşlerden birinin demansa yakalanması durumunda günlük bakımın önemli bir bölümü kadınların sorumluluğunda kalabiliyor.

Kadınların bakım, sağlık ve sosyal hizmet sektörlerinde de daha fazla yer almasının stres yükünü artırabildiği belirtiliyor. Uzun süreli ve yoğun stresin, stres hormonlarının sürekli yüksek seyretmesi nedeniyle beyin hücrelerini daha hassas hale getirebileceği ifade ediliyor.

-Demans riskinin yüzde 45’i değiştirilebilir

Demans uzmanı Felbecker, hastalıktan korunmaya yönelik bilincin çocukluk çağından itibaren artırılması gerektiğini belirterek, demansın önlenmesine ilişkin bilgilerin okullarda, üniversitelerde ve mesleki eğitimlerde yer alması gerektiğini söyledi.

Uzmanlara göre demans riskinin yaklaşık yüzde 45’i değiştirilebilir faktörlerle bağlantılı. Düzenli fiziksel aktivite, yaşam boyu öğrenme, sosyal ilişkilerin korunması, zihinsel olarak yeni şeyler öğrenme, işitme kaybının tedavi edilmesi ve yeterli ve kaliteli uyku, beyin sağlığının korunmasına katkı sağlayabiliyor.

Uzmanlar, beynin sağlığının yalnızca ileri yaşlarda değil, yaşamın çok daha erken dönemlerinde şekillendiğine dikkat çekiyor.

Bu haber toplam 188 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.