İsviçreli Müslümanlardan Başörtüsü Yasağı Girişimlerine Tepki

İsviçreli Müslümanlardan Başörtüsü Yasağı Girişimlerine Tepki

FIDS Başkanı Önder Güneş, Zürih ve Aargau kantonlarında okullarda başörtüsünün yasaklanmasına yönelik siyasi girişimleri 2027 genel seçimlerine giden sürecin bir parçası olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Muhammet İkbal Arslan

CENEVRE – İsviçre’nin Zürih ve Aargau kantonlarında devlet okulları ile anaokullarında başörtüsünün yasaklanmasına yönelik siyasi girişimler, ülkedeki Müslüman kuruluşların tepkisine neden oldu.

Anadolu Ajansının haberine⁠ göre İsviçre İslami Çatı Kuruluşları Federasyonu (FIDS) Başkanı Önder Güneş ile İsviçre Türk Toplumu (İTT) Genel Başkanı Suat Şahin, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“2027 seçimlerine giden siyasi sürecin bir parçası”

FIDS’in 2006 yılında kurulduğunu ve ülke genelindeki 16 İslami çatı kuruluşunu temsil ettiğini belirten Güneş, İsviçre’de faaliyet gösterdiği tahmin edilen yaklaşık 300 cami, cemiyet ve dernekten 240’ının federasyon bünyesinde yer aldığını söyledi.

Güneş, Zürih ve Aargau’daki siyasi kararlarla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu süreci ve başörtüsüne yönelik yasal düzenleme taleplerini, İsviçre’de 2027 genel seçimlerine giden siyasi sürecin bir parçası olarak değerlendiriyoruz.”

2009’daki minare yasağı ve 2021’deki burka yasağını hatırlatan Güneş, başörtüsü gibi semboller üzerinden görünür İslami yaşamın genel bir tartışma konusu haline getirildiğini savundu.

Güneş, bu tür tartışmalar aracılığıyla seçmenlerin İslam’a ve Müslümanlara yönelik olumsuz algı ve kaygılarının harekete geçirilmek istendiğini ifade etti.

Yasal süreç henüz tamamlanmadı

Zürih ve Aargau kanton parlamentolarında başörtüsü yasağına yönelik siyasi taleplerin kabul edildiğini ancak sürecin henüz tamamlanmadığını vurgulayan Güneş, ilgili makamlardan somut yasal düzenlemeler hazırlamalarının beklendiğini belirtti.

Bu çalışma için makamlara iki yıllık süre tanındığını kaydeden Güneş, somut yasa hükümlerinin 2027 genel seçimlerinden önce istişareye sunulma ihtimalini düşük gördüklerini söyledi.

Güneş, buna rağmen başörtüsü konusunun önümüzdeki dönemde Müslümanlara ve İslam’a yönelik siyasi söylemlerde yoğun biçimde kullanılabileceğini belirtti.

İmza kampanyaları için erken uyarısı

Bazı Müslüman grupların başörtüsü yasağına karşı imza kampanyaları başlattığını hatırlatan Güneş, bu girişimlerin gerekçelerini anladıklarını ancak mevcut aşamada somut hukuki muhatabın henüz yeterince belirgin olmadığını ifade etti.

Bir referandum girişiminin veya hukuki kampanyanın etkili olabilmesi için öncelikle somut yasal düzenlemenin ve içerdiği hükümlerin ortaya çıkması gerektiğini belirten Güneş, kampanyaların hukuki muhataplar ile yasal dayanaklar netleştikten sonra başlatılmasının daha doğru olacağını söyledi.

“İsviçre’de başörtüsü sorunu yok”

İsviçre’de genel anlamda bir “başörtüsü sorunu” bulunduğu görüşüne katılmadıklarını belirten Güneş, şunları söyledi:

“Müslüman toplum içerisinde dini inancı gereği başörtüsü takmak isteyen kadınlar bulunmaktadır. Başörtüsü takmak veya takmamak bugün her kadının kendi özgür iradesiyle vereceği kişisel bir karardır.”

Başörtüsü tartışmasının zamanla daha geniş bir din ve kimlik tartışmasına dönüşmesinden endişe duyduklarını ifade eden Güneş, yalnızca belirli bir dini topluluğu doğrudan veya fiilen hedef alacak bir yasal düzenlemenin din özgürlüğü, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı bakımından ciddi anayasal sorular doğurabileceğini vurguladı.

Güneş, “İsviçre gibi farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir toplumda siyasi tartışmaların korkular üzerinden değil, temel haklar, hukuk devleti ve toplumsal birliktelik ilkeleri üzerinden yürütülmesinin önemli olduğuna inanıyoruz” dedi.

Şahin: “Bu girişimleri doğru bulmuyoruz”

İsviçre Türk Toplumu Genel Başkanı Suat Şahin de Zürih ve Aargau kantonlarında okullarda başörtüsünün yasaklanmasına yönelik girişimleri kaygıyla karşıladıklarını söyledi.

Şahin, “Ortada toplumsal düzeni tehdit eden somut bir sorun yokken, başörtüsünü bir sorunmuş gibi toplumun gündemine taşımak ayrışmayı ve ötekileştirmeyi artırabilir. Bugün iki kantonda başlayan bu girişimin yarın diğer kantonlara ve hayatın başka alanlarına yayılması, birlikte yaşama kültürü açısından ciddi riskler barındırmaktadır” ifadelerini kullandı.

Bir insanı başörtüsü takmaya zorlamanın yanlış olduğu gibi, inancı gereği başörtüsü takmak isteyen bir kişiyi onu çıkarmaya zorlamanın da yanlış olduğunu vurgulayan Şahin, Müslümanların İsviçre toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Şahin, “İsviçre yasakların değil özgürlüklerin güvencesi olmalıdır. Bu ülkeye yakışan, farklılıkları yasaklarla sınırlandırmak değil; hukuk, karşılıklı saygı ve özgürlükler temelinde birlikte yaşamayı güçlendirmektir” dedi.

Bu haber toplam 239 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.