Cumhuriyetin 103. Yılı Zürih’te Coşkuyla Kutlandı

Cumhuriyetin 103. Yılı Zürih’te Coşkuyla Kutlandı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla Zürih’te düzenlenen resepsiyonda birlik, beraberlik ve Türkiye-İsviçre dostluğu mesajları verildi.

ZÜRİH – Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü, Türkiye Cumhuriyeti Zürih Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen geniş katılımlı resepsiyonla kutlandı.

Türkiye Cumhuriyeti Zürih Başkonsolosu Büyükelçi Fazlı Çorman ve eşi Gülhan Çorman’ın ev sahipliğindeki resepsiyon, 31 Ekim 2026 Cumartesi akşamı Careum Auditorium’da gerçekleştirildi.

Programa Zürih Kantonu Hükümet Üyesi ve Güvenlik Direktörü Mario Fehr, İsviçre Türk Toplumu Genel Başkanı Suat Şahin, konsolosluk erkânı, diplomatik misyon temsilcileri, Türk sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, iş insanları, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.

Çorman: “Cumhuriyet, milletimizin bağımsızlık iradesidir”

Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan Başkonsolos Büyükelçi Fazlı Çorman, 29 Ekim 1923’ün Türk milletinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi.

Cumhuriyetin ilanının yalnızca yönetim biçimindeki bir değişiklik olmadığını vurgulayan Çorman, Cumhuriyetin Türk milletinin bağımsızlık iradesini, geleceğini kendi elleriyle şekillendirme kararlılığını ve çağdaş bir toplum oluşturma hedefini temsil ettiğini belirtti.

Millî Mücadele’nin ardından kurulan Cumhuriyetin, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi üzerine yükseldiğine işaret eden Çorman, eğitimden hukuka, bilimden ekonomiye, kadınların toplumsal hayata katılımından kültür ve sanata kadar birçok alanda köklü dönüşümlerin önünün açıldığını ifade etti.

Çorman, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarını, şehitleri ve gazileri saygı, rahmet ve minnetle andı.

Mario Fehr’e özel teşekkür

Büyükelçi Fazlı Çorman, resepsiyona katılarak Türk toplumuna seslenen Zürih Kantonu Hükümet Üyesi ve Güvenlik Direktörü Mario Fehr’e teşekkür etti.

Fehr’in daha önce gerçekleştirdikleri bir görüşmede İsviçre’de yaşayan Türk toplumuyla doğrudan iletişim kurmak istediğini belirten Çorman, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunun bunun için son derece anlamlı bir buluşma olduğunu söyledi.

Çorman, Türk toplumu ile İsviçre makamları arasında doğrudan, açık ve güvene dayalı iletişimin, karşılıklı beklentilerin daha iyi anlaşılmasına ve ortak çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

“Türk toplumu İsviçre’nin ayrılmaz bir parçası oldu”

İsviçre’de yaşayan Türk toplumunun, ilk kuşakların büyük emek ve fedakârlıkları üzerine önemli başarı hikâyeleri yazdığını dile getiren Çorman, bugün Türk kökenli kişilerin üniversitelerde, araştırma merkezlerinde, hastanelerde, finans kuruluşlarında, teknoloji şirketlerinde, belediyelerde ve siyasetin farklı kademelerinde görev yaptığını söyledi.

Türk girişimcilerin yeni şirketler kurduğunu, akademisyenlerin bilime katkı sağladığını ve gençlerin uluslararası kuruluşlarda önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Çorman, bu gelişmelerin Türk toplumunun İsviçre’nin sosyal ve ekonomik yaşamının kalıcı ve önemli bir parçası hâline geldiğini gösterdiğini ifade etti.

Prof. Dr. Mutlu Özcan’a tebrik

Çorman, konuşmasında Zürih Üniversitesi Diş Hekimliği Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mutlu Özcan’a da özel yer ayırdı.

Özcan’ın diş hekimliği alanında uluslararası düzeyde tanınan bilimsel çalışmalarının 2025 yılında Türkiye Bilimler Akademisi Uluslararası Akademi Ödülü’ne layık görüldüğünü hatırlatan Çorman, başarılı akademisyeni tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Çorman, Prof. Dr. Mutlu Özcan’ın ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldığını da belirtti.

Başkonsolosluk yeni iş birliklerini destekleyecek

Başarılı bir konsolosluk hizmetinin yalnızca pasaport, vatandaşlık ve nüfus işlemlerini doğru ve zamanında gerçekleştirmekten ibaret olmadığını dile getiren Çorman, Türk toplumunun mesleki ve toplumsal imkânlarını geliştirmeyi de görevlerinin önemli bir parçası olarak gördüklerini söyledi.

Çorman, Türk kökenli siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli temas hâlinde olduklarını belirterek İsviçre’deki kamu kurumları, üniversiteler, teknoloji şirketleri, sağlık ve finans sektörlerinin temsilcileriyle ilişkileri geliştirdiklerini kaydetti.

Bu temasların yeni iş birliklerine, mesleki bağlantılara ve Türk toplumuna yönelik somut fırsatlara dönüşmesini hedeflediklerini ifade eden Çorman, Başkonsolosluğun bu yöndeki çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.

Yapay zekâ ve teknolojiye vurgu

Yapay zekâ ve ileri teknolojilerdeki gelişmelerin gelecek yıllarda iş hayatını ve birçok mesleği önemli ölçüde değiştireceğine dikkat çeken Çorman, İsviçre’nin üniversiteleri, araştırma merkezleri ve teknoloji altyapısıyla bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Türk kökenli gençlerin, akademisyenlerin ve girişimcilerin bu alanlarda daha görünür olmasını istediklerini belirten Çorman, kısa süre önce Zürih Yapay Zekâ Haftası kapsamında Başkonsoloslukta İsviçre’den ve farklı ülkelerden sektör temsilcilerinin katıldığı bir program düzenlendiğini hatırlattı.

Eğitimde fırsat eşitliği mesajı

Türk kökenli çocukların ve gençlerin İsviçre’deki eğitim imkânlarından yetenekleri ve başarıları doğrultusunda eşit şartlarda yararlanmasının önemine değinen Çorman, bu konuda İsviçre makamları, eğitim kurumları, aileler ve toplum temsilcileriyle temasların artırılacağını söyledi.

Her eğitim başarısının yalnızca öğrenciler ve aileleri için değil, İsviçre’deki Türk toplumunun ve İsviçre’nin geleceği açısından da önemli bir kazanım olduğunu belirten Çorman, entegrasyonun kişinin kendi kimliğinden ve kültüründen uzaklaşması anlamına gelmediğini vurguladı.

Çorman, ana dilini ve kültürel mirasını koruyan, aynı zamanda yaşadığı ülkenin dilini, kurumlarını ve toplumsal yaşamını iyi tanıyan bireylerin daha güçlü olacağını ifade etti.

“Birlikte neler başarabileceğimize odaklanmalıyız”

Türkiye ile İsviçre arasındaki bağların aile ilişkileri, eğitim, ticaret, turizm, bilimsel araştırmalar ve kültürel etkileşim sayesinde her geçen yıl güçlendiğini söyleyen Çorman, ekonomik ve teknolojik alanlarda da önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu kaydetti.

Türkiye’nin üretim gücü ve girişimcilik dinamizmi ile İsviçre’nin araştırma, yenilik ve finans alanlarındaki tecrübesinin birbirini tamamladığını belirten Çorman, iki ülke ilişkilerinin geleceğinin yalnızca birbirlerine sunabilecekleri imkânlarla değil, birlikte gerçekleştirebilecekleri çalışmalarla şekilleneceğini söyledi.

Fehr: “Türk toplumu Zürih’in önemli bir parçasıdır”

Zürih Kantonu Hükümet Üyesi ve Güvenlik Direktörü Mario Fehr de konuşmasında Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Türkiye’yi ve Türk toplumunu kutladı.

Millî bayramların insanların bir araya gelmesine, kaynaşmasına ve ortak değerler üzerinde düşünmesine imkân sağladığını belirten Fehr, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yıl dönümünde Türk toplumuyla birlikte olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Zürih Kantonu Hükümetinin ve Zürih halkının iyi dileklerini ileten Fehr, daveti dolayısıyla Başkonsolos Büyükelçi Fazlı Çorman’a teşekkür etti.

Türkiye ile İsviçre ve Türkiye ile Zürih Kantonu arasındaki ilişkilerin çok yönlü ve köklü olduğunu belirten Fehr, Türkiye’yi birçok kez ziyaret ettiğini ve kendisine gösterilen misafirperverliği unutmadığını ifade etti.

Zürih Kantonu’nda yaklaşık 14 bin Türk vatandaşı yaşıyor

Mario Fehr, Zürih Kantonu’nda yaklaşık 14 bin, İsviçre genelinde ise 72 binden fazla Türk vatandaşının yaşadığını söyledi.

İsviçre vatandaşlığına geçen Türk kökenli kişilerin de bu sayılara eklenmesi gerektiğini belirten Fehr, Türk toplumunun İsviçre’deki toplumsal yaşamın önemli bir parçasını oluşturduğunu vurguladı.

Türk kökenli İsviçrelilerin ekonomi, spor, kültür ve siyaset alanlarında aktif olarak yer aldığını söyleyen Fehr, entegrasyon sürecinde çeşitli güçlükler yaşansa da çalışkanlık, açıklık ve karşılıklı iletişim sayesinde önemli başarılar elde edildiğini ifade etti.

2023 depremleri için 800 bin frank destek

Fehr, İsviçre ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihî boyutuna da değinerek diplomatik ilişkilerin 19. yüzyılın sonlarına uzandığını, iki ülkenin 1925 yılında Dostluk Antlaşması imzaladığını hatırlattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1926 yılında İsviçre Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu’nu örnek aldığını belirten Fehr, bu gelişmenin iki ülke arasındaki hukuk bağlarının en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Mario Fehr, Şubat 2023’te Türkiye’de meydana gelen depremlerin ardından Zürih Kantonu Hükümetinin depremzedeler için 800 bin frank acil yardım sağladığını da hatırlattı.

İki ülke arasında 10 milyar frankı aşan ticaret

Fehr, Türkiye ile İsviçre arasındaki ticaret hacminin 10 milyar İsviçre frangını aştığını belirtti.

İsviçre’nin Türkiye’deki yatırımlarının 2023 yılında 4 milyar franga ulaştığını ve bu yatırımların yaklaşık 21 bin kişiye istihdam sağladığını söyleyen Fehr, İsviçre’nin 2024 yılında Türkiye’deki en büyük uluslararası yatırımcılar arasında altıncı sırada yer aldığını ifade etti.

Türkiye’de 5 bin 500’den fazla İsviçre vatandaşının sürekli yaşadığını kaydeden Fehr, her yıl 400 binden fazla İsviçreli turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini söyledi.

Futbol üzerinden Türkiye-İsviçre dostluğu

Zürih Kantonu Hükümetinde spordan da sorumlu olan Mario Fehr, konuşmasının bir bölümünü iki ülke arasındaki futbol bağlarına ayırdı.

İsviçre Millî Takımı Teknik Direktörü Murat Yakın’ın geçmişte Fenerbahçe’de, kardeşi Hakan Yakın’ın ise Galatasaray’da forma giydiğini hatırlatan Fehr, İsviçre Millî Takımı’nda 62 maçta 34 gol atan ve Galatasaray formasıyla Türkiye şampiyonluğu yaşayan Kubilay Türkyılmaz’ın başarılarına değindi.

Fehr ayrıca FC Zürich, Beşiktaş, Başakşehir ve Adana Demirspor formaları giyen eski İsviçre Millî Takımı Kaptanı Gökhan İnler’i de hatırlattı.

Türkiye ile İsviçre arasındaki bağların spor, siyaset, ekonomi ve günlük yaşamın birçok alanında görüldüğünü belirten Fehr, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin gelecekte de sürmesini temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajı gösterildi

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yurt dışında yaşayan vatandaşlara gönderdiği video mesaj davetlilere izletildi.

Programda Türk mutfağından seçkin lezzetler de ikram edildi. Yiyecekler, İsviçre Türk Aşçılar Derneği üyeleri Valentin’s Restaurant, Harman Restaurant ve Yılmaz Catering’in yanı sıra Türkiye’den gelen İstanbul Turizm Aşçıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kocabey ve Başkan Yardımcısı Yusuf Kılıç ile İsviçre’de görev yapan şefler Can Algün ve Sibel Yılmaz tarafından hazırlandı.

Destek veren kuruluşlara teşekkür

Büyükelçi Fazlı Çorman, resepsiyona katkı sağlayan Coral Travel, Ideogen, Çalık Enerji ve İVATI’ye teşekkür etti.

Türk Hava Yolları, ASKON, Netto Market, Gurbet Market, Aymez Market, Optimal Food Market, Gimex Market, Tatko, Uludağ ile Citrus Trading & Consulting AG’ye de desteklerinden dolayı teşekkür edildi.

Gecenin fotoğraflarını Yılmaz Altıntaş çekerken öğrenciler Alara Hekimoğlu ve Ceyda Akbuğday, müzikleriyle programa renk kattı.

Resepsiyon, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümünün Türkiye’ye, Türk milletine ve bütün dost ülkelere barış ve refah getirmesi temennileriyle sona erdi.

whatsapp-image-2026-11-01-at-01-39-02.jpeg

whatsapp-image-2026-11-01-at-00-29-09.jpeg

whatsapp-image-2026-11-01-at-00-29-31.jpeg

whatsapp-image-2026-11-01-at-01-40-06.jpeg

whatsapp-image-2026-11-01-at-00-30-36-1.jpeg

whatsapp-image-2026-11-01-at-00-28-52.jpeg

Bu haber toplam 818 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.