• BIST 95.852
  • Altın 190,917
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • Zürih 10 °C
  • Antalya 29 °C
  • İstanbul 23 °C

Her sakallı Müslüman her Müslüman terörist

Cemil Baysal

Her sakallı Müslüman, her Müslüman terörist algısı yapılıyor

Günümüzde artık her sakallı Müslüman ve her Müslüman terörist algısı yapılmakta. Olaylarla beraber tüm Müslümanlar akabinde göçmenler hedef alınıyor. Aşırı sağcılık tırmanıyor. Medya üzerinden yapılan bilinçli algı ile ana okuluna giden bir çocuğun kafasının en derin köşesine bile bu yerleştiriliyor. Kısa adı IŞİD-Irak Şam İslam Devleti. Yaptıkları her vahşi eylemde tekbir getirerek kesilen kafalardan sonra anında dünyanın tüm ülke medyasında ve halkın dilinde birinci gündem ''İslamische Staat'' diye başlayan haberler ve konuşmalar. Durum İsviçre'de de pek farklı değil. Bu vahşi acımasız katliam haberlerinden sonra komşunuz, iş arkadaşınız, okul arkadaşımız doğal olarak ilk olarak bizim konuyla ilgili fikrimizi soruyor. İslam ve Terörü yaptıkları her insanlık dışı katliamda terör eyleminde yanyana telafüz ettirmeyi yazdırmayı konuşturmayı başaran bu üst akıl, sıradan insanların göremediği ince hesaplar peşinde. Ne yazık ki dünyanın söz sahibi olmuş ülkeleri artık orta ve uzun vadeli hesaplarını terör örgütlerini kullanarak ulaşmaya çalışıyor. Sömürdükleri bazı ülkelerdeki rafineleri yer altı madenlerini yerli halka yedirmemek için çok ince hesaplar yapılıyor. Silah satıp canavarlaştırdıkları örgütleri bitirmek için aynı ülke ve bölgelere operasyonlar düzenlemekle kalmıyorlar, savaş tazminatı bahanesiyle ülkenin Petrol ve diğer uranyum gibi yer altı madenlerine el koyuyorlar.

Olayın gerçekten arka yüzü böyle mi?
Fransa'daki terör saldırısını, Ankara, Suruç ve dünyanın bir çok yerindeki terör olaylarını kınadığımız gibi kınıyor, nereden ve kimden gelirse gelsin terörü lanetliyoruz. Böyle günlerde Victor Hugo'nun, Batı dünyasının Doğu dünyasına bakışını, insana bakışını en iyi anlatan yaklaşık bir asır önce söylediği şu sözleri akla geliyor: "Paris'te bir adam öldürülürse, bu bir cinayettir; doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu bir hadisedir'' Sorulması gereken ve cevaplanması gereken o kadar soru var ki. Terör sorunu niçin İslam dünyasında yaşanıyor, niçin Batı'nın başkentleri hedef alınıyor, niçin yıllardır sayısız Afrika ülkesini sömüren Fransa hedefte? İçinde yaşamakta olduğumuz çağı iyi okuyup araştırıp anlayabilirsek, dünyanın belli merkezlerinden çıkışlı haber ajanslarının kendilerinin kurgulayıp gazetelerin birinci sayfalarına servis edilen kriptolu haberleri, bize sunulduğu gibi değil, doğruları araştırarak ekranların arkasında olup biteni anlayıp okuyabilmemiz kolaylaşır.

Yaklaşık çeyrek asırdır bambaşka bir dünyada yaşıyoruz ve bu düzen pek kolay değişmeyeceğe benziyor. Düzensizlikler üzerinden düzen kurmaya, sınırları ve haritaları yeniden belirlemeye çalışılıyor. Aslında bu bir nevi bildiğimiz dünyanın sonu.
Bazı dünya liderlerinin dediği gibi evet bir savaş var.  Topla tüfekle savaş yapılmıyor. Ülkelerin kukla olarak sahaya sürdüğü vekaleten savaşan örgütleri var sahalarda. Eş güdümlü olarak yazının başındaki medyalar üzerinden algı operasyonu yapılıyor. Ne hikmetse olay bitmeden olay yerinde hazır bulunan kameralar olayın görüntülerini çekiyor ve dünya ajanslarına servis ediliyor. En önemli güç silah medya üzerinden algı operasyonu yapılarak kitlelerin beyinleri yıkanıyor. Zihinler körleşiyor. Terör örgütlerine önce ateşi yaktırıp ülkeleri karıştırıp sonra ateşi söndürmek için gitmeleri kolaylaşıyor ve yaptıkları tüm operasyonlar meşrulaşıyor. Medya kontrolünün büyük çoğunluğu elinde bulunan bu güç, halkı sadece bu ateşi yakanlar üzerine odaklıyor. Kitleleri aptallaştırıyor uyutuyor. Hangisi diğerinden daha acımasız terör örgütlerini tek tek irdelemeye gerek yok. Ama bilinen bir gerçek var ki, artık dünya eskisi gibi değil ve olmayacak. Kimse kendini artık huzurda hissetmiyor. Gelecek nesillerin işi Avrupa'da çok daha zor. Sadece dil bilmek iyi bir meslek sahibi olmak yetmeyecek.  Şimdiden en yakın komşumuza, iş arkadaşımıza, okul arkadaşımıza iyi gerçek bir Müslüman'ın olması gerektiği gibi örnek olup, önce kendimiz olup biteni doğru bilgilenip daha sonra doğruları bilgilendirmeliyiz. Son dönemlerde yaşananlarla ilgili bağlantı kurup Kur-An-ı Kerim'in Almanca mealini okumuş ve anlamaya çalışan bir İsviçre'li komşumuz, iş veya okul arkadaşımızın ayetlerden sorularla İslam ve olaylarla ilintili sorularından sonra bir Müslüman olarak ''ben o bahsettiğin ayetleri okumadım bilmiyorum'' dediğiniz an işimiz çok zor olacaktır. Teknoloji ve bilgi çağında, yabancı komşumuzdan iş arkadaşımızdan önce kendimiz önce bilgilenmemiz artık kaçınılmaz oldu.
Özveriyle çocuklar ve gençleri yetiştiren dün ve bugün olduğu gibi yarın da hepimizin geleceğinin inşasında mimarlar olacak, büyük emek, özveri, sabır ve hoşgörü isteyen, bedeli hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek kadar değerli, saygın bu mesleğin sahiplerininin öğretmenler gününü kutluyorum.

Bu yazı toplam 3533 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim