Yaz saati uygulamasının gerekçesi artık geçerliliğini yitirdi
Pazar günü saatler yeniden ileri alınırken, yaz saati uygulamasının enerji tasarrufu sağladığı yönündeki gerekçenin artık geçerliliğini yitirdiği belirtiliyor.
Pazar günü saatler yeniden ileri alınırken, yaz saati uygulamasının enerji tasarrufu sağladığı yönündeki gerekçenin artık geçerliliğini yitirdiği belirtiliyor.
Pazar günü saatler bir kez daha bir saat ileri alınacak. Toplumda giderek artan memnuniyetsizliğe rağmen sürdürülen yaz saati uygulamasının kaldırılmasına yönelik tartışmalarda ise hâlâ bir uzlaşma sağlanabilmiş değil. Uygulamanın ortaya çıkış nedeni artık geçerliliğini yitirirken, tarım ve sağlık alanlarından gelen eleştiriler sürüyor.
Pazar günü saat 02.00’den 03.00’e alınacak saat değişikliği, yaklaşık 46 yıldır devam eden bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Özellikle son yıllarda yoğun eleştirilere maruz kalan bu sistemin geçmişi ise çok daha eskiye dayanıyor. Yaz saati fikri ilk kez 1916 yılında denenmiş, ancak yalnızca bir yıl uygulanmıştı. İkinci deneme ise İkinci Dünya Savaşı sırasında yapıldı. 1940 yılında savaş sanayisinde enerji tasarrufu sağlamak amacıyla yeniden yürürlüğe giren uygulama, 1948 yılında sona erdi.
Avusturya’da yaz saati uygulamasının bugünkü hali ise 1979 yılında alınan kararla başladı. Bu dönemde de temel gerekçe petrol krizi nedeniyle enerji tasarrufu sağlamaktı. Avrupa genelinde ise Avusturya bu uygulamaya geç katılan ülkeler arasında yer aldı. Fransa 1973 yılında yaz saatine geçerken, Almanya ve İsviçre 1980 yılında uygulamayı başlatmayı planladı. Avusturya da komşu ülkelerle idari ve ulaşım sorunları yaşamamak adına bu sürece dahil oldu.
Enerji tasarrufu artık geçerli bir gerekçe değil
Enerji uzmanlarına göre yaz saati uygulamasının temel dayanağı olan enerji tasarrufu artık geçerliliğini yitirmiş durumda. Enerji Enstitüsü’nden Wolfgang Seidel, yaz ya da kış saati fark etmeksizin toplam enerji ihtiyacının değişmediğini belirtiyor. Günümüzde yaşanan enerji krizine rağmen saat değişikliğinin enerji tüketimi üzerinde belirgin bir etkisi bulunmuyor.
Vorarlberg bölgesinde enerji fiyatlarının sabit tarifelerle güvence altına alındığını belirten Seidel, yeni tarifelerle birlikte yaz aylarında fiyatların düşmesinin beklendiğini ifade ediyor. Enerji tüketiminin saat uygulamasından bağımsız olması nedeniyle maliyetler üzerinde de bir fark oluşmadığı vurgulanıyor. Tasarrufun ise ancak ulaşımda yakıt tüketimini azaltarak mümkün olduğu, bunun da yaz-kış fark etmeksizin geçerli olduğu belirtiliyor.
İnsan sağlığı ve tarım üzerinde olumsuz etkiler
Saat değişikliği yalnızca enerji değil, sağlık ve tarım alanlarında da tartışma yaratıyor. Uzmanlara göre saatlerin ileri alınmasının ardından geçen günlerde trafik kazaları, felç vakaları ve intihar girişimlerinde artış gözlemlenebiliyor. Bunun temel nedeni ise biyolojik saatin bozulması olarak açıklanıyor. Özellikle hassas grupların bu durumdan daha fazla etkilendiği ifade ediliyor.
Tarım sektöründe de benzer sorunlar yaşanıyor. Çiftçiler, hayvanların biyolojik ritimlerinin saat değişikliğine uyum sağlamadığını belirtiyor. Tarım Odası Başkanı Josef Moosbrugger, ineklerin saatlere göre değil doğal döngülere göre süt verdiğini vurgulayarak, üretim süreçlerinin yeniden dengelenmesinin haftalar sürdüğünü ifade ediyor.
Toplumun büyük bölümü uygulamaya karşı
Kamuoyu araştırmaları da yaz saati uygulamasına yönelik tepkinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan bir ankete göre katılımcıların yaklaşık yüzde 75’i uygulamanın kaldırılmasını destekliyor. Avrupa genelinde yapılan bir başka araştırmada ise bu oran yüzde 84’e kadar çıkıyor. Ancak Avrupa Birliği ülkeleri arasında ortak bir karar alınması henüz mümkün olabilmiş değil.
Avrupa Birliği şu anda uygulamanın ekonomik ve sağlık üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir çalışma yürütüyor. Araştırmanın sonuçlarının yıl ortasından önce açıklanması beklenmiyor. Daha önce 2019 yılında gündeme gelen “ülkelerin kendi saat sistemini belirlemesi” önerisi ise, sınır aşan ulaşım ve koordinasyon sorunları nedeniyle hayata geçirilememişti.
Bu haber toplam 193 defa okunmuştur






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.