Trump İsviçre’yi Hedef Aldı, Arena Karıştı

Trump İsviçre’yi Hedef Aldı, Arena Karıştı

SRF Arena’da kavga çıktı: “Boyun mu eğeceğiz, kural mı savunacağız?”

ZÜRİH – ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Davos’ta İsviçre’ye yönelik sözleri, İsviçre siyasetinde sert bir tartışmayı beraberinde getirdi. SRF’de yayınlanan Arena programında, İsviçre’nin Trump’a karşı daha net ve kararlı bir duruş sergileyip sergilememesi masaya yatırıldı.

Tartışmaya Yeşiller’den Sibel Arslan, SVP’den Benjamin Fischer, SP’den Eric Nussbaumer ve FDP’den Damian Müller katıldı. Programın moderatörlüğünü ise Sandro Brotz üstlendi.

Davos sonrası kırılma noktası

Trump’ın Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda, İsviçre’ye uygulanan gümrük vergilerini artırdığını söylemesi ve bunu İsviçre Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter’a bağlaması, kamuoyunda “aşağılama” olarak yorumlandı. Tartışmaları daha da alevlendiren ise Ekonomi Bakanı Guy Parmelin’in Trump’a yönelik “Davos onsuz Davos olmaz” sözleri oldu.

Yeşiller Milletvekili Sibel Arslan, bu yaklaşımı açıkça eleştirerek, “Bu bir kniefall, yani diz çöküştür. İsviçre çıkarlarını savunurken eğilmemeli” dedi. Arslan’a göre gümrük anlaşmaları önemli olsa da “her bedel kabul edilemez”.

SVP: “Sonuç önemli, üslup değil”

SVP’li Benjamin Fischer ise farklı bir çizgi çizdi. Trump’ın sert dilinin abartıldığını savunan Fischer, “Bu bir kahvehane dili olabilir ama önemli olan sonuçtur” diyerek yüzde 15’lik gümrük anlaşmasını öncelik olarak gördüklerini söyledi. Fischer’e göre İsviçre, “fazla hassas davranmamalı” ve çıkarına bakmalı.

Bu yaklaşım, stüdyoda sert tepki çekti. SP’li Eric Nussbaumer, “Saygı ve onur bir lüks değildir. ‘Böyle gelmiş böyle gider’ anlayışı demokrasiye zarar verir” diyerek SVP’yi Trump karşısında “küsme ve boyun eğme” stratejisi izlemekle suçladı.

FDP’den denge mesajı

FDP’li Damian Müller ise tartışmaya metaforla girdi:
“Trump bir fırtına olabilir, onu durduramayız. Ama evimizi, ülkemizi korumak zorundayız.”

Müller, Trump’ın Grönland çıkışları ve küresel güç politikalarının görmezden gelinemeyeceğini vurgulayarak, kuralsızlığın normalleşmesinin Avrupa için tehlikeli sonuçlar doğuracağını söyledi.

Kural mı güç mü?

Programın ana ekseni, İsviçre’nin dış politikasında “kural temelli düzen” mi yoksa “güç gerçekliği” mi esas alınmalı sorusu etrafında şekillendi. Fischer, dünya düzeninin zaten uzun süredir kurallarla işlemediğini savunurken, Nussbaumer buna sert yanıt verdi:
“Eğer kural temelli dünya yok diyorsanız, size bir tarih kitabı hediye edebilirim.”

Post Gazetesi yorumu

Arena’daki tartışma, İsviçre siyasetinde Trump üzerinden yaşanan daha büyük bir ayrışmayı ortaya koydu. Bir tarafta “çıkar odaklı sessizlik”, diğer tarafta “onur ve kural savunusu” var. Tartışma bitmiş değil; ancak görünen o ki Trump, sadece küresel dengeleri değil, İsviçre’nin kendi siyasi reflekslerini de test etmeye devam ediyor.

Bu haber toplam 959 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.