Spahn krizi sonrası gözler İsviçre’ye çevrildi: Taşıyıcı annelik yasaları ne diyor?

Spahn krizi sonrası gözler İsviçre’ye çevrildi: Taşıyıcı annelik yasaları ne diyor?

Almanya’da Jens Spahn’ın taşıyıcı anne yoluyla baba olduğunun ortaya çıkmasının ardından yaşanan siyasi kriz, İsviçre’deki yasal düzenlemeleri yeniden gündeme taşıdı.

İsviçre’de taşıyıcı annelik yasak olsa da, yurt dışında bu yönteme başvuran ailelerin sayısı artıyor.

BERN – Blick gazetesinin haberine göre, Almanya’da CDU’lu siyasetçi Jens Spahn’ın ABD’de taşıyıcı anne aracılığıyla çocuk sahibi olmasının ardından başlayan tartışmalar, İsviçre’deki taşıyıcı annelik uygulamalarını da yeniden gündeme getirdi.

Parti içinden gelen yoğun eleştirilerin ardından CDU Meclis Grubu Başkanlığı görevinden istifa eden Spahn’ın durumu, Avrupa’da taşıyıcı annelik konusundaki etik ve hukuki tartışmaları alevlendirdi.

İsviçre’de taşıyıcı annelik yasak

İsviçre Federal Anayasası, taşıyıcı anneliği açık şekilde yasaklıyor. Ancak aile hukuku uzmanı avukat Karin Hochl’a göre, İsviçre’de yasak olan bu uygulamaya yurt dışında başvurmak suç teşkil etmiyor.

Uzmanlar, özellikle çocuk sahibi olmakta zorluk yaşayan çiftlerin son çare olarak ABD, Ukrayna ve Gürcistan gibi ülkelere yöneldiğini belirtiyor. Ancak bu sürecin yüksek maliyetler, karmaşık hukuki prosedürler ve önemli organizasyonel sorunlar içerdiği vurgulanıyor.

ABD neden tercih ediliyor?

Uzmanlara göre ABD, taşıyıcı annelik konusunda en fazla hukuki güvence sunan ülkeler arasında yer alıyor. Taşıyıcı anneler ve ebeveyn adayları çoğu zaman psikolojik destek alırken, süreç mahkeme kararıyla yürütülüyor.

Mahkemeler, çocuğun yasal ebeveynlerinin kim olduğunu belirleyen resmi kararlar veriyor ve taşıyıcı annenin ebeveynlik haklarından vazgeçtiğini kayıt altına alıyor.

İsviçre’de çocukların tanınması karmaşık olabiliyor

İsviçre makamları, ABD’de alınan mahkeme kararlarını büyük ölçüde tanısa da süreç otomatik işlemiyor. Federal Mahkeme’nin mevcut uygulamasına göre, çocuğun biyolojik ebeveyni yasal ebeveyn olarak kabul edilirken, diğer ebeveynin üvey evlat edinme sürecini tamamlaması gerekiyor.

Almanya ise bu konuda daha esnek bir yaklaşım izliyor ve her iki ebeveyni de doğrudan tanıyabiliyor.

Ukrayna ve Gürcistan’da süreç daha karmaşık

Blick’e konuşan uzmanlar, Ukrayna ve Gürcistan gibi ülkelerdeki taşıyıcı annelik programlarının daha ucuz olmasına rağmen hukuki açıdan daha fazla sorun doğurabildiğini belirtiyor.

Bu ülkelerde çoğu zaman yalnızca doğum belgesi düzenlenirken, İsviçre makamları geçerli bir mahkeme kararı bulunmadığında taşıyıcı anneyi çocuğun yasal annesi olarak kabul ediyor. Bu durum, ebeveynlik haklarının tanınmasını zorlaştırabiliyor.

Maliyetler 160 bin dolara kadar çıkabiliyor

Uzmanların verdiği bilgilere göre, yurt dışında taşıyıcı annelik programlarının maliyeti ülkeye ve sunulan hizmetlere bağlı olarak 32 bin ila 160 bin dolar arasında değişebiliyor.

Araştırmacılar, doğurganlık sorunlarının artmasıyla birlikte İsviçreli çiftlerin yurt dışındaki taşıyıcı annelik programlarına ilgisinin son yıllarda belirgin şekilde arttığına dikkat çekiyor.

Bu haber toplam 995 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.