İsviçre’de yeni nesil çok dilli: “Evde sadece Almanca konuşan neredeyse yok”

İsviçre’de yeni nesil çok dilli: “Evde sadece Almanca konuşan neredeyse yok”

Beş dil konuşan gençler artık istisna değil – eğitimde avantaj mı, yoksa yeni bir zorluk mu?

ZÜRİH – İsviçre’de gençler arasında çok dillilik artık istisna değil, adeta yeni normal haline geldi. Tages-Anzeiger’in geniş analizine göre, 19 yaş altındaki gençlerin yaklaşık üçte biri çok dilli bir ortamda büyüyor.

Bu yeni tablo, hem eğitim sistemini hem de toplumsal yapıyı yeniden şekillendiriyor.

Beş dil konuşan bir genç: Lylou’nun hikâyesi

Zürih’te yaşayan 17 yaşındaki Lylou Zanetti, bu değişimin en dikkat çekici örneklerinden biri. Almanca, İtalyanca, Çince, Fransızca ve İngilizce konuşabilen genç öğrenci, şimdi de Portekizce öğrenmeye hazırlanıyor.

Çinli bir anne ve Ticino’lu bir babanın çocuğu olan Lylou, evde birden fazla dil konuşarak büyüdü. Günlük yaşamda ağırlıklı olarak İsviçre Almancası kullanılsa da, annesiyle Çince, babasıyla ise İtalyanca konuşuyor.

Lylou, dil öğrenmenin kendisi için hiçbir zaman zor olmadığını vurgulayarak şunları söylüyor:
“Yabancı diller beni hiç korkutmadı. Hatta küçükken farklı dillerde diziler izleyerek kendimi eğlendirirdim.”

Okullarda büyük değişim

Habere göre, günümüzde birçok okulda tek dilli öğrenciler neredeyse yok denecek kadar az. Öğrenciler farklı dil ve kültürlerden geliyor.

Zürih Kantonsschule Nord’da öğretmenlik yapan Yann Lenggenhager, sınıflardaki çeşitliliği şöyle anlatıyor:
“Karşınızda muazzam bir kültürel ve dilsel zenginlik var.”

Artık derslerde sadece Almanca değil, farklı dillerin karşılaştırmalı kullanımı da giderek daha fazla yer buluyor.

Rakamlarla çok dillilik

Tages-Anzeiger’in Federal İstatistik Ofisi verilerine dayandırdığı habere göre:

* Gençlerin yaklaşık %33’ü çok dilli ortamda büyüyor
* Yaklaşık %25’i iki dil ile yetişiyor
* %12’si üç veya daha fazla dile maruz kalıyor

Bu oranlar, son yıllarda hızlı bir artış olduğunu gösteriyor.

Avantaj mı, dezavantaj mı?

Uzmanlara göre çok dillilik büyük bir avantaj olabilir. Özellikle:

* Yeni dilleri öğrenme kolaylığı
* Kültürel adaptasyon becerisi
* İş hayatında rekabet avantajı

gibi katkılar sağlıyor.

Örneğin 18 yaşındaki Iker Zerdilas Herrera, evde Yunanca, İspanyolca ve İngilizce konuşuyor. Zürih’e taşındıktan sonra Almanca öğrenen genç, bugün bu dilde eğitim görüyor ve dil becerilerinin kariyerinde önemli rol oynayacağını düşünüyor.

Ancak her şey bu kadar kolay değil

Uzmanlar, çok dilliliğin bazı durumlarda zorluklara da yol açabileceğine dikkat çekiyor:

* Özellikle ergenlik döneminde yeni dil öğrenmek zor olabiliyor
* Dil, sosyal dışlanma nedeni haline gelebiliyor
* Standart Almanca ile İsviçre Almancası arasındaki fark ek zorluk yaratıyor

Zug Öğretmen Yetiştirme Üniversitesi’nden Alexandra Schiesser’e göre sorun çok dillilik değil, dil kaynaklarının eşitsiz dağılımı.

Dil artık sadece iletişim değil, kimlik meselesi

Haberde ayrıca dilin sınıflarda sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda sosyal ve politik bir unsur haline geldiği vurgulanıyor.

Bazı öğrencilerin aileleri tarafından kendi dillerini geri planda tutmaları yönünde baskı gördüğü, bunun da kimlik sorunlarına yol açabildiği belirtiliyor.

Yeni nesil çok dilli, sistem uyum arıyor

İsviçre’de çok dillilik artık bir istisna değil, yaygın bir gerçeklik. Ancak eğitim sistemi ve toplum, bu yeni yapıya tam olarak uyum sağlamaya çalışıyor.

Uzmanlara göre önemli olan, gençlerin eğitim dilinde yeterli destek alması ve sahip oldukları dil zenginliğinin avantaja dönüştürülmesi.

Bu süreçte hem öğretmenlere hem de ailelere büyük sorumluluk düşüyor.

Bu haber toplam 813 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.