İsviçre’de Suç Oranı Artıyor, Halkın Güvenlik Duygusu Zayıflıyor

İsviçre’de Suç Oranı Artıyor, Halkın Güvenlik Duygusu Zayıflıyor

Üç üniversitenin ortaklaşa gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, İsviçre’de suç mağdurlarının sayısının arttığını ve toplumun kendisini özellikle geceleri kamusal alanlarda daha az güvende

ZÜRİH – İsviçre’de son yıllarda başta dolandırıcılık ve mülkiyet suçları olmak üzere birçok suç türünde artış yaşanırken, halkın güvenlik duygusu da giderek zayıflıyor.

NZZ’nin haberine göre, Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, St. Gallen Üniversitesi ve Zürih Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “Crime Survey 2025” araştırması kapsamında ülke genelinde 16 ile 80 yaş arasındaki 13 bin 499 kişiyle görüşüldü. Araştırma, hem polise bildirilen hem de kayıtlara geçmeyen suçları ve halkın güvenlik algısını inceledi.

Gece belirli bölgelerden uzak duruyorlar

Araştırmaya katılanların yaklaşık beşte biri, güvenlik endişesi nedeniyle akşamları belirli sokak, meydan ve kamusal alanlardan uzak durduğunu belirtti.

Özellikle tren istasyonları, alt geçitler ve yeterince aydınlatılmayan bölgeler halkın kendisini daha fazla güvensiz hissettiği yerler arasında gösterildi.

Akşam saat 20.00’den sonra tren istasyonlarından uzak duranların oranı son beş yıl içerisinde üçte birden fazla artarak yüzde 18’e ulaştı. Alt geçitleri geceleri kullanmaktan kaçınanların oranının ise daha yüksek olduğu belirtildi.

Kadınların güvenlik endişesi daha fazla

Güvenlik algısındaki düşüş özellikle kadınlar arasında daha belirgin şekilde hissediliyor. Kadınların neredeyse dörtte biri, hava karardıktan sonra kendi mahallesinde yalnız yürürken kendisini güvende hissetmediğini bildirdi.

Araştırmacılar, kadınların suç mağduru olma korkusunun erkeklere göre daha yüksek olduğunu belirtti. Karanlık sokaklar, tren istasyonları ve alt geçitler, kadınların daha sık kaçındığı bölgeler arasında yer aldı.

Genel olarak hava karardıktan sonra yaşadığı bölgede kendisini oldukça veya çok güvende hissedenlerin oranı 2022 yılında yüzde 87,6 iken, 2025’te yüzde 83,1’e geriledi.

Dolandırıcılık vakaları neredeyse ikiye katlandı

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri dolandırıcılık suçlarında görülen ciddi artış oldu.

Son bir yıl içerisinde dolandırıcılık veya dolandırıcılık girişimiyle karşılaştığını belirtenlerin oranı 2022’de yüzde 8,4 iken, 2025 araştırmasında yüzde 15,9’a yükseldi. Böylece İsviçre’de yaklaşık her altı kişiden biri bir yıl içerisinde dolandırıcıların hedefi oldu.

Dolandırıcılık olaylarının yüzde 75’inin internet veya sosyal medya üzerinden gerçekleştirildiği belirlendi. Sahte yatırım platformları, sahte banka ve polis aramaları, kimlik avı mesajları ile yakın bir kişinin yardıma ihtiyacı olduğu izlenimi veren yöntemler en sık kullanılan dolandırıcılık türleri arasında gösterildi.

Hırsızlık ve taciz olayları da arttı

Kişisel eşya hırsızlığına maruz kaldığını bildirenlerin oranı yüzde 3’ten yüzde 4,3’e çıktı. Araçlardan yapılan hırsızlıklarda ise oran yüzde 1,2’den yüzde 2,7’ye yükseldi.

Cinsel şiddet suçlarının oranında anlamlı bir artış tespit edilmezken, cinsel tacize maruz kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 4,3’ten yüzde 6,2’ye çıktı.

Araştırmacılar, suçları polise bildirme oranlarının önceki araştırmaya kıyasla büyük ölçüde aynı kaldığına dikkat çekti. Bu nedenle polis kayıtlarındaki yükselişin yalnızca daha fazla kişinin şikâyette bulunmasıyla açıklanamayacağı, gerçek suç artışının da etkili olduğu değerlendirildi.

Daha fazla polis görmek istiyorlar

Kamusal alanlarda polis varlığını yetersiz bulanların oranı da önemli ölçüde arttı. Bu oran 2022 yılında yüzde 28,9 iken, son araştırmada yüzde 37,9’a yükseldi.

Buna rağmen halkın polise duyduğu güvenin hâlâ yüksek olduğu belirtildi. Özellikle siber zorbalık mağdurlarının polisle yaşadığı deneyimlerde belirgin bir iyileşme görüldü.

2022 yılında siber zorbalık nedeniyle polise başvuranların yalnızca yüzde 21,1’i gördüğü muameleden memnun olduğunu belirtirken, bu oran 2025’te yüzde 63,6’ya yükseldi.

Kadınlar aile içi şiddetten daha fazla etkileniyor

Araştırma kapsamında hazırlanan ek raporda, son beş yıl içinde kadınların yüzde 5,4’ünün aile içi şiddetin en az bir türüne maruz kaldığı belirlendi. Erkeklerde bu oran yüzde 2,2 olarak ölçüldü.

Aile içi şiddet mağdurlarının toplam oranında önceki araştırmaya kıyasla istatistiksel olarak önemli bir değişiklik görülmedi. Ancak kadınların erkeklere göre çok daha fazla etkilendiği ve birçok olayın polise bildirilmediği vurgulandı.

“Gelişme ciddiye alınmalı ancak abartılmamalı”

Araştırmacılar, güvenlik duygusundaki gerilemeye ve suç oranlarındaki artışa rağmen İsviçre’nin halk tarafından hâlâ güvenli bir ülke olarak görüldüğüne dikkat çekti.

Araştırmanın eş yöneticisi ve St. Gallen Üniversitesi Öğretim Üyesi Nora Markwalder, gelişmelerin ciddiye alınması gerektiğini ancak durumun dramatikleştirilmemesi gerektiğini belirtti.

Araştırma sonuçları; dolandırıcılıkla mücadelede bilgilendirme çalışmalarının artırılması, kamusal alanlarda polis görünürlüğünün güçlendirilmesi ve kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için yeni tedbirler alınması gerektiğini ortaya koydu.

Bu haber toplam 1185 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.