İsviçre’de Eğitim Karnesi: Her 10 Gençten 9’u Diploma Alıyor
Federal İstatistik Ofisinin yeni verileri; çocukların okul başarısında ailelerin eğitim düzeyinin etkili olduğunu, meslek eğitimi ve liselerde mezuniyet oranlarının yüksek seyrettiğini gösterdi.
NEUCHÂTEL – İsviçre Federal İstatistik Ofisi (FSO), eğitim sistemindeki öğrenci ve öğretmenlerin uzun dönemli gelişimini inceleyen yeni analizlerini yayımladı.
Watson’ın FSO’nun “Eğitim Alanında Uzunlamasına Analizler” verilerinden derlediği sonuçlar; ilkokuldan mesleki eğitime, akademik liseden üniversiteye kadar öğrencilerin eğitim süreçlerini ve öğretmenlerin meslekte kalma oranlarını ortaya koydu.
Akademisyenlerin çocukları daha avantajlı
2018 yılında ilkokulun üçüncü sınıfına başlayan yaklaşık 75 bin 800 çocuğun yüzde 91,4’ü, takip eden altı yılı sınıf tekrarı yapmadan tamamladı. Öğrencilerin yaklaşık yüzde 6’sı ise en az bir sınıfı yeniden okumak zorunda kaldı.
Kız çocuklarında sınıf tekrarı yapmadan ilerleme oranı yüzde 92,4 olurken, erkek çocuklarında bu oran yüzde 90,4 olarak kaydedildi.
Veriler, ebeveynlerin eğitim düzeyinin çocukların okul başarısında önemli rol oynadığını gösterdi. Üniversite mezunu ebeveynlerin çocuklarının yüzde 94,9’u eğitimini sınıf tekrarı yapmadan sürdürdü. Ebeveynleri yalnızca zorunlu eğitimi tamamlayan çocuklarda ise bu oran yüzde 81,6’ya geriledi.
İsviçre’de doğan İsviçre vatandaşlarında oran yüzde 92,8 olarak ölçülürken, yurt dışında doğmuş yabancı uyruklu çocuklarda yüzde 85’te kaldı.
Dil bölgeleri arasında da farklılıklar görüldü. Sınıf tekrarı yapmadan ilerleme oranı İtalyanca konuşulan İsviçre’de yüzde 93,9, Almanca ve Romanşça konuşulan bölgelerde yüzde 92, Fransızca konuşulan İsviçre’de ise yüzde 89,3 oldu.
Akademik liselerde okul bırakma oranı düşük
Zorunlu eğitimin ardından 2018 yazında mesleki eğitime veya bir ortaöğretim kurumuna başlayan yaklaşık 76 bin gencin yüzde 92’si, altı yıl içerisinde diploma almaya hak kazandı.
Öğrencilerin büyük bölümünün başladıkları eğitim yoluna devam ettiği belirlendi. En sık yön değişikliği, uzmanlık ortaokullarından mesleki eğitime geçişte yaşandı. Bu okullarda eğitime başlayanların yüzde 10’dan fazlası daha sonra bir çıraklık programına geçti.
İki yıllık Federal Mesleki Eğitim Sertifikası programına başlayan öğrenciler ise daha fazla zorluk yaşadı. Bu gruptakilerin yaklaşık yüzde 13’ü altı yılın sonunda herhangi bir diploma alamadı ve eğitim sisteminde de yer almadı.
Akademik lise öğrencilerinde ise okulu tamamen bırakma oranının oldukça düşük olduğu görüldü.
Gençlerin yüzde 90,8’i 25 yaşına kadar diploma alıyor
İsviçre’de gençlerin yüzde 90,8’i, 25 yaşına kadar bir mesleki eğitim, akademik lise veya genel eğitim diploması alıyor. Bu oran yaklaşık 74 bin genç yetişkine karşılık geliyor.
Kadınların ortaöğretim düzeyinde diploma alma ihtimalinin erkeklerden daha yüksek olduğu belirlendi.
Kantonlar arasında önemli farklılıklar bulunuyor. Zug’da 25 yaşına kadar ortaöğretim diploması alanların oranı yüzde 95’i aşarken, Cenevre’de yaklaşık yüzde 86 seviyesinde kaldı. Vaud ve Fribourg kantonlarında da oran İsviçre ortalamasının altında gerçekleşti.
Kırsal bölgelerde yaşayan gençlerin diploma alma oranının şehirlerde yaşayanlardan daha yüksek olduğu görüldü.
Üniversite öğrencilerinin yüzde 77’si lisans diploması aldı
2017 yılında üniversite eğitimine başlayan ve daha önce İsviçre’de yaşayan öğrencilerin yüzde 77’si, 2025 yılına kadar bir üniversiteden lisans diploması aldı.
Öğrencilerin yüzde 8’i ise uygulamalı bilimler üniversitesine veya öğretmen yetiştiren bir yüksekokula geçerek eğitimini burada tamamladı.
Öğrencilerin yüzde 62’si başladığı üniversitede ve aynı eğitim alanında lisans diploması aldı. Beşeri ve sosyal bilimler öğrencileri, başladıkları alanda ve aynı üniversitede mezun olma oranı en yüksek grubu oluşturdu.
Fen ve doğa bilimlerinde bu oran yarının biraz üzerinde kaldı. Bu alanlardaki öğrencilerin önemli bir bölümünün ana dalını değiştirdiği veya üniversite eğitimini bıraktığı görüldü. Ekonomi öğrencilerinde ise bölüm değiştirmenin yaygın olduğu, ancak öğrencilerin çoğunlukla aynı üniversitede kaldığı belirlendi.
Öğretmenlerin yaklaşık yüzde 90’ı meslekte kalıyor
Araştırma, öğretmenlerin meslekte kalma durumunu da inceledi. 2019 yılında zorunlu eğitim kurumlarında görev yapan ve 55 yaşın altında bulunan 76 bin 765 öğretmenin yüzde 88,8’i, beş yıl sonra hâlâ öğretmenlik yapıyordu.
Öğretmenlerin yüzde 1,5’i ise okul müdürlüğü veya eğitim kurumlarında farklı bir göreve geçti.
Meslekte kalma oranı yaş ilerledikçe yükseldi. Beş yıl sonra öğretmenliğe devam edenlerin oranı 25 yaşın altındakilerde yüzde 85,5, 25-35 yaş grubunda yüzde 86,5, 35-45 yaş grubunda yüzde 89,7 ve 45-55 yaş grubunda yüzde 90,7 olarak belirlendi.
Düşük ders yükü meslekten ayrılmayı artırıyor
Haftada 10’dan az ders veren öğretmenlerin yalnızca yüzde 83’ü, beş yıl sonra meslekte kalmaya devam etti. Haftada 10 ila 20 ders verenlerde bu oran yüzde 89,6’ya, 20’den fazla ders verenlerde ise yüzde 90,6’ya yükseldi.
Araştırma, erkek öğretmenlerin okul yönetiminde veya başka bir idari görevde yer alma ihtimalinin kadınlardan iki kat daha yüksek olduğunu da gösterdi. Beş yıl içinde yöneticiliğe veya farklı bir okul görevine geçenlerin oranı erkeklerde yüzde 2,6, kadınlarda ise yüzde 1,2 oldu.
Bu haber toplam 586 defa okunmuştur




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.