İsviçre uyanmazsa refahımız ciddi risk altında
Jeopolitik uzmanı Remo Reginold’a göre dünya düzeni köklü biçimde değişiyor. Çin, Hindistan ve Küresel Güney yükselirken İsviçre bu dönüşümü yeterince fark etmiyor. Uzman, bu kayıtsızlığın ekonomik gerileme ve artan siyasi bağımlılık doğurabileceği uyarıs
BERN- Jeopolitik uzmanı Remo Reginold, İsviçre basınına yaptığı değerlendirmede, küresel güç dengelerinin son yıllarda hızla değiştiğini ve İsviçre’nin bu dönüşüme yeterince hazırlıklı olmadığını söyledi. Reginold’a göre yaşanan gelişmeler yalnızca diplomatik ya da askeri meseleler değil, doğrudan refah, istihdam ve yaşam standartlarını ilgilendiriyor.
20 Minuten’de yayımlanan söyleşide Reginold, Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar, Çin–ABD rekabeti, Hindistan’ın çok yönlü diplomasi hamleleri ve Küresel Güney’in güç kazanmasını, “son 80 yıldır alışılan dünya düzeninin çözülmesi” olarak tanımlıyor.
“Bugün yaşadıklarımız buzdağının sadece görünen kısmı. Asıl büyük değişim uzun süredir sessizce ilerliyor.”
“Batı geriliyor, Küresel Güney yükseliyor”
Reginold’a göre dünya artık basit bir iyi–kötü, Batı–Doğu ayrımıyla açıklanamaz. Hindistan’ın hem ABD hem Rusya ile ilişkilerini sürdürmesi, Çin’in uluslararası kurumlarda daha etkili hale gelmesi ve ABD’nin çok taraflı yapılardan geri çekilmesi bu yeni dönemin en somut işaretleri arasında yer alıyor.
Uzman, bu süreci şu sözlerle özetliyor:
“Küresel Batı geriliyor, Küresel Güney yükseliyor. Çin bu yeni düzende son derece güçlü bir konumda.”
Bu değişim İsviçreliyi neden ilgilendiriyor?
Reginold’a göre son on yıllarda İsviçre’nin refahı iki temel sütuna dayanıyordu:
– Güvenliğin büyük ölçüde ABD tarafından sağlanması
– Refahın ise Asya’dan gelen ucuz üretimle desteklenmesi
Ancak bu modelin artık sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Reginold, jeopolitiğin İsviçre’deki kuaförden fırıncıya, otobüs şoföründen sanayiciye kadar herkesi doğrudan etkilediğini belirtiyor.
“Dünyadaki değişimleri zamanında fark etmezsek, refahımız tehlikeye girer. Ekonomik gerileme ve artan bağımlılık riski kapıda.”
Somut örnek: İsviçreli şirketlerin zorlanması
Reginold, bu duruma örnek olarak İsviçreli güneş enerjisi firması Meyer Burger’i gösteriyor. Pandemi sürecinde Çinli şirketlerin hızla üretim kapasitesini ve teknolojiyi geliştirmesi, Avrupa’daki birçok firmayı rekabet dışı bıraktı.
Uzman, bunun tesadüf değil bilinçli bir strateji olduğunu belirterek, bu tür gelişmelerin İsviçre ekonomisini de doğrudan etkilediğini söylüyor.
Sadece siyasetçilerin değil, toplumun da sorumluluğu
Reginold’a göre bu tablo yalnızca siyasetçilerin meselesi değil. Doğrudan demokrasiye sahip bir ülkede halkın da küresel gelişmeleri anlaması ve tartışması gerekiyor.
“Parlamentoyu biz seçiyoruz. Bu nedenle toplumsal bir farkındalık şart.”
Uzman, İsviçre’nin uzun süredir büyük bir kriz yaşamadığını, bu nedenle güvenlik ve refahın kırılganlığının yeterince hissedilmediğini ifade ediyor. Tarafsızlığın her koşulda koruma sağlayacağına inanmanın ise “yanıltıcı bir güvenlik duygusu” oluşturduğunu savunuyor.
Ne yapılmalı?
Reginold, İsviçre halkına şu çağrıyı yapıyor:
– Küresel gelişmelerle ilgilenmek
– Çin, Hindistan ve yükselen ülkelerin tarihini ve bakış açısını anlamak
– Seçim ve referandumlarda yalnızca iç meseleleri değil, dünya dengelerini de hesaba katmak
“Bu dünyayı artık sadece Batı gözlüğüyle anlayamayız.”
Bu haber toplam 2509 defa okunmuştur





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.