İsviçre Basını Türkiye’deki Yeni Süreci Böyle Gördü: “Erdoğan’ın Şaşırtıcı Barış Teklifi”

İsviçre Basını Türkiye’deki Yeni Süreci Böyle Gördü: “Erdoğan’ın Şaşırtıcı Barış Teklifi”

İsviçre’nin önde gelen gazetelerinden Tages-Anzeiger, süreci tarihi bir gelişme olarak değerlendirirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hedeflerinin de Türkiye’de yoğun biçimde tartışıldığını öne çıkardı.

ZÜRİH – Türkiye’de terör örgütü PKK’nın silah bırakmasına yönelik yürütülen süreç, İsviçre basınında da geniş yankı buluyor. İsviçre’nin Almanca yayımlanan önemli gazetelerinden Tages-Anzeiger, İstanbul muhabiri Raphael Geiger imzalı kapsamlı analizinde Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri, “Erdoğan’ın şaşırtıcı barış teklifi” başlığıyla okuyucularına aktardı.

Gazetenin değerlendirmesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildiği belirtilen yeni düzenlemenin, belirli koşullar altında bazı PKK mensuplarının serbest bırakılmasının veya yurt dışında bulunanların Türkiye’ye dönmesinin önünü açabileceği ifade edildi.

Haberde sürecin temel şartının ise PKK’nın silahlarını bırakması olduğu vurgulandı.

İsviçre gazetesi Bahçeli’nin rolüne dikkat çekti

Tages-Anzeiger’in analizinde özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçte üstlendiği role geniş yer ayrıldı.

Gazete, Ekim 2024’te Bahçeli’nin DEM Parti milletvekilleriyle Meclis’te tokalaşmasının yeni dönemin önemli dönüm noktalarından biri olduğunu hatırlattı. Geçmişte Abdullah Öcalan ve PKK konusunda son derece sert bir siyasi çizgi izleyen Bahçeli’nin bugün sürecin ilerlemesinde önemli aktörlerden biri haline gelmesi, haberde “siyasi bir mucize” olarak nitelendirildi.

Tages-Anzeiger’e göre yeni düzenlemede önce PKK’nın silahsızlanması öngörülüyor. Bu sürecin Türk istihbaratının gözetiminde yürütülmesinin ardından cezaevlerindeki bazı örgüt mensuplarının tahliye için başvurabilmesinin önü açılabilecek.

Kuzey Irak ve Avrupa başta olmak üzere Türkiye dışında bulunan bazı PKK mensupları açısından da geri dönüş imkânlarının gündeme gelebileceği aktarılıyor.

Gazetenin haberinde, Abdullah Öcalan’ın düzenlemenin dışında tutulduğu, öldürme suçlarından hüküm giyen örgüt mensuplarının da kapsam dışında olduğu belirtiliyor.

“Türkiye’de büyük bir kutlama havası oluşmadı”

İsviçre gazetesinin dikkat çektiği bir diğer nokta ise düzenlemenin ardından Türkiye’de ve Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde beklenen ölçüde bir kutlama havasının görülmemesi.

Tages-Anzeiger, görüştüğü Kürtler arasında sürece yönelik temkinli bir yaklaşım bulunduğunu savunuyor. Gazeteye göre temel soru, Erdoğan yönetiminin attığı adımların gerçekten uzun vadeli toplumsal barışı mı hedeflediği, yoksa siyasi hesapların da sürecin önemli bir parçası mı olduğu.

Analizin en eleştirel bölümü de burada başlıyor.

Tages-Anzeiger süreci Erdoğan’ın siyasi hesapları üzerinden de okudu

İsviçre gazetesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir taraftan DEM Parti yönetimiyle görüşürken diğer taraftan ana muhalefet CHP ile çok sert bir siyasi mücadele yürüttüğüne dikkat çekiyor.

Gazete bu tablo üzerinden, sürecin muhalefetin farklı kesimleri arasındaki ittifakı zayıflatmak amacıyla kullanılabileceği yönündeki eleştirileri aktarıyor.

Tages-Anzeiger’in analizinde, Erdoğan’ın Kürt siyasi hareketinin bir bölümünü sürece dahil ederek muhalefet blokunda ayrışma yaratmak istediği görüşüne geniş yer veriliyor. Gazete ayrıca gelecekte olası bir seçim veya anayasal süreçte Kürt seçmenlerin ve DEM Parti’nin desteğinin kritik önem taşıyabileceğini değerlendiriyor.

Ancak bunlar Tages-Anzeiger’in analizinde öne çıkarılan siyasi yorumlar ve eleştiriler olarak aktarılıyor; sürecin resmi gerekçesi ise PKK’nın silahsızlandırılması ve uzun yıllardır devam eden çatışmanın sona erdirilmesi.

Demirtaş ve İmamoğlu üzerinden eleştirel değerlendirme

Haberde eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yaklaşımına da yer veriliyor. Demirtaş’ın barışın yalnızca siyasi liderler arasındaki görüşmelerle değil, toplumun tamamını içine alan şeffaf ve demokratik bir süreçle sağlanması gerektiği yönündeki görüşleri hatırlatılıyor.

Tages-Anzeiger ayrıca Ekrem İmamoğlu’nun da cezaevinden yaptığı açıklamada barıştan yana olduğunu ve kapsayıcı bir yaklaşım gerektiğini ifade ettiğini aktarıyor.

Gazetenin değerlendirmesine göre Türkiye’de tartışılan temel mesele artık yalnızca PKK’nın silah bırakması değil; sürecin demokratikleşme, hukuk ve siyasi temsil alanlarına nasıl yansıyacağı.

İsviçre basınının bakışında “umut” kadar “şüphe” de var

Tages-Anzeiger’in uzun analizinin genel çerçevesine bakıldığında, Türkiye’de başlatılan süreç tarihi ve sıra dışı bir siyasi gelişme olarak görülüyor. Özellikle Devlet Bahçeli ile Abdullah Öcalan ekseninde ortaya çıkan yeni tablonun birkaç yıl önce düşünülemeyecek nitelikte olduğu vurgulanıyor.

Bununla birlikte gazete, gelişmeleri yalnızca “terörün sona erdirilmesi” perspektifinden değerlendirmiyor. Erdoğan’ın iç politikadaki hedefleri, CHP ile yaşanan mücadele, DEM Parti’nin gelecekte üstlenebileceği rol ve olası seçim hesapları da analizin merkezinde yer alıyor.

Bu nedenle İsviçre gazetesinin Türkiye’deki yeni sürece yaklaşımı iki temel noktada birleşiyor: PKK’nın silah bırakması Türkiye açısından tarihi bir fırsat olarak görülürken, sürecin siyasi amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağı konusunda ciddi soru işaretleri dile getiriliyor.

Bu haber toplam 417 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.