Elektrikli Otomobillerde Fiyat Makası Daralıyor
Batarya maliyetlerindeki yüzde 35’lik düşüş, elektrikli araçları benzinli ve dizel modellere karşı daha rekabetçi hâle getirdi.
ZÜRİH – Avrupa’da elektrikli otomobil sahibi olmanın maliyeti giderek azalıyor. Satın alma fiyatlarının düşmesi, batarya teknolojisinin ucuzlaması ve yakıt fiyatlarının yükselmesi, elektrikli araçların ekonomik avantajını güçlendiriyor.
Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi’nin (ICCT) yayımladığı “Elektrikli Araçlara Geçiş Raporu 2026”, elektrikli otomobiller ile benzinli ve dizel araçlar arasındaki maliyet farkının hızla kapandığını ortaya koydu.
Watson’ın aktardığına göre, Avrupa’nın en büyük otomobil pazarı olan Almanya’da tamamen elektrikli araçların performans ve enflasyona göre düzeltilmiş gerçek satın alma fiyatı, 2020 ile 2025 yılları arasında yüzde 18 geriledi. Aynı dönemde içten yanmalı motorlu araçların maliyeti yüzde 2 arttı.
Batarya maliyetleri yüzde 35 düştü
Elektrikli araç fiyatlarındaki gerilemenin en önemli nedenlerinden birini batarya maliyetlerindeki düşüş oluşturdu. Rapora göre batarya maliyetleri beş yıl içerisinde yüzde 35 azaldı.
ICCT Avrupa Direktörü Peter Mock, elektrikli otomobillerin fiyatındaki düşüşün batarya maliyetlerindeki gerilemenin gerisinde kaldığını belirtti. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda elektrikli araç fiyatlarında yeni indirimler için hâlâ alan bulunduğuna dikkat çekildi.
Kullanım giderinde yüzde 33 avantaj
Elektrikli otomobillerin ekonomik avantajı yalnızca satın alma fiyatıyla sınırlı kalmıyor. Ev tipi ve halka açık şarj istasyonlarının birlikte kullanıldığı bir hesaplamada, elektrikli araçların enerji giderlerinin eş değer benzinli veya dizel modellere kıyasla yüzde 33 daha düşük olduğu belirlendi.
Yükselen petrol fiyatlarının benzinli ve dizel araçların kullanım maliyetini artırması da elektrikli otomobillerin lehine olan farkı büyütüyor. Ancak gerçek maliyet; aracın modeli, yıllık kilometresi, elektrik tarifesi, şarjın nerede yapıldığı, sigorta, bakım ve değer kaybına göre değişebiliyor.
Bu nedenle Avrupa geneli için hesaplanan yüzde 33’lük oran, İsviçre’deki her araç sahibi için aynı tasarrufun sağlanacağı anlamına gelmiyor. Özellikle yalnızca hızlı ve halka açık istasyonlarda şarj yapan sürücüler ile aracını çoğunlukla evinde şarj edenlerin maliyetleri arasında önemli farklar oluşabiliyor.
Yeni otomobillerin yüzde 22’si elektrikli
Avrupa’daki otomobil üretiminde içten yanmalı motorların payı 2020’de yüzde 91 seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 72’ye geriledi. Tamamen elektrikli otomobiller ise geçen yıl Avrupa’daki toplam üretimin yüzde 19’unu oluşturdu.
2026 yılının ilk yarısında Avrupa’da trafiğe kaydedilen yeni binek otomobillerin yüzde 22’si tamamen elektrikli modellerden oluştu. Elektrikli araçların yeni kayıtlardaki payı Fransa’da yüzde 28, Almanya’da yüzde 26, Belçika’da yüzde 36 ve Danimarka’da yüzde 80 olarak kaydedildi.
İtalya ve İspanya gibi elektrikli araç dönüşümünün daha yavaş ilerlediği pazarlarda da satışların yükselmeye başladığı bildirildi.
Ticari araçlarda da dönüşüm hızlanıyor
Elektrifikasyon yalnızca binek otomobillerle sınırlı kalmadı. Avrupa’daki yeni kayıtlarda elektrikli araçların payı otobüslerde yüzde 28’e, hafif ticari araç ve minibüslerde yüzde 21’e, ağır yük araçlarında ise yüzde 2,3’e ulaştı.
ICCT’nin hesaplamasına göre trafikteki elektrikli araçlar, Avrupa Birliği’nin fosil yakıt ithalatını yılda yaklaşık 4,5 milyar euro azaltıyor. Batarya fiyatlarının düşmeye devam etmesi ve daha uygun fiyatlı modellerin piyasaya çıkması hâlinde, elektrikli otomobillerin benzinli ve dizel araçlar karşısındaki ekonomik avantajının daha da artması bekleniyor.
Bu haber toplam 918 defa okunmuştur





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.