“Dolandırıcılar İçin Altın Fırsat!” Uzman İsviçre Gümrük Sistemini Yerle Bir Etti
Marco Tepoorten’e göre dijitalleşme adı altında yapılan reformlar sınır kontrollerini zayıflattı, uzman kadrolar dağıldı ve sistem “dürüstü cezalandıran, dolandırıcıyı ödüllendiren” bir yapıya dönüştü.
ZÜRİH- Dijitalleşme vaadiyle başlatılan reformun ters teptiğini savunan lojistik patronu Marco Tepoorten, “Dürüst şirketler cezalandırılıyor, sistem suistimale açık hale geldi” diyerek Bern’e sert uyarıda bulundu.
İsviçre’de gümrük sisteminin 2022’de Federal Gümrük İdaresi’nden (EZV) Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’ne (BAZG) dönüştürülmesiyle başlayan reform süreci, sektörde sert eleştirilerin hedefi oldu. Ticino merkezli uluslararası nakliye şirketi Franzosini SA’nın sahibi Marco Tepoorten’e göre, bu dönüşüm sadece bir isim değişikliği değil, koordinasyon ve uzmanlık kaybının başlangıcı oldu.
Tepoorten, özellikle DaziT dijitalleşme programı kapsamında devreye alınan “Passar” mal trafiği sisteminin, süreci basitleştirmek yerine daha karmaşık ve kırılgan hale getirdiğini savunuyor. Ona göre, net talimatların ve sistematik eğitimin eksikliği nedeniyle temel işleyiş aksadı; zorunlu alan hataları, belirsiz yetkilendirme prosedürleri ve çalışmayan kodlar günlük operasyonları sekteye uğrattı.
“Sistem Körleşti”
Nakliye sektöründe onlarca yıllık deneyime sahip olan Tepoorten’e göre en büyük risk, insan uzmanlığının dijital sistemler lehine geri plana itilmesi. Eskiden sınırda malları fiziksel olarak kontrol eden gümrük memurlarının yerini merkezi veri girişine dayalı bir yapı aldı.
“Beyan ile fiziksel kontrol artık sistematik olarak ayrıldı. Kamyonlar çoğu zaman zorunlu kontrol olmadan geçiyor. Haftalar sonra yapılan kontrollerde, beyan edilen mal ile fiili malın örtüşüp örtüşmediğini kanıtlamak neredeyse imkansız,” diyen Tepoorten, bu durumun dolandırıcılık riskini artırdığını öne sürüyor.
Ona göre dürüst şekilde eksiksiz beyan veren şirketler daha kolay izlenip cezalandırılabilir hale gelirken, asgari bilgiyle veya gecikmeli beyanla işlem yapanlar sistemde görünmez kalabiliyor. “Bu ilerleme değil, dürüstleri dezavantajlı konuma sokan sistemik bir kusur,” ifadelerini kullanıyor.
Uzmanlık Kaybı ve Personel Sorunu
Reformla birlikte gümrük uzmanları ile sınır muhafızlarının tek bir iş profili altında birleştirilmesini de eleştiren Tepoorten, özellikle tarife sınıflandırması ve özel prosedürler konusunda uzmanlaşmanın zayıfladığını belirtiyor.
Bazı gümrük ofislerinde sürekli personel bulunmadığını, sorumlulukların fiilen özel aktörlere kaydığını savunan Tepoorten, bunun “modernleşme değil, devletin operasyonel kontrolden geri çekilmesi” anlamına geldiğini dile getiriyor.
“Maliyet, Belirsizlik ve Güvensizlik”
Reformun ekonomik sonuçlarına da dikkat çeken Tepoorten, gecikmelerin zincirleme maliyetlere yol açtığını söylüyor. Sınırdaki veya işlem sürecindeki küçük aksamalar bile uluslararası taşımacılıkta ek nakliye ücretleri, sözleşme cezaları ve artan planlama maliyetleri anlamına geliyor.
Ayrıca küçük ve orta ölçekli işletmelerin, dijital portallar ve karmaşık prosedürler nedeniyle daha fazla dış desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Tepoorten, bu yükün dolaylı olarak maliyetleri artırdığını vurguluyor.
İngiltere Örneğiyle Uyarı
Tepoorten, Brexit sonrası Birleşik Krallık’ta yaşanan gümrük yeniden yapılanmasını da örnek gösteriyor. İngiltere’de hızlandırılmış dijitalleşme ve azaltılan fiziksel kontrollerin ciddi açıklar yarattığını, Ulusal Denetim Ofisi raporlarının bu konuda uyarılarda bulunduğunu hatırlatıyor.
İsviçre’nin de benzer bir riskle karşı karşıya olduğunu savunan Tepoorten, “Diğer ülkeler kontrollerini sıkılaştırırken İsviçre tek taraflı gevşetme yoluna giderse, bu hem mali risk hem de rekabet dezavantajı yaratır” diyor.
Talepleri Net: “Önce Güvenlik, Sonra Kredi”
Tepoorten, basitleştirilmiş ve ertelenmiş beyanların sınırlandırılmasını, gümrük kredileri için teminat şartlarının yeniden getirilmesini ve yabancı şirketlerin İsviçre’de gerçek ve doğrulanabilir bir varlık göstermeden gümrük sorumluluğu üstlenememesini talep ediyor.
Ayrıca gümrükte yeniden güçlü uzmanlık yapısının kurulması gerektiğini savunuyor: “Birkaç haftalık kurslarla değil, gerçek kariyer yolları ve derin eğitimle. Kaybedilen uzmanlık çok geç olmadan yeniden inşa edilmeli.”
Sektördeki tartışma büyürken, İsviçre siyasetinin ve BAZG’nin bu sert eleştirilere nasıl yanıt vereceği merak konusu.
Kaynak: Watson
Bu haber toplam 847 defa okunmuştur






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.