Demograf Paul Morland Uyardı: “Doğum Oranları Böyle Devam Ederse İnsanlık Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya”
İngiliz nüfus bilimciye göre düşük doğurganlık oranı, modern toplumların ekonomik ve sosyal yapısını tehdit ediyor.
ZÜRİH – Dünyaca tanınan İngiliz demograf Paul Morland, dünya genelinde hızla düşen doğum oranlarının insanlık için ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. İsviçre’nin önde gelen gazetelerinden Neue Zürcher Zeitung’a (NZZ) konuşan Morland, “Bu gidişat devam ederse insanlık sonunda yok olabilir. Beyaz Avrupalılar ise bu süreci ilk yaşayacak topluluklardan biri olacaktır” dedi.
1964 doğumlu olan ve nüfus dinamikleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Morland, düşük doğurganlık oranlarını “küresel bir salgın” olarak nitelendirdi.
“İki Nesilde Nüfusun Yüzde 84’ü Kaybolabilir”
Morland, özellikle Güney Kore örneğini vererek mevcut eğilimin ne kadar çarpıcı olduğunu anlattı.
“Bugün 100 kişilik bir neslin yerine bir sonraki nesilde yalnızca 40 kişi geliyor. Sonraki nesilde ise bu sayı 16’ya kadar düşüyor. Bu durum kaçınılmaz olarak toplumların çöküşüne yol açar” diyen Morland, benzer eğilimlerin dünyanın birçok ülkesinde görüldüğünü vurguladı.
Sorun Sadece Nüfusun Azalması Değil
Morland’a göre mesele yalnızca toplam nüfusun küçülmesi değil, aynı zamanda yaşlı nüfusun hızla artması.
Japonya örneğini değerlendiren uzman, 1960’larda her emekliye karşılık dokuz çalışan bulunduğunu, gelecekte bu oranın bire bir seviyesine gerileyeceğini belirtti.
Bu durumun emeklilik sistemleri, sağlık harcamaları ve ekonomik dinamizm üzerinde ağır baskı oluşturacağını söyledi.
“Yapay Zekâ Tek Başına Çözüm Olamaz”
Morland, yapay zekânın ve robot teknolojilerinin yaşlanan toplumların sorunlarını tamamen çözemeyeceğini savundu.
“Yaşlı bakımını robotlara bırakmak teknik olarak mümkün olsa bile, bu oldukça soğuk ve insanî açıdan yetersiz bir tablo ortaya çıkarır” değerlendirmesinde bulundu.
İsviçre’nin Avantajı Göç
Morland, İsviçre’nin güçlü göç sayesinde nüfus dengesini diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha başarılı şekilde koruyabildiğini belirtti.
İsviçre’nin Almanya, Fransa ve İtalya’dan gelen göçmenleri dil ve kültürel yakınlık nedeniyle daha kolay entegre edebildiğini ifade etti.
“Sorunun Kalıcı Çözümü Daha Fazla Çocuk”
Morland’a göre uzun vadeli çözüm, ailelerin istedikleri sayıda çocuk sahibi olabilmelerini kolaylaştırmak.
Birçok kadının aslında iki veya üç çocuk istediğini, ancak ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle bunu gerçekleştiremediğini belirten Morland, şu önlemlerin önemine dikkat çekti:
* Uygun fiyatlı çocuk bakım hizmetleri
* Esnek çalışma modelleri
* Erkeklerin aile içi sorumlulukları daha fazla paylaşması
* Aile dostu vergi ve sosyal politikalar
“Çocuk Sahibi Olmak Hayatın En Değerli Deneyimlerinden Biri”
Morland, çocukların sadece ekonomik bir yük olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Çocuk sahibi olmak hayatın en heyecan verici ve en anlamlı deneyimlerinden biridir” dedi.
Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde doğurganlık oranı nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1 seviyesinin belirgin şekilde altında bulunuyor. Uzmanlara göre bu eğilim devam ederse, birçok ülke önümüzdeki yıllarda ciddi ekonomik ve toplumsal zorluklarla karşı karşıya kalacak.
Bu haber toplam 220 defa okunmuştur






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.