Cenevre’de başörtülü siyasetçi tartışması yargıya taşındı
Cenevre’de milletvekilleri ve belediye meclisi üyelerinin başörtüsü, kipa ve haç gibi görünür dinî semboller taşımasını yasaklayan anayasa değişikliğine karşı hukuk mücadelesi başlatıldı.
CENEVRE – Tages-Anzeiger’in haberine göre, Cenevre’de seçilmiş siyasetçilerin parlamento toplantılarında görünür dinî semboller taşımasını yasaklayan düzenleme, din özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle yargıya taşındı.
Cenevre halkı, 14 Haziran’da yapılan oylamada anayasa değişikliğini yüzde 51,4 oyla kabul etti. Düzenleme; kanton ve belediye parlamentolarında görev yapan siyasetçilerin başörtüsü, Yahudi kipası ve görünür haç gibi dinî sembollerle genel kurul toplantılarına katılmasını yasaklıyor. Yasağın destekçileri, seçilmiş temsilcilerin görev sırasında devletin dinî tarafsızlığını yansıtması gerektiğini savunuyor.
Düzenlemeye karşı çıkan Sosyal Demokrat Partili genç siyasetçi Ela Öztürk, başörtüsü nedeniyle siyasi görevini yerine getirmesinin engellenmesinin din ve vicdan özgürlüğüne ağır bir müdahale olduğunu belirterek şikâyette bulundu. Öztürk’e bazı Hristiyan çevrelerin de destek verdiği bildirildi.
Eleştirmenler, seçilmiş bir siyasetçinin kamu görevlisiyle aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Onlara göre milletvekilleri devleti tarafsız biçimde temsil eden memurlar değil, seçmenlerin siyasi, kültürel ve toplumsal çeşitliliğini parlamentoya taşıyan kişiler. Bu nedenle dinî kimliğin görünür olmasının yasaklanması, bazı vatandaşların siyasi temsil hakkını fiilen sınırlandırabilir.
Yasağı savunanlar ise Cenevre’nin devlet ile dini İsviçre’nin diğer kantonlarına kıyasla daha katı biçimde ayırdığına dikkat çekiyor. Bu görüşe göre parlamento salonlarında görünür dinî işaretlerin kullanılmaması, herhangi bir inanca karşı değil, devlet kurumlarının tarafsızlığını korumaya yönelik bir uygulama.
Davanın sonucu yalnızca Cenevre’yi değil, İsviçre’nin tamamını etkileyebilecek nitelikte görülüyor. Mahkemenin yasağı uygun bulması halinde diğer kantonlarda da benzer düzenlemeler gündeme gelebilir. Aksi yöndeki bir karar ise seçilmiş siyasetçilerin dinî semboller taşıma hakkının anayasal koruma altında bulunduğunu güçlendirebilir.
Tartışmanın merkezinde şu soru bulunuyor: Bir siyasetçi başörtüsü, kipa veya haç taşıyarak görev yapabilir mi, yoksa devletin tarafsızlığı seçilmiş temsilcilerin dinî sembollerden vazgeçmesini mi gerektirir?
Bu haber toplam 342 defa okunmuştur



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.