Bern’de 15 Temmuz’un 10. Yılı: “Millî İrade ve Demokratik Direnç” Vurgusu

Bern’de 15 Temmuz’un 10. Yılı: “Millî İrade ve Demokratik Direnç” Vurgusu

Türkiye’nin Bern Büyükelçisi Şebnem İncesu, 15 Temmuz’un yalnızca bir anma günü olmadığını belirterek, geçmişten çıkarılan derslerin ortak hafızaya taşınmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının tarihî bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Fikri Akın
BERN – Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Türkiye’nin Bern Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen “Millî İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz” başlıklı program, İsviçre’nin başkenti Bern’de gerçekleştirildi.

Hotel Schweizerhof Bern’de düzenlenen programa siyasetçiler, diplomatlar, akademisyenler, uluslararası basın mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve davetliler katıldı.

Program kapsamında 15 Temmuz Görsel Hafıza Fotoğraf Sergisi ziyaretçilere açılırken, 15 Temmuz’u konu alan tematik video ve belgesel film gösterimleri gerçekleştirildi. Etkinliğin panel bölümünde ise 15 Temmuz’un Türkiye’nin demokrasi tarihi, millî irade, anayasal düzen ve kurumsal dayanıklılık açısından taşıdığı anlam ele alındı.

Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye’nin Bern Büyükelçisi Şebnem İncesu, katılımcıları selamlayarak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Avrupa’nın 10 ülkesinde planladığı etkinlikler arasında İsviçre’ye de yer vermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“Bir anma etkinliğinin ötesine geçmeyi amaçlıyoruz”

Büyükelçi İncesu, programın yalnızca geçmişte yaşananları hatırlatmayı değil, ortak hafıza çerçevesinde birlikte düşünme zemini oluşturmayı amaçladığını belirtti.

İncesu, “Millet iradesini, demokrasiyi, anayasal düzeni, seçilmiş Cumhurbaşkanını ve hükümeti hedef alan başarısız darbe girişiminin 10. yıl dönümünde bu programı düzenlemekteki amacımız, bir anma etkinliğinin ötesine geçerek ortak bir hafıza çerçevesinde birlikte düşünme zemini oluşturmak, toplumsal farkındalığı güçlendirmek ve geçmişten çıkarılan dersler ışığında daha güçlü, daha istikrarlı bir gelecek idealini pekiştirmektir” dedi.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 2026 yılı temasının “İrade Bizim, Zafer Bizim!” olduğunu hatırlatan İncesu, Türkiye’nin siyasi tarihi boyunca demokratik düzenini koruma ve güçlendirme sürecinde çeşitli sınamalardan geçtiğini söyledi.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin temel ilkelerinden biri olan “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” anlayışına dikkat çeken İncesu, bu ilkenin yönetme yetkisinin kaynağının millet olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

İncesu, 15 Temmuz gecesi millet iradesinin her türlü vesayetin üzerinde olduğunun bir kez daha güçlü biçimde teyit edildiğini belirtti.

Darbe girişimine karşı gösterilen direnişin yalnızca Türkiye’nin iç siyasi tarihi açısından değil, demokratik meşruiyetin ve anayasal düzenin korunması bakımından da evrensel bir anlam taşıdığını kaydetti.

FETÖ ile mücadele mesajı

Konuşmasında Fethullahçı Terör Örgütü’ne yönelik değerlendirmelerde de bulunan Büyükelçi İncesu, Türkiye’nin uzun yıllardır ayrılıkçı terör örgütlerinden aşırılık yanlısı yapılara, casusluk faaliyetlerinden devlet güvenliğini hedef alan unsurlara kadar geniş bir tehdit yelpazesiyle mücadele ettiğini söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin bu sürecin en görünür ve en ağır aşamalarından biri olduğunu belirten İncesu, örgütün uzun yıllar boyunca eğitim, sağlık, medya, ticaret ve finans gibi farklı alanlarda yapılanarak kamu kurumlarına sızdığını ifade etti.

Örgütün dışarıya eğitim ve yardım faaliyetleri yürüten bir sivil toplum hareketi görüntüsü verdiğini, ancak gerçekte gizlilik esasına dayalı, katı hiyerarşik ve lider merkezli bir yapı oluşturduğunu kaydeden İncesu, Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesinin devam ettiğini vurguladı.

İncesu, darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen örgütün yeni mensuplarının ve bağlantılarının güvenlik birimlerince tespit edilmeye devam ettiğini söyledi.

“FETÖ faaliyet gösterdiği bütün ülkeler için tehdittir”

FETÖ’nün Türkiye’deki ana yapılanmasını büyük ölçüde kaybetmesinin ardından yurt dışındaki faaliyetlerine ağırlık verdiğini belirten İncesu, örgütün özellikle Batı ülkelerinde eğitim, sağlık, finans, medya, sosyal medya ve lobicilik alanlarında varlığını sürdürmeye çalıştığını ifade etti.

Örgütün İsviçre dâhil Avrupa’nın farklı ülkelerinde uzantılarının bulunduğunu söyleyen İncesu, “FETÖ, faaliyet gösterdiği bütün ülkeler için bir tehdittir. Çıkar ve nüfuz amaçlı bir suç ve casusluk örgütüdür ve buna göre muamele görmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

İsviçre’de yaşayan Türk vatandaşlarının ve Türk kökenlilerin huzur ve uyum içinde yaşamalarının büyük önem taşıdığını belirten İncesu, toplumun örgütün olumsuz etkilerinden uzak tutulması gerektiğini söyledi.

Gençlere doğru bilgi kaynaklarına yönelme çağrısı

Büyükelçi İncesu, özellikle gençlerin eğitim hayatlarında, sosyal çevrelerinde ve dijital platformlarda doğru bilgi kaynaklarına yönelmelerinin önemine dikkat çekti.

Gençlerin sorgulama yeteneklerini korumaları, içinde yaşadıkları toplumu ve kendi köklerini ilgilendiren konularda bilinçli hareket etmeleri gerektiğini belirten İncesu, bunun hem bireysel hem de ortak geleceğin güvencesi olduğunu dile getirdi.

İsviçre’deki Türk toplumunun çatı kuruluşlarına, sivil toplum temsilcilerine, kanaat önderlerine ve örnek şahsiyetlere de çağrıda bulunan İncesu, gençlere yol gösterilmesinin, destek verilmesinin ve cesaretlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Türkiye güçlenerek çıktı”

Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişimi karşısında gösterdiği kararlı tutum ve hızlı müdahaleyle kritik bir süreçten devlet kapasitesini ve kurumsal dayanıklılığını artırarak çıktığını belirten İncesu, bu kazanımın ülkenin uluslararası alandaki hareket kabiliyetini de güçlendirdiğini söyledi.

Türkiye’nin değişen uluslararası konjonktürde daha bağımsız ve çok boyutlu bir dış politika izleyebildiğini ifade eden İncesu, dış politika, güvenlik, savunma, teknoloji ve kalkınma alanlarında yürütülen çalışmaların Türkiye’nin uluslararası sistemdeki ağırlığını artırdığını kaydetti.

İncesu, millî iradenin yalnızca millî birlik ve beraberliğin bir yansıması olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğe yönelik vizyonunun ve uzun vadeli hedeflerinin stratejik bir bileşeni olduğunu belirtti.

“Farklılıkları zenginlik olarak gören toplum güçlüdür”

Devletin sürekliliğinin en önemli kaynaklarından birinin, farklılıkları zenginlik olarak gören, ortak hedeflerde buluşan ve birlikte hareket eden bir toplum olduğunu söyleyen İncesu, böyle bir toplumun inşasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Geçmişten çıkarılan derslerin ortak hafızaya taşınması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan İncesu, 15 Temmuz’un bu açıdan önemli bir tarihî referans olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda 15 Temmuz gecesi ve vatanın bütünlüğü uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle anan İncesu, gazilere şükranlarını sundu.

Uluslararası panel düzenlendi

Programın panel bölümünün moderatörlüğünü Millî Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Nurettin Acır üstlendi.

Panele AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, İsviçre’nin eski Ankara Büyükelçisi Jean-Daniel Ruch, BM Cenevre Ofisi’ne akredite uluslararası gazeteci Catherine Fianko Bokongo ve Millî Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Yiğit katıldı.

Panelde 15 Temmuz’un demokrasi, millî irade, anayasal düzen, toplumsal direnç ve uluslararası güvenlik açısından taşıdığı anlam farklı yönleriyle ele alındı.

Program, 15 Temmuz belgesel filminin gösteriminin ardından sona erdi.

whatsapp-image-2026-07-13-at-21-31-37.jpeg

whatsapp-image-2026-07-13-at-20-37-101.jpeg

whatsapp-image-2026-07-13-at-20-37-10.jpeg

Bu haber toplam 565 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.