Başörtüsü yasağı tartışması büyüyor: Genç siyasetçi mahkemeye gidiyor

Başörtüsü yasağı tartışması büyüyor: Genç siyasetçi mahkemeye gidiyor

Cenevre’de halkın onayladığı anayasa değişikliği, parlamenterlerin dini semboller taşımasını yasaklıyor. Başörtülü siyasetçi Ela Öztürk, “İnancım ile demokratik haklarım arasında seçim yapmam isteniyor” diyerek karara tepki gösterdi.

CENEVRE – Cenevre’de kabul edilen yeni anayasa değişikliği, kanton siyasetinde büyük tartışmalara yol açtı. Tages-Anzeiger’in haberine göre, 14 Haziran’da yapılan halk oylamasında seçmenlerin yüzde 51,4’ü, parlamenterlerin görev sırasında dini semboller taşımasını yasaklayan düzenlemeye destek verdi.

İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) üyesi 21 yaşındaki Ela Öztürk ise bu kararın en doğrudan etkilediği isimlerden biri oldu. Thônex Belediye Meclisi’nde yedek üye olarak seçilen Öztürk, yakında meclise girme hakkı kazanabilir. Ancak başörtüsü taktığı için yeni düzenleme yürürlüğe girerse görevine başlayamayacak.

“Bu yasa benden inancım ile demokratik haklarım arasında seçim yapmamı istiyor” diyen Öztürk, “Bu durum beni korkutuyor. Sırada ne var?” sözleriyle endişelerini dile getirdi.

Müslümanlar ve Hristiyanlar birlikte dava açtı

Karara karşı yalnızca Müslüman çevreler değil, bazı Hristiyan gruplar da harekete geçti. Hristiyan bir kuruluşun temsilcisi Michael Mutzner, Heilsarmee üyesi Markus Hofer ve emekli papaz Joseph Kabongo, anayasa değişikliğine karşı mahkemeye başvurdu.

Mutzner, yasağın esas olarak Müslümanları hedef aldığını savunarak, “Bir topluluğun dini özgürlüğü kısıtlandığında, sonunda herkesin özgürlüğü zarar görür” dedi.

Markus Hofer ise gelecekte siyasete atılmayı düşündüğünü belirterek, “Heilsarmee rozetimi veya üniformamı taşıyabilecek miyim? İnsanlar beni olduğum gibi görmeli” ifadelerini kullandı.

Destekleyenler: “Tarafsızlık korunmalı”

Yasağın mimarlarından İsviçre Halk Partisi (SVP) milletvekili Stéphane Florey ise eleştirilere katılmıyor. Florey, halkın bu konuda iki kez iradesini ortaya koyduğunu belirterek, “Parlamenterlerden yalnızca dini semboller taşımamalarını istiyoruz. Amaç, siyasi tartışmalarda tarafsızlığı ve nesnelliği korumaktır” dedi.

Cenevre, İsviçre’de en katı kanton

İsviçre İnsan Hakları Kurumu Direktörü Stefan Schlegel, Cenevre’nin din ile devlet ilişkilerinde ülkedeki en katı uygulamalara sahip kanton olduğunu vurguladı.

2018 yılında yürürlüğe giren laiklik yasasıyla birlikte dini gösteriler büyük ölçüde kamusal alanlardan çıkarılmıştı. Son olarak haziran ayında yüzme havuzlarında burkini yasağı da yürürlüğe girdi.

Schlegel, dini sembol yasağının özellikle Müslümanları daha ağır etkilediğini belirterek, “Farklı dinlerde inancın dışarıdan görünürlüğü aynı öneme sahip değil. Bu nedenle yasak Müslümanlar üzerinde yapısal olarak daha büyük bir baskı oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Sonuna kadar mücadele edeceğim”

Türk kökenli bir aileden gelen Ela Öztürk, ailesinde başörtüsü takan tek kişinin büyükannesi olduğunu söyledi. Başörtüsünü tamamen kişisel bir tercih olarak gördüğünü ifade eden genç siyasetçi, kadınların dünyanın birçok yerinde kendi bedenleri üzerindeki karar haklarının ellerinden alındığını belirtti.

Öztürk, “Kadınlar bazen belirli bir kıyafeti giymeye zorlanıyor, bazen de onu çıkarmaya zorlanıyor. Ben buna karşı mücadele edeceğim” dedi.

Genç siyasetçi, gerekirse davayı en üst yargı mercilerine kadar taşımakta kararlı olduğunu açıkladı.

Bu haber toplam 312 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.