Avrupa’daki Türkler Türkiye ile AB arasında köprü olabilir

Avrupa’daki Türkler Türkiye ile AB arasında köprü olabilir

Eski Zürih Başkonsolosu Gürsel Demirok’a göre, Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk yalnızca bir diaspora topluluğu değil, aynı zamanda Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kalıcı iş birliği kurulmasını sağlayabilecek stratejik bir güç.

ZÜRİH – Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Zürih Başkonsolosu Gürsel Demirok, Medya Günlüğü’nde kaleme aldığı yazısında, Avrupa’da yaşayan Türklerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Demirok’a göre, Avrupa’daki Türkler yalnızca göçmen toplulukları olarak değil, iki taraf arasında güçlü bağlar kurabilecek önemli bir insan kaynağı olarak görülmeli.

Son yıllarda Türkiye ile Avrupa Birliği arasında zaman zaman siyasi gerilimler yaşanırken, Avrupa’nın birçok ülkesinde göçmen karşıtı ve aşırı sağ hareketlerin güç kazandığına dikkat çeken Demirok, bu süreçte Avrupa’daki Türk toplumunun taşıdığı önemin daha da arttığını belirtti.

“Diaspora” tanımının ötesinde bir güç

Demirok, Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli insanların yalnızca “diaspora” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, bu kişilerin Avrupa’nın siyasetini, hukuk sistemini, ekonomisini ve kamu yönetimini yakından tanıyan önemli aktörler olduğunu kaydetti.

Avrupa ülkelerinde görev yapan siyasetçiler, akademisyenler, doktorlar, hukukçular, bilim insanları, girişimciler ve sivil toplum temsilcilerinin, hem yaşadıkları toplumların ayrılmaz bir parçası hem de Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin doğal paydaşları olduğuna işaret eden Demirok, bu birikimin iki taraf arasındaki önyargıları azaltabileceğini savundu.

Avrupa’daki Türkler için yeni iş birliği önerisi

Gürsel Demirok, Avrupa Birliği’nin Erasmus+, Horizon Europe ve Jean Monnet gibi programlarının, yalnızca üniversiteler arasında değil, Avrupa’da yetişmiş Türk uzmanlarla Türkiye’deki kurumlar arasında da daha güçlü bağlar kurulmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Eski başkonsolos, Avrupa Parlamentosu üyeleri, yerel yöneticiler, akademisyenler ve iş dünyasının temsilcilerinin katılacağı konferanslar, çalıştaylar ve ortak projeler sayesinde Türkiye ile Avrupa arasındaki güven ortamının yeniden inşa edilebileceğini ifade etti.

“Avrupa Türkiye Kökenli Liderler Forumu” önerisi

Demirok, bu sürecin kurumsal bir zemine oturtulması gerektiğini vurgulayarak, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) ortak girişimiyle bir “Avrupa Türkiye Kökenli Liderler Forumu” kurulmasını önerdi.

İlk toplantının Ankara’da düzenlenebileceğini belirten Demirok, forumun daha sonra Brüksel, Berlin, Amsterdam, Paris ve Viyana gibi şehirlerde devam edebileceğini ifade etti.

İsviçre’deki Türkler için de önemli mesaj

Özellikle İsviçre’de yaşayan Türk toplumu açısından da dikkat çeken bu değerlendirmeler, Türk kökenli siyasetçilerin, akademisyenlerin ve iş insanlarının yalnızca bulundukları ülkelere değil, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin geleceğine de katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

Demirok, yazısında, Avrupa’daki Türklerin sahip olduğu bilgi birikimi, tecrübe ve çok kültürlü kimliğin, doğru politikalarla Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kalıcı bir iş birliği zemini oluşturabileceğini vurguladı.

Eski Zürih Başkonsolosu’na göre, bu hedefe ulaşmanın yolu yalnızca devlet kurumlarından değil; üniversitelerden, yerel yönetimlerden, iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından geçen ortak ve kapsayıcı bir yaklaşımın hayata geçirilmesinden geçiyor.

Bu haber toplam 472 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.