Zürih Eski Başkonsolosu Demirok: Avrupa’daki Türkler Siyasette Dikkat Çekiyor

Zürih Eski Başkonsolosu Demirok: Avrupa’daki Türkler Siyasette Dikkat Çekiyor

Gürsel Demirok, Türk kökenli siyasetçilerin Avrupa’da giderek daha görünür hâle geldiğine dikkat çekti.

ZÜRİH – Zürih eski Başkonsolosu Gürsel Demirok, Medyagünlüğü.com’da yayımlanan “Avrupa’daki Türkler dikkat çekiyor” başlıklı köşe yazısında⁠, Avrupa siyasetinde öne çıkan Türk kökenli isimleri ele aldı.

Demirok, Berlin eyalet seçimlerinde Sol Parti’yi birinciliğe taşıyan Elif Eralp ile Hollanda Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Dilan Yeşilgöz-Zegerius’un siyasi yolculuklarına dikkat çekti.

Annesi Adanalı, babası Kayserili

Demirok’un yazısında aktardığına göre Elif Eralp’in annesi Adanalı, babası ise Kayserili. Sosyalist olan anne-babası, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından Türkiye’den Almanya’ya siyasi mülteci olarak gitti.

Annesi Almanya’ya ulaştığında sekiz aylık hamileydi. Elif Eralp, bir ay sonra Münih’te dünyaya geldi.

Hukuk eğitimi alan Eralp, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinde ve göç-iltica hukuku alanında çalıştı. Aşırı sağcı AfD’nin 2017 yılında Federal Meclise girmesinin ardından Sol Parti’ye üye oldu. Eralp, 2021 yılında Berlin Eyalet Meclisine seçildi.

Sol Parti seçimden birinci çıktı

20 Eylül’de yapılan Berlin eyalet seçimlerinde Sol Parti, başbakan adayı Elif Eralp’in öncülüğünde oylarını büyük ölçüde artırarak birinci parti oldu.

Demirok, bu sonucu Türk kökenli bir kadın siyasetçinin Almanya’nın başkentinde ulaştığı konum bakımından dikkat çekici olarak değerlendirdi.

Eralp, siyasi mülteci bir ailenin çocuğu olarak verdiği mücadeleyi şu sözlerle anlatıyor:

“Sığınmacı bir anne babanın çocuğu olarak düşünebildiğim zamandan bu yana adaletsizliğe karşı mücadele ettim.”

Göçmenlerin siyasi ve toplumsal hayata daha fazla katılmasını savunan Eralp, Berlin nüfusunun yüzde 40’tan fazlasının göç geçmişine sahip olduğuna dikkat çekiyor. Eralp, şehirdeki bu çeşitliliğin karar alma mekanizmalarına da yansıması gerektiğini vurguluyor.

Dilan Yeşilgöz örneği

Gürsel Demirok, Elif Eralp’in başarısının kendisine Hollanda siyasetinin önemli isimlerinden Dilan Yeşilgöz-Zegerius’u hatırlattığını belirtti.

Yeşilgöz de Türk kökenli sendikacı bir ailenin çocuğu. Henüz çocukken 1980 darbesinin ardından ailesiyle birlikte Hollanda’ya mülteci olarak göç etti.

Amsterdam Belediye Meclisi üyeliğinin ardından 2017 yılında liberal sağ çizgideki VVD’den milletvekili seçilen Yeşilgöz, Rutte hükümetlerinde görev aldı. Yeşilgöz, 2023 yılında partisinin ilk kadın genel başkanı oldu. Bugün Hollanda’da Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı olarak görev yapıyor.

Türk kökenli siyasetçilerin sayısı artıyor

Demirok, Eralp ve Yeşilgöz’ün Avrupa siyasetindeki tek örnekler olmadığını belirtti.

Almanya’da 2025 federal seçimlerinde 19 Türk kökenli milletvekili Federal Meclise girdi. Önceki dönemde bu sayı 18’di. Berlin’deki son eyalet seçimlerinde de 10 Türk kökenli siyasetçi eyalet parlamentosuna girdi.

Demirok, farklı siyasi görüşleri temsil eden bu isimlerin Avrupa siyasetinde giderek daha görünür hâle gelmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Bir dostunun Eralp’in başarına ilişkin değerlendirmesini aktaran Demirok, şu ifadelere yer verdi:

“Hem kadınlar hem de Türk kökenliler açısından büyük başarı. AfD’ye karşı ikinci ve üçüncü kuşağın böylesine güçlü bir siyasi aktör hâline geleceğini kim tahmin edebilirdi?”

“Fırsat eşitliği sağlandığında insanımızın neler başarabileceğinin göstergesi”

Demirok, Türk kökenli siyasetçilerin elde ettiği başarıların eğitimde ve toplumsal yaşamda fırsat eşitliğinin önemini ortaya koyduğunu belirtti.

“Bu başarılar, eğitimde ve toplumsal yaşamda fırsat eşitliği sağlandığında insanımızın neler başarabileceğinin somut göstergelerinden biri. Aynı zamanda insanların kökenlerinden bağımsız olarak siyasal yaşama katılabilmelerinin demokratik toplumlar açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor.”

AfD’nin yükselişine dikkat çekti

Demirok, Almanya siyasetinin diğer yüzünde AfD’nin yükselişinin bulunduğunu da vurguladı. Partinin göç konusundaki sert politikalarının ülkede yaşayan göçmenler arasında kaygıya yol açtığını ifade etti.

Almanya’da yaşayan Türk kökenlilerin ortak geleceklerinin ve haklarının korunmasına yönelik beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Demirok, yazısını şu değerlendirmeyle tamamladı:

“Yeşilgöz ve Eralp örnekleri bize bir başka gerçeği daha gösteriyor: Yıllar önce Avrupa’ya göçmen veya mülteci olarak giden ailelerin çocukları ve torunları, bugün yaşadıkları ülkelerin yalnızca ekonomik ve toplumsal hayatında değil, siyasal geleceğinin belirlenmesinde de söz sahibi oluyorlar.”

Bu haber toplam 138 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.