“Üstünüzü tamamen çıkarmak zorundaydınız” – İsviçre’ye gelen mevsimlik kadın işçilerin unutulan hikâyesi
Savaş sonrası ekonomik büyümeyi omuzlayan on binlerce kadın, ağır koşullar, ayrılıklar ve görünmez bir hayat yaşadı.
ZÜRİH – İkinci Dünya Savaşı sonrasında İsviçre’nin ekonomik kalkınmasının arkasında büyük ölçüde göçmen işçiler vardı. Neue Zürcher Zeitung’da yayımlanan kapsamlı dosya, özellikle kadın mevsimlik işçilerin çoğu zaman unutulan dramatik hikâyelerini gün yüzüne çıkarıyor.
Umutla başlayan yolculuk
İtalya, İspanya, Portekiz ve Balkanlar’dan gelen on binlerce kadın, daha iyi bir yaşam umuduyla İsviçre’ye geldi. Çoğu genç, yoksul ve eğitimsizdi.
İspanya doğumlu Delfina Gonzalez yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“16 yaşındaydım. Gijon’dan İsviçre’ye trenle geldim. Yolculuk bir buçuk gün sürdü. Cenevre’de sağlık kontrolünde belden yukarı soyunmak zorundaydık. Ağlayan kadınlar vardı, çok utanç vericiydi.”
Bu kontrol noktalarında kadınların hamile olup olmadığı bile fiziksel olarak inceleniyordu. Hamile olduğu düşünülenler ise ülkeye alınmadan geri gönderiliyordu.
Kadınlar görünmeyen çoğunluktu
Genelde erkek işçiler akla gelse de, 1950’li ve 60’lı yıllarda mevsimlik işçilerin büyük bir kısmını kadınlar oluşturuyordu.
* 1960 yılında: 20.000’den fazla kadın
* 1970 yılında: 30.000’in üzerinde
Bu kadınlar:
* Garson
* Hizmetçi
* Terzi
* Fabrika işçisi
olarak çalıştı.
Zor yaşam koşulları
Çalışma ve yaşam koşulları son derece ağırdı:
* Kalabalık odalarda yaşam
* Düşük ücretler
* Yerli çalışanlara göre %17 daha az kazanç
* İş ve kanton değiştirme yasağı
Slovenyalı Sonja Montanini bu durumu şöyle özetliyor:
“İş değiştiremiyorduk. Bir bakıma işverenin insafına kalmıştık.”
Aile kurmak yasaktı
Mevsimlik işçi statüsü, en ağır sonuçlarını aile hayatında gösterdi:
* Aile birleşimi yasaktı
* Çocuk sahibi olmak fiilen engelleniyordu
* Çocuklar çoğu zaman memlekette bırakılıyordu
İspanyol Olga Gomez yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Evlenmiştim ama resmi kaydettirmedim. Çünkü çocuklu kadınlara çalışma izni verilmiyordu.”
Tarihçi Toni Ricciardi’ye göre:
* 1949–1975 arasında yaklaşık 500.000 çocuk ebeveynlerinden ayrıldı
* 50.000 çocuk ise İsviçre’de “gizli” olarak yaşadı
“Gizli çocuklar” gerçeği
Bazı aileler çocuklarını kaçak şekilde İsviçre’ye getirdi. Bu çocuklar:
* Gündüz saklanıyor
* Gece dışarı çıkabiliyordu
O dönemde bir işçinin sözleri durumu çarpıcı şekilde özetliyor:
“Dolaplarımızda gömleklerden daha fazla çocuk var.”
Ekonominin görünmez motoru
Mevsimlik işçiler İsviçre ekonomisi için kritik rol oynadı:
* Refah döneminde üretimi artırdılar
* Kriz döneminde ise izinleri yenilenmeyerek ülkeden gönderildiler
Bu sistem, göçmenleri adeta “ekonomik tampon” haline getirdi.
Sistem değişti ama izleri kaldı
1965’ten itibaren bazı iyileştirmeler yapıldı:
* Sınırlı oturma izni
* Kısmi aile birleşimi
Ancak gerçek değişim 2002 yılında, serbest dolaşımın yürürlüğe girmesiyle geldi ve mevsimlik işçi sistemi tamamen sona erdi.
Çelişkili bir miras
Tüm zorluklara rağmen birçok kadın için İsviçre bir fırsat da sundu. Delfina Gonzalez bunu şöyle ifade ediyor:
“Burada kadınların çalışabildiğini gördüm. Bu yüzden kalmak istedim.”
Bu hikâyeler, İsviçre’nin ekonomik başarısının arkasındaki insan bedelini gösteriyor:
Ayrılan aileler
Görünmez emek
Uzun yıllar süren sessizlik
Bugün Zürih’te açılan sergiler ve yapılan çalışmalar, bu unutulmuş kadınların hikâyelerini yeniden görünür kılmayı amaçlıyor.
Bu haber toplam 191 defa okunmuştur






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.