Sol Partiler Bakan Cassis'e neden karşı?
Sol kesimde Cassis'in sevilmemesi aslında yeni değil. SP Başkanı Christian Levrat, Cassis'in göreve başlamasından yaklaşık iki ay sonra, Aralık 2017 sonunda yeni dışişleri bakanını acemi olarak nitelendirdi.
Cemil Baysal
ZÜRİH- Yeşiller 11 Aralık'ta gerçekleşecek bakanlık seçimlerinde Liberal Demokrat Parti (FDP) Federal Konseyi Ignazio Cassis'e saldırı hazırlığındalar. Cassis'in ya bakan olduğu için ya da sol kesime malzeme verdiği için sevilmiyor olabilir. 11 Aralık'ta yapıalcak bakanlık seçimlerinde FDP Partisinden halihazırda iki bakanın Federal Konsey'de temsil ediliyor olmasından dolayı tüm saldırılar Ignazio Cassis'e yönelik. Cassis ise savaşıyor. Imaj çalışmalarına önem veren Bakan Blick Gazetesi'nde 4 sayfa görüntü verdi. “Talk Täglich” programında kendisinin olası seçilememe ihtimaline yönelik soruları cevaplamıştı. Yeşiller'in Federal Konseyde bir koltup sahibi olup olamayacaklarını Parlamento'nun karar vermesi gerektiğini söyledi. Oturduğu makamın solcuların hedefinde olmasını ise, kendisinin kültürü ve dili ile de ilgisi olduğunu vurguluyor. Gerçekten de Ignazio Cassis son günlerde kendisini savunmaya çekmişti. Federal Konseyde yeni bir sihir formülü getirilmesinin tartışılması yerine, 20 Ekim seçimlerinden bu yana aslında sadece Cassis'in görevinden ayrılığı ve seçilememesi sorusu etrafında dönüyor. Yüzdelik hesaplar yerine kişiler odak noktasında. Solcular, FDP Federal Konsey Üyesini kafaya taktı: Onlara göre Cassis zayıf bir lider, fırsatçı ve kötü bir dışişleri bakanı.
ELEŞTİRİ YAĞMURU
Bu eleştiri aslında yeni değil. SP Başkanı Christian Levrat, Cassis'in göreve başlamasından yaklaşık iki ay sonra, Aralık 2017 sonunda yeni dışişleri bakanını acemi olarak nitelendirdi. Solculara göre bile olağandışı erken bir saldırıydı bu. Çünkü genellikle yeni seçilen Federal Meclis üyeleri başlangıçta görevlerine alışmaları için bir süre rahat bırakılıyor. Yeni Dışişleri Bakanı'nın politik profilini geliştirmesine fırsat vermeden Levrat'ın onu sert bir şekilde eleştirmesi, bu eleştirisinin sebeplerinin daha derin olduğu şüphesini doğuruyor. Zira FDP Federal Konseyi'nin dışişleri bakanı bilançosu o kadar da kötü değil.
Cassis, Avrupa politikasında pek çok şey başardı. Kendisinden önceki Didier Burkhalter yönetiminde yıllarca süren bir durgunluktan sonra bazı şeyleri harekete geçirmeyi başardı. Birkaç ay içinde İsviçre ve AB, bir hakem kurulu modeliyle sözleşme taslağı metni üzerinde anlaştılar. Cassis dosyaya yeni bir dinamizm getirdi ve hatta SP departmanından bir görevli de buna tanıklık etti. Cassis, devlet sekreteri Roberto Balzaretti ile birlikte ofansiv açılım başlatarak ülkenin dört köşesini turlayarak AB ile olan müzakere anlaşma taslağını anlattı. İsviçre'yi baştanbaşa dolaştı. Bu konunun aydınlatılması sadece hava boşluğuna laf yetiştirmekle yeterli olmuyordu. Ancak 2018 yazında, Avrupa siyasetine yönelik sendikalarda da tam bir muhalefet başladı ve bunun için Cassis suçlanıyordu. Bir SRF röportajında Cassis, alınan dolaylı önlemlerde farklı tedbirlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Soldaki öfke çok büyüktü. Ve muhtemelen biraz da sahte yani abartılmıştı. Dışişleri bakanlığının belirttiğine göre sendikalar bu konuda bilgilendirilmişlerdi. Bir muhafazakar yetkili, solun bu konuyu abartarak tırmandırması için Cassis'in onlara iyi bir malzeme verdiğini söyledi.
FEDERAL KONSEYİN TAMAMI SUÇLU!
Dış Politika Komisyonunun son iki yılında başkanlık eden Hristiyan Demokrat CVP Ulusal Meclis Üyesi Elisabeth Schneider-Schneiter'in dediği gibi AB Çerçeve anlaşması ile ilgili durumun bugün devam etmesi Cassis'in hatası değil. Bunda tüm Federal Konseyin suçu olduğunu söylüyor. Elisabeth Schneider-Schneiter “SP Federal Konsey Üyesi Alain Berset, 2018'de Konfederasyon Başkanı olarak görev yaptığı yılda da tarafları yumuşatmada başarısız olmuştu” dedi. Schneider-Schneiter, Cassis'i dışa dönük kominikatif açıksözlü yaklaşımı için de eleştiriyor ve ekliyor: “Sendikalara karşı daha duyarlı olması gerekiyordu” diyor. Bu sadece Avrupa politikası ile ilgili değil, geniş çapta duyulan bir suçlama. FDP'de bile Cassis'e yönelik, iletişimsel yanlış anlaşılmalardan bahseden sesler duyuluyor. FDP yönetiminden bir kişi “Sorun, içinden geçen her şeyi dile getirmesi” diyor. SP Ulusal Meclis Üyesi ve Dış Politika Komisyon Üyesi Bakanı Eric Nussbaumer'e göre daha dikkatli bir iletişim olmalıdır: “Siyasi görüş olarak Ignazio Cassis ile aynı fikirde değilim ama iletişim önemli bir dış politika becerisidir” diyor. İletişimin eleştirilmesi, diğer konularla beraber içeriğin eleştirilmesiyle de karışıyor. Casis'in Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Yardım ve İş Ajansını (UNRWA) bir röportajda sorunun bir parçası olarak tanımladığında, bazıları için kızgın demiri kavramış gibi oldu ve diğer bir kesime göre kalıcı hasarlar bıraktı. Ayrıca Zambiya'daki Glencore madenini yaptığı ziyaretindeki kominikasyon hataları eleştirmenlere saldıracak bir alan sundu.
YENİ DIŞ POLİTİKA DİLİ
Federal Konsey Üyesi Cassis'in dış politikadaki dili solcuların hoşuna gitmediği açık. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasını imzalamayı reddetmesi veya BM Göç Antlaşması ile ilgili endişeleri hoş karşılanmadı. Cassis, kalkınma işbirliğine daha fazla odaklanıyor ve ağırlık merkezini değiştiriyor. Özel sektör çözümün bir parçası olarak görülüyor. Kalkınma yardımlarının göç meseleleriyle olan ilişkisi de ayrı bir konudur. Kalkınma ve İşbirliği Müdürlüğü (DEZA), Cassis'i kısa vadeli bir siyasete yöneltti. Hristiyan Demokrat Partili (CVP) Ulusal Meclis Üyesi Schneider-Schneiter bu durumun herkese uymadığını doğruluyor. Eski Dışişleri Bakanı Didier Burkhalter'in bunu daha kolay başardığını vruguluyor ve ekliyor: “Ama kim bir şeyi değiştirmek şekil vermek isterse, bazılarını ve etrafı rahatsız eder.''
Cassis'in tasarladığı şey, SVP Federal Konseyi Üyesi Guy Parmelin'e bağlı olan Ekonomik İşler Dairesi (WBF) ile yapılan işbirliğinde görünüyor. WBF, ''Cassis bu departmanın çalışmalarına muhafazakar-milliyetci bir vatandaş bakışı getirdi'' diyor. Ayrıca Cassis'in dış politika meselelerinde makroekonomik yönünü de değerlendirdiğini vurguluyor.
ESKİ BİR TARTIŞMA
Ancak Levrat'ın Cassis'i göreve başladıktan hemen 2 ay sonra acemi olarak tasvir ettiği 2017 sonlarında, dış politikadaki yeni rota hakkında hiçbir şey hissedilmemişti. Cassis'in çevresinden bazı kişiler, Dışişleri Bakanına yapılan bu saldırının, Ulusal Meclis'te beraberlerken yaşanmış olan eski bir hikayeden dolayı olduğuna inanıyorlar. Levrat, Mart 2017'de Cassis'in FDP fraksiyon başkanı dönemde, zorlu emeklilik reformuyla ilgili izlediği politikadan vazgeçmediği takdirde, “ciddi kişisel sonuçları” olmakla tehdit etmiş. Liberal Partili yetkiliye göre ,Cassis daha Federal Konseye seçilmeden önce onu koltuğundan etmek için önü açılmıştı. Buna karşılık Sosyal Demokrat Parti'li (SP) bir üye ise bu iddiayı reddediyor: ''Levrat kin tutan birisi değildir.''
Ancak Cassis'in medyadaki değerlendirmeleri son yıllarda önemli ölçüde değişti. Örneğin, 2015 yılı sonunda Grup Başkanı (fraksiyon) seçildiğinde “partinin sosyal vicdanı” ("Güneydoğu İsviçre"), sosyo-politik liberal ve açık bir dış politikanın destekleyicisi olarak kabul edildi. SRF'nin değerlendirmesine göre ise Cassis bugün, sıkı bir milliyetci-muhafazakar. Bir SP Departmanında “üçüncü bir SVP Federal Konsey Üyesi” olması konuşuluyor. Cassis'in sol cephede eleştirilmesinin Federal Konseydeki parti meslektaşı Karin Keller-Sutter ile de bir ilgisi var. Onun Federal Konsey'e seçilmesi, SP için yeni fırsatlar ortaya çıkardı. Gerçi Keller-Sutter, Cassis'ten daha fazla sola yakın siyaset yapmadığı söyleniyor. Ancak CVP'nin görüşleri ve çözüm önerilerine daha açık ve onlarla iyi uzlaşıyor. Bunlardan birisi mesela, 55 yaş üstündekilerin büyük bir çoğunluğunun emekliliğe kademeli geçişlerine yardımı olmuştu ki, kendisinden önceki dönemin Federal Konsey Üyesi Johann Schneider-Ammann zamanında böyle bir şey mümkün değildi.
Cassis'e yapılan saldırılar şahsa yöneliktir. Bir SP politikacısı siyasetin bu denli kişiselleştirilmesine kendisinin de karşı olduğunu belirtiyor. Ayrıca bunun Yeşillere bir faydası olup olmayacağı da belirsiz diyor ve ekliyor: “Hata yapan kişinin kellesi alınır.”
Bu haber toplam 2419 defa okunmuştur






