ZÜRİH – Zürih’te restoran, benzin istasyonu, gayrimenkul ve çeşitli şirketlerden oluşan bir iş ağı kuran üç kardeş hakkında yıllardır süren kapsamlı soruşturma Zürih Bölge Mahkemesi’ne taşındı.
Tages-Anzeiger’in haberine göre kardeşler, 1990’lı yılların başında İsviçre’ye geldi. Haberde mahremiyet nedeniyle isimler değiştirilerek aktarılırken, davanın merkezindeki ve Hassan B. olarak adlandırılan kardeşin İsviçre’ye geldiğinde 14 yaşında olduğu belirtildi.
Pizzacı ve inşaat işçiliğinden milyonluk servete
Kardeşler, İsviçre’ye geldikten sonra pizzacıda, kurye olarak ve inşaat sektöründe çalıştı.
2000’li yılların başında küçük bir mağazası bulunan benzin istasyonunu işletmeye başlayan kardeşler, daha sonra faaliyetlerini genişletti. Zürih’in Langstrasse bölgesinde başarılı bir kebap işletmesini de satın aldılar.
Bugün 49, 45 ve 52 yaşlarında olan kardeşlerin restoran, benzin istasyonu ve çeşitli gayrimenkullere sahip olduğu belirtilirken, Tages-Anzeiger vergi kayıtlarına dayanarak servetlerinin milyonlarca frank seviyesinde olduğunu aktardı.
Ancak savcılığa göre ekonomik başarılarının bir bölümü yasa dışı kredi faaliyetleriyle bağlantılıydı.
Yüzde 120’ye varan gizli faiz
Davanın önemli bölümünü kardeşlerin verdiği krediler oluşturdu.
İddiaya göre 2010 yılından itibaren özellikle bankalardan kredi almakta zorlanan ve mali sıkıntı yaşayan küçük işletme sahipleri Hassan B.’ye başvurmaya başladı.
Sistem klasik bir banka kredisi şeklinde işlemiyordu. Müşterilere ihtiyaç duydukları para veriliyor, karşılığında otomobil, gayrimenkul, halı veya çeşitli eşyalar teminat niteliğinde kullanılıyordu. Borçlular daha sonra bu eşyaları taksitlerle geri satın alıyordu.
Mahkemeye yansıyan bilgilere göre ödenen toplam miktar başlangıçta verilen paranın çok üzerine çıkıyordu. Bazı işlemlerde gizli faiz oranının yüzde 120’ye kadar ulaştığı tespit edildi.
Hassan B.’nin yıllar içerisinde yalnızca otomobillerle bağlantılı en az 63 sözleşme yaptığı belirtildi.
“Müşteriler sanıklardan korkuyordu”
Mahkemede doğrudan yedi tefecilik vakası ele alındı. Savcılık ise gerçek sayının daha yüksek olabileceğini ileri sürdü.
Savcı, soruşturma sırasında bazı müşterilerin sanıklardan korktuğunu ve bu nedenle yalnızca sınırlı sayıda kişinin ifade vermeye hazır olduğunu söyledi.
Sanık tarafı ise işlemlerin yasa dışı kredi sistemi olduğu iddiasına karşı çıktı. Mahkeme, Hassan B. ile birlikte çalışan bir kadın arasındaki mesajlaşmaları önemli delillerden biri olarak değerlendirdi.
Mahkeme söz konusu sistemi “çok pervasızca uygulanan bir iş modeli” olarak nitelendirdi ve iki kardeş ile birlikte çalışan kadını tefecilikten suçlu buldu.
Kebap işletmesi için ağır suçlamalar
Yaklaşık 120 sayfalık iddianamede kardeşlere yönelik daha ağır suçlamalar da yer aldı.
Savcılığa göre Langstrasse’deki bir kebap işletmesinin devralınması sırasında tehdit ve baskı kullanılmıştı. İddialar arasında işletmenin hisselerinin zorla devrettirilmesi, tehdit ve silah zoruyla ticaret siciline götürülme gibi suçlamalar bulunuyordu.
Ancak mahkeme bu olayların gerçekleştiğini yeterli kesinlikle kanıtlayamadı.
Mahkeme, şikâyetçilerin ifadelerinde çelişkiler bulunduğuna ve bazı ağır iddiaların soruşturmanın ilerleyen aşamalarında dile getirildiğine dikkat çekerek kardeşleri bu suçlamalardan beraat ettirdi.
Cinsel saldırı suçlamalarından beraat
Hassan B. hakkında bir kadının ileri sürdüğü cinsel saldırı suçlamaları da dava kapsamında değerlendirildi.
Mahkeme, kadına ait mahrem görüntüler kullanılarak sahte hesaplar oluşturulması konusunda Hassan B.’yi suçlu buldu. Ancak cinsel suçlamalar konusunda mahkûmiyet için yeterli delil bulunmadığı sonucuna vardı.
Bu nedenle Hassan B., kendisine yöneltilen cinsel saldırı suçlamalarından beraat etti.
Dört yıl hapis ve 230 bin frank
Mahkeme 49 yaşındaki Hassan B.’yi tefecilik, zimmet ve silah bulundurma suçlarından mahkûm ederek dört yıl hapis cezasına çarptırdı.
Sanığın soruşturma kapsamında daha önce yaklaşık 450 gün tutuklu kaldığı ve bu sürenin cezasından düşüleceği belirtildi.
Mahkeme ayrıca Hassan B.’nin devlete 230 bin İsviçre frangı ödemesine karar verdi.
Küçük kardeş ve davada yargılanan kadın ise kısmen ertelenmiş cezalar aldı. Büyük kardeş hakkında şartlı ceza kararı verildi.
Davanın uzun yıllara yayılması ve bazı suçlamaların zaman aşımına uğraması da cezaların belirlenmesinde etkili oldu.
Karar henüz kesinleşmedi
Dava, üç kardeşin yıllar içinde kurduğu ticari yapının arkasındaki tartışmalı ilişkileri de mahkeme kayıtlarına taşıdı.
Ancak hukuki süreç tamamen sona ermiş değil. Sanıkların Zürih Bölge Mahkemesi’nin kararına itiraz etme hakları bulunuyor. Bu nedenle verilen kararlar henüz kesinleşmiş değil.