ZÜRİH – Türkiye’nin Zürih Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma programı gerçekleştirildi. Törene Türkiye’nin Zürih Başkonsolosu Fazlı Çorman’ın yanı sıra UID İsviçre Başkanı Yasin Alemdaroğlu, İsviçre Türk Federasyonu Genel Başkanı İrfan Okutan, İsviçre Türk Diyanet Vakfı Genel Müdürü Zafer Terkeşli ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Programda konuşan Başkonsolos Fazlı Çorman, 15 Temmuz 2016 gecesinin Türk milletinin tarihinde silinmez izler bıraktığını belirterek, FETÖ mensupları tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin yalnızca seçilmiş hükümeti değil, Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve anayasal düzeni hedef aldığını söyledi.
“Türk milleti o gece büyük bir destan yazdı”
Çorman, yaşananların sıradan bir darbe girişiminin ötesinde, milletin iradesine ve devletin bekasına yönelik kanlı bir terör saldırısı olduğunu vurguladı. O gece milyonlarca vatandaşın kadın, erkek, genç ve yaşlı demeden meydanlara çıktığını ifade eden Çorman, halkın tankların, silahların ve uçakların karşısında cesaretle durduğunu dile getirdi.
Konuşmasında, 253 şehit ve binlerce gazinin fedakârlığının millet iradesinin hiçbir güç tarafından teslim alınamayacağını tüm dünyaya gösterdiğini belirten Başkonsolos Çorman, şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andıklarını söyledi.
“FETÖ tehdidi yalnızca Türkiye’yi ilgilendirmiyor”
15 Temmuz’un doğru anlaşılabilmesi için yalnızca o gece yaşananların değil, darbe girişiminin arkasındaki yapılanmanın da iyi tanınması gerektiğini ifade eden Çorman, FETÖ’nün farklı alanlarda faaliyet gösteren çok katmanlı bir terör ve organize suç örgütü olduğunu kaydetti.
Örgütün faaliyet gösterdiği ülkelerde kurumlara sızmaya çalıştığını, yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı olduğunu belirten Çorman, bu tehdidin yalnızca Türkiye açısından değil, faaliyet gösterdiği ülkelerin kamu düzeni ve güvenliği açısından da ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti.
“Mücadele kararlılıkla sürüyor”
Türkiye’nin 15 Temmuz’dan bu yana FETÖ ile mücadelesini hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürdüğünü vurgulayan Çorman, uluslararası iş birlikleri sayesinde örgütün birçok ülkedeki yapılanmasının önemli ölçüde zayıflatıldığını ifade etti.
Örgüt elebaşının hayatını kaybetmesinin mücadelenin sona erdiği anlamına gelmediğini belirten Çorman, meselenin yalnızca kişilerden ibaret olmadığını, yıllar boyunca oluşturulmuş örgütsel yapı ve zihniyetle mücadele edildiğini söyledi.
“Birlik ve beraberlik en büyük güç”
Yurt dışında yaşayan Türk toplumunun da bu süreçte önemli sorumluluk taşıdığını dile getiren Başkonsolos Çorman, birlik ve dayanışmanın korunmasının, doğru bilgiye dayalı hareket edilmesinin ve Türkiye’nin yaşanılan ülkelerde en iyi şekilde temsil edilmesinin ortak görev olduğunu vurguladı.
Konuşmasının sonunda, 15 Temmuz’un en önemli derslerinden birinin milletin birlik ve beraberliği karşısında hiçbir tehdidin başarıya ulaşamayacağını gösterdiğini belirten Çorman, “O gece kazanılan zafer, yalnızca darbe girişiminin engellenmesi değil; millî iradenin, demokrasinin ve bağımsızlığımızın yeniden tescili olmuştur” ifadelerini kullandı.
Anma programı, 15 Temmuz şehitleri için yapılan duaların ardından sona erdi.