Başkan Abdulhadi Turus, YTB’nin “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda sadece bugüne değil, yarının dünyasına da dokunan bir “insan hazinesi” inşa ettiğini vurguladı.
YTB, 16. kuruluş yıl dönümünü Başkanlıkta bulunan Anadolu ve Rumeli Kültür Salonlarında gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir etkinlikle kutladı. Programda geride kalan bir yıllık faaliyetlerin bütüncül bir değerlendirmesi yapılırken, YTB’nin gelecek dönem stratejileri kamuoyu ile paylaşıldı.
YTB Başkanı Abdulhadi Turus, konuşmasına kurumun kuruluş amacını hatırlatarak başladı ve 16 yıllık süreçte elde edilen kazanımlar, yürütülen projeler ve sahadaki tecrübelerin kurumsal vizyonu nasıl güçlendirdiğini ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Turus, YTB’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yarının Türkiye’sini İnşa Etme” vizyonuyla kurulduğunu, kalbi ay-yıldızla atan her vatandaş ve soydaşa ulaşma hedefinin kurumun temel motivasyonu olduğunu vurguladı.
16 yaşın sembolik bir döneme işaret ettiğini belirten Turus, bu yaşın hem bir muhasebe hem de geleceğe dönük kararların netleştiği bir eşik olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, YTB’nin edindiği tecrübeleri doğru adımlarla yönlendirerek gençlik heyecanı ve dinamizmiyle birleştireceği yeni dönemin başlangıcına dikkat çekti.
“Değerli mesai arkadaşlarım, kıymetli konuklar, bugün YTB’mizin 16. yılını kutlamak, yaklaşık son bir yılda yaptığımız faaliyetleri bütünlüklü olarak görmek ve içinden geçtiğimiz tarihi eşiği hep birlikte anlamlandırmak üzere bir araya geldik” diyerek konuşmasını sürdüren Turus, YTB’nin Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve kurum çalışanlarının yoğun emeğiyle bugünlere geldiğini vurguladı.
İçinde yaşadığımız küresel sistemin kırılganlığına ve yaşanan krizlere değinen Turus, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve “mutlak” olarak öğretilen sistemin artık çatırdadığını belirtti. Turus, pandemi süreci, Rusya-Ukrayna savaşı, 7 Ekim sonrası Gazze’de yaşayan soykırımın küresel adaletsizliği ve çıkar odaklı düzeni gözler önüne serdiğini ifade etti.
Turus, konuşmasının devamında Gazze’de yaşanan katliamlara dikkat çekerek uluslararası toplumun tepkisizliğine vurgu yaptı ve “7 Ekim sonrası Gazze’de yaşananlar, kuralların tamamen yok sayıldığı karanlık bir dönemdir. Gazze’de yaşanan soykırım, Batı’nın tüm insani iddialarının altına bizzat kendi eliyle dinamit koyduğu, kuralların tamamen yok sayıldığı bir karanlık devir olarak tarihe geçmiştir. Biraz vicdanı olan yürekler için bile bir milattır 7 Ekim sonrası Gazze” dedi. Aynı zamanda, küresel sistemin “öteki” olarak gördüğü Müslümanı ve onun yaşama hakkını nasıl göz ardı ettiğini, ölümü ise istatistiksel bir olgu gibi değerlendirdiğini hatırlattı.
Konuşmasını emeği geçen tüm personele teşekkür ederek tamamlayan Turus, “Bu yolculukta en büyük gücümüz, sizlerin samimiyeti, gayreti ve inancıdır” diyerek YTB’nin geleceğe güvenle bakacağını belirtti.
Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.