Sandığa giderek gücümüzü göstermeliyiz

Şeref Yıldız

Ülkemizin, 15 Mayıs sabahına istikrarlı bir yönetimle başlamaya her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Dünyadaki siyasi, ekonomik ve askeri dengelerin değiştiği, kutuplaşmanın bu kadar alenen yapıldığı bir dönemde dünyanın en önemli coğrafyasında bulunan Türkiye’nin kurulacak yeni oluşumlarda önemli bir oyun kurucu olması için ülkemizin güçlü bir iktidara ihtiyacı olduğunun altını çizmekte fayda var. Dünya küresel salgını henüz atlatmadan Ukrayna savaşıyla birlikte Rusya ile Batı ittifakının giriştiği mücadele, birçok dengeyi alt üst etti. Süper güçlerin yaptırım kararlarıyla ve ambargolarla ekonomik dengeler değişti. Türkiye’nin yarım asra yakın mücadele ettiği ve bitme noktasına getirdiği terör örgütü ise seçimlerde açıktan destek vereceği siyasi oluşumu açıklayabiliyor. Birileri de buna “toplumsal barış” adı altında Türk halkına servis ediyor. Bu yüzden hiçbirimizin küçük hesaplar yüzünden küsmeye hakkı yoktur. Varoluş mücadelesi verdiğimizi unutmayalım.

Demokratik kazanımları elde etmek için uzun mücadeleler vermek gerekiyor. Biz de bu uzun soluklu mücadele için önce gücümüzü sandığa yansıtacak sonra da haklı taleplerimizi dile getirerek sahip olmaya çalışacağız. Bu seçim sıradan bir seçim olmadığı için biz de her oyun ne kadar kıymetli olduğunun farkına vararak hareket etmeliyiz. Kendimiz oy vermekle vazifemizi yerine getirmiş olmayız. Komşumuzun, dostumuzun da sandığa gitmesini sağlamalıyız.
28. dönem Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi için yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız 27 Nisan- 9 Mayıs tarihleri arasında oy kullanılacak. Yüksek Seçim Kurulu, 14 Mayıs'ta yapılacak cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili seçiminde
yurt dışında 75 ülke ve 156 temsilcilikte toplamda 180 noktada oy kullanabilmek için 4 bin 969 sandık kuracak. Seçime katılımın tam olması halinde Türkiye dışından 3 milyon 286 bin 786 kişi oy verecek. Yurtdışında yaşayıp seçim zamanı Türkiye’de bulunan vatandaşlarımız için ise 19'u kara, 19'u hava, 8'i de limanlarda olmak üzere 46 gümrük kapısında da kurulacak sandıklarda oy kullanma işlemi yapabilecek. Oy kullanabilecek kişi sayısı ise Türkiye’de 60 milyon 904 bin 499 kişi. Yurt içi ve yurt dışı toplamda 64 milyon 191 bin 285 seçmen bulunuyor. Hangi siyasi partiye oy verecekseniz verin lakin, mutlaka sandığa giderek vereceğimiz oylarımızla kendi gücümüzü siyasi partilere hissettirelim. Gücümüzü gören her parti, oylarımızı alabilmek için bizimle masaya oturmak zorunda kalacaktır.

Biz yurtdışı Türkler olarak öncelikle seçim bölgesi statüsünü kazanmalıyız. Oyumuz nispetinde milletvekili sayımız belirlenmeli ve bu vekiller mutlaka yurtdışında yaşayanlardan oluşmalıdır. Dış Türkler Bakanlığı ve TBMM’de daimî komisyonla temsil edilmeliyiz. Bu başlıklardaki haklarımızı elde etmemizin ardında eğitim, emeklilik, vatandaşlık, askerlik, araç götürme, sağlık hizmetleri gibi sorunları çözmek daha kolay olacaktır.

Fakat en önemlisi ise sahip olduğumuz oyun kıymetini bilerek hareket etmeliyiz. Bazı haklar olağan üstü zamanlarda tehir edilir. Bu seçin Türk dünyası, İslam alemi ve dünya mazlumlarının yarınlarını yakından ilgilendiriyor. Kimsenin Pire’ye kızarak yorgan yakma hakkı yor. Böyle bir hatayı Abdülhamid Han döneminde yaptık ve koskoca Osmanlı İmparatorluğunu kaybettik ve Anadolu kıtasını savunmak için milli mücadele vermek zorunda kaldık. Öyle bir seçim arifesindeyiz ki ABD ve Avrupa destekli ve geçmişte bir araya gelmeleri mümkün olmayan partiler bir araya getirildi.

Bu iş çiçek böcek bahar havası vadiyle olmuyor. Kolay kazanılmayan bu vatan için yüzbinler can verdi. Şimdi oylarımızla bu vatanı savunma vaktidir. Her oy çok kıymetli. Her oyun vebalini bilerek hareket etmeliyiz. Amma öne sandığa gitmeyi milli bir vazife bilmeliyiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.