ZÜRIH- İsviçre’de zorunlu sağlık sigortası giderleri 2025’te yeniden yüzde 5’in üzerinde arttı. Dört yılda kişi başına maliyet 1.000 Frank yükseldi. Fark kantonlar arasında uçurum boyutunda.
İsviçre’de sağlık harcamalarındaki artış hız kesmiyor. Federal Sağlık Dairesi’nin (BAG) yayımladığı son maliyet izleme verilerine göre, 2025 yılında zorunlu sağlık sigortası kapsamında yapılan harcamalar yüzde 5,2 arttı.
Bu artış, kişi başına ortalama yıllık maliyetin 4.968 Franka yükselmesi anlamına geliyor. Bir önceki yıla göre artış 247 Frank oldu.
Daha çarpıcı olan ise son dört yıldaki tablo: 2021’de kişi başı maliyet 3.999 Frank iken, bugün bu rakam yaklaşık 1.000 Frank daha yüksek.
En pahalı kanton: Cenevre
Kantonlar arasında büyük farklar dikkat çekiyor.
• Cenevre’de kişi başına yıllık sağlık gideri 6.000 Frankın üzerinde.
• Appenzell Innerrhoden’de ise bu rakam yaklaşık 3.500 Frank.
Batı İsviçre ve Ticino’da sağlık hizmeti kullanımının, Almanca konuşulan kırsal kantonlara kıyasla belirgin şekilde daha yüksek olduğu görülüyor.
En büyük gider kalemi: Hastaneler
Kişi başına ortalama yıllık gider dağılımı şöyle:
• Hastane hizmetleri: ~1.900 Frank
• Doktor hizmetleri: ~1.100 Frank
• İlaçlar: ~900 Frank
Dikkat çeken bir başka değişim ise ayakta tedavilerin (ambulant) artık yatarak tedavileri (stationär) maliyet açısından geride bırakmış olması.
En hızlı artış: Spitex ve psikoterapi
Oransal olarak en büyük artış evde bakım hizmetlerinde (Spitex) yaşandı:
• Spitex giderleri yüzde 13 arttı
• Psikoterapi giderleri yüzde 9,8 yükseldi
Fizyoterapi, laboratuvar testleri ve beslenme danışmanlığı gibi alanlarda da artış sürüyor.
Gençler daha fazla doktora gidiyor
Sağlık maliyetlerindeki artış yalnızca yaşlanan nüfusla açıklanamıyor.
• 18 yaş altı çocuk ve gençlerde giderler yüzde 7,5 arttı
• 26 yaş altı gençlerde artış yüzde 8’e ulaştı
Uzmanlara göre gençler daha sağlıklı olmalarına rağmen daha sık doktora başvuruyor. Artan belirsizlik ve güven kaybı bu eğilimin sebepleri arasında gösteriliyor.
Primler kaçınılmaz olarak artıyor
BAG, artan sağlık harcamalarının doğrudan krankenkasse primlerine yansıdığını vurguluyor.
Federal hükümetin maliyet düşürme paketleri ve yeni tarife reformları devreye girmiş olsa da, harcamalardaki yükseliş henüz frenlenebilmiş değil.
Sağlık sistemindeki bu kalıcı artış, hem hane bütçelerini hem de kamu finansmanını önümüzdeki yıllarda daha fazla zorlayacak gibi görünüyor.