Sabiha Gökçen Havalimanı’nda olası bir facia acı sonuçlar doğurabilir

Şeref Yıldız

Yazı yazdığımız bu köşe, bize tahsis edildiği kadar okuyucularımızın da görüş ve düşüncelerini dile getirebildikleri bir platformdur. Zaman zaman duyarlı vatandaşlarımızdan, kamuoyunun dikkatine sunulmasını istedikleri önemli konularla ilgili mesajlar alıyoruz.

İsminin bizde saklı kalması şartıyla sesini Sayın Cumhurbaşkanımıza duyurmak isteyen duyarlı bir okuyucumuz, İstanbul’un önemli hava ulaşım merkezlerinden biri olan Sabiha Gökçen Havalimanı’nın terminal binasında gözlemlediği ve insan hayatını yakından ilgilendirdiğini düşündüğü bazı hususları bizlerle paylaştı.

Okuyucumuzun özellikle yangın güvenliği ve acil tahliye konusundaki endişelerini, herhangi bir kişi veya kurumu suçlamadan, yetkili mercilerin dikkatine sunmak istediğini belirterek kaleme aldığı değerlendirmesi şöyle:

“Sayın Cumhurbaşkanım;

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı terminal binasında gözlemlediğim ve binlerce vatandaşımızın can güvenliğini ilgilendirdiğini düşündüğüm bazı hususları doğrudan zatıalinize arz etmek istiyorum.

Terminal binasının ilk inşaat ruhsatı ve kullanım izinlerinin alınmasından sonraki süreçte, özellikle yolcu bekleme ve oturma alanlarının kullanımında önemli değişiklikler yapıldığı görülmektedir. Terminal içerisinde çok sayıda kafe, kahve satış noktası, masa, sandalye ve çeşitli ticari kullanım alanları oluşturulmuştur.

Bu düzenlemelerin, özellikle yoğun saatlerde yolcu hareketliliğini ve acil tahliye güvenliğini etkileyip etkilemediği konusunda endişelerim bulunmaktadır.

Özellikle yoğun saatlerde bazı kapıların, geçiş noktalarının ve koridorların çevresinde ciddi yığılmalar meydana geldiğini gözlemledim. Kafe ve oturma alanlarının da bazı bölümlerde yolcuların dolaşım alanlarını daraltıyor olabileceğini düşünüyorum.

Normal zamanda dahi bu yoğunluğu gördüğümde, olası bir yangın veya yoğun duman durumunda insanların nasıl tahliye edileceği konusunda ciddi endişe duyuyorum.

Panik halinde yüzlerce, hatta binlerce insanın aynı anda çıkışlara yönelmesi durumunda koridorlarda ve kapılarda daha büyük yığılmalar yaşanabilir. İnsanların acil çıkış kapılarını ve kaçış yönlerini zamanında bulamaması, Allah korusun, çok ağır sonuçlara yol açabilir.

Bu nedenle özellikle aşağıdaki hususların yetkili kurumlar tarafından incelenmesini arz ediyorum:

● Terminal binasının ilk onaylı mimari ve yangın tahliye projeleri ile bugünkü fiili kullanım durumunun karşılaştırılması,

● Sonradan oluşturulan kafe, kahve satış noktaları, ticari alanlar ve oturma düzenlerinin onaylı projelere ve yürürlükteki yangın güvenliği hükümlerine uygunluğunun kontrol edilmesi,

● Koridorların, kaçış yollarının ve çıkış kapılarının mevcut yolcu kapasitesi bakımından yeterli olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi,

● Masa, sandalye, satış noktaları ve diğer unsurların kaçış yollarını daraltıp daraltmadığının yerinde ölçülmesi,

● Acil çıkışların ve yönlendirme işaretlerinin yoğunluk, yangın ve duman koşullarında yolcular tarafından kolaylıkla görülebilecek durumda olup olmadığının incelenmesi,

● Yapının ruhsat ve kullanım izinlerinden sonra gerçekleştirilen değişikliklerin gerekli tadilat projeleri, izinler ve yangın güvenliği değerlendirmelerinden geçirilip geçirilmediğinin araştırılması.

Ben bir vatandaş olarak herhangi bir kişi veya işletmeyi suçlamak istemiyorum. Talebim, dile getirdiğim hususların konusunda uzman ve yetkili kişiler tarafından ciddi şekilde incelenmesidir.

Bir havalimanında yangın güvenliği konusunda tedbirlerin ancak bir olay yaşandıktan sonra tartışılmasının çok geç olacağı kanaatindeyim.

Bu nedenle endişelerimin dikkate alınarak İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı terminal binasında mevcut fiili durum esas alınmak suretiyle kapsamlı bir yangın ve acil tahliye güvenliği denetimi yapılmasını arz ediyorum.

Gerek görülmesi halinde gözlemlediğim noktaların yerlerini ve konuya ilişkin fotoğrafları da yetkili makamlara sunmaya hazırım. Konunun ilgili kurumlara iletilerek gerekli teknik inceleme ve denetimlerin yaptırılması hususunu saygılarımla zatıalinize arz ederim.”

Duyarlı okuyucumuzun ortaya koyduğu bu tespit ve endişelere katılmamak mümkün değildir.

Elbette burada herhangi bir kişi, kurum veya işletmeyi suçlamak gibi bir amacımız yoktur. Ancak can güvenliği söz konusu olduğunda, henüz herhangi bir olay yaşanmadan önce gerekli tedbirlerin alınmasını istemek hepimizin vatandaşlık sorumluluğudur. Bir havalimanı gibi her gün binlerce insanın kullandığı büyük ve yoğun bir terminalde, zaman içerisinde yapılan her türlü düzenlemenin yangın güvenliği ve acil tahliye açısından yeniden değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Biz de sorumlu yayıncılık anlayışımızın bir gereği olarak, okuyucumuzun dile getirdiği bu endişeleri kamuoyunun ve ilgili makamların dikkatine sunuyor, konuyu Sayın Cumhurbaşkanımıza da iletiyoruz. Teklif ve hatırlatma bizden; teknik inceleme, denetim ve gerekli görülmesi halinde yeniden düzenleme ise yetkili kurumlarımızındır.

Temennimiz, bu uyarıların herhangi bir acı olay yaşanmadan önce dikkate alınmasıdır. Çünkü can güvenliği konusunda alınacak her tedbir, bir gün belki de yüzlerce insanın hayatını kurtarabilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.