ZÜRİH - Bir toplumun geleceği yalnızca kurumlarla değil, o kurumlarda sorumluluk üstlenen insanlarla şekilleniyor. Bu nedenle siyasi katılım, özellikle göçmen kökenli toplumlar açısından hayati bir önem taşıyor. İsviçre’de büyüyen ikinci kuşak isimlerden biri olan Murat Gediz, bu yaklaşımı hem kişisel yaşam öyküsü hem de siyasi duruşuyla somutlaştırıyor.
2000 yılında, henüz 12 yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’den İsviçre’ye göç eden Murat Gediz için entegrasyon, eğitim, aile hayatı ve günlük yaşamı etkileyen siyasi kararlar teorik tartışmalar değil; birebir yaşanmış deneyimlerin sonucu. Bugün evli, iki çocuk babası olan Gediz, aynı zamanda Emil Frey Digital’de CFO (Finans Direktörü) olarak görev yapıyor. Mesleki sorumluluklarını siyasi angajmanıyla birleştiren Gediz, bu çok yönlü kimliğin kendisine hem disiplin hem de toplumsal sorumluluk bilinci kazandırdığını vurguluyor.
Siyasetle aktif olarak 2014 yılında tanışan Gediz, siyasi yolculuğuna Genç Liberaller’de başladı, ardından ana parti olan FDP bünyesinde çalışmalarını sürdürdü. Bu süreçte Ekonomi alanında lisans (Bachelor) eğitimini tamamlayan Gediz, akademik birikimini hem iş hayatında hem de siyasi faaliyetlerinde aktif biçimde kullandı.
Yaklaşık yedi aydır Zürich Gemeinderat’ında görev yapan Murat Gediz, bu süre zarfında belediye siyasetinin perde arkasını yakından gözlemleme imkânı bulduğunu söylüyor. Belediye meclisine sunulan çok sayıda dosyanın – gerekli ya da gereksiz – karar alma süreçlerini ağırlaştırdığını belirten Gediz, yoğun bürokrasinin pratik çözümleri zorlaştırdığına dikkat çekiyor. İsviçre siyasetinin büyük ölçüde milis sistemiyle yürütülmesinin, işi, aileyi ve siyaseti aynı anda sürdürenler için ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Gediz, bu nedenle tepkisel değil; önceliklendiren, sadeleştiren ve çözüm üreten aksiyoner bir siyaset anlayışını savunduğunu dile getiriyor.
Gediz’e göre İsviçre demokrasisinin temelinde katılım kültürü yer alıyor. Özellikle Türk toplumunun bu sistemi daha iyi tanıması, hak ve sorumluluklarının farkında olması ve siyasi süreçlere daha aktif katılım göstermesi büyük önem taşıyor. Türk toplumuna ilişkin meseleleri kimlik siyaseti üzerinden değil; eşit yurttaşlık, fırsat eşitliği ve ortak sorumluluk perspektifiyle ele aldığını vurgulayan Gediz, bu yaklaşımın toplumsal uyum açısından belirleyici olduğuna inanıyor.
Günlük yaşamı doğrudan etkileyen konuların siyaset gündeminde daha gerçekçi şekilde ele alınması gerektiğini savunan Gediz, özellikle araçlara yönelik artan kısıtlamalar, park alanlarının azalması, yükselen vergiler ve yeni düzenlemelerin çalışan aileler ile küçük işletmeler üzerindeki yüküne dikkat çekiyor. “Amaç yasaklar koymak değil, adil ve uygulanabilir çözümler üretmek olmalı” diyen Gediz, siyasetin sahadaki gerçeklerle bağını koparmaması gerektiğini ifade ediyor.
8 Mart’ta yapılacak seçimler öncesinde, başta Schwamendingen, Saatlen, Auzelg ve Oerlikon (Kreis 12) bölgelerinde yaşayan Türk toplumu olmak üzere tüm seçmenlere çağrıda bulunan Murat Gediz, hedefinin Türk toplumunun İsviçre siyasetinde daha bilinçli, daha görünür ve daha etkili bir şekilde yer almasına katkı sağlamak olduğunu söylüyor. Gediz, “Birlikte yaşadığımız şehre sorumlulukla hizmet etmek istiyorum” diyerek sözlerini tamamlıyor.