Kadın A Millî Futbol Takım Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, oyuncularıyla birlikte Medicana Ataköy Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gören hastalarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında milli sporcular, hastalar için kaleme aldıkları mektupları takdim ederek moral ve motivasyon desteğinde bulundu.
Sporun birleştirici gücü bu kez sağlık için sahaya çıktı; millî oyuncular, kanser farkındalığına dikkat çekmek amacıyla Medicana Ataköy Hastanesi’nde anlamlı bir buluşmaya imza attı. Kadın A Millî Takım Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ve oyuncuları Melike Öztürk, Busem Şeker, Meryem Küçükbirinci ve İpek Kaya hastanenin onkoloji bölümünü ziyaret ederek kanser hastalarına tüm takımın kendi el yazısıyla yazdığı mektupları takdim etti.
Ziyaretin ardından kanser farkındalığına yönelik özel bir seminer düzenlendi. Moderatörlüğünü Medicana Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk’un yaptığı seminerin açılış konuşmasını Medicana Ataköy Hastanesi Genel Müdürü Dr. Necip Kozalı yaptı. Seminerde Medicana Ataköy Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erkan Doğan, Doç. Dr. Nilay Şengül, Klinik Psikolog Beldem Sekban ve Kadın A Millî Takım Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası konuşmacı oldu.
“Futbol, sesimizi duyurmak için bir araç”
Futbolun spordan ibaret olmadığını vurgulayan Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, “Şu bir gerçek: Futbol çok önemli bir oyun ve spor branşı ama aynı zamanda bizim için çok önemli bir araç. Sesimizi çok fazla insana duyurabiliyoruz, dikkat çekebiliyoruz. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz ama buradaki farkındalığı oluşturabilmenin de bizim görevimiz olduğunu düşünüyoruz. Millî Takım formasını giydiğimiz her an bu bilinçle hareket ediyoruz. O yüzden bizim için çok kıymetli, asla unutmayacağımız anlara şahit olmuş olduk” ifadelerini kullandı.
“Kanser tedavilerinde son 20 yılda çığır açıcı gelişmeler yaşandı”
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Doğan, son 20 yılda kanser tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Son 20 yıldaki gelişmeler, çığır açıcı gelişmeler. Biz kanserin ciddi genetik alt yapısına kadar bazı şeyleri öğrenebildik. Bazı şeyleri çözmeye başladık. Onlarca akıllı ilaç, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ortaya çıktı. İmmünoterapilere 2018 yılında Tıp Ödülü verildi. Ama aynı immünoterapi, bir hastada çok faydalı olup hastalığı tamamen ortadan kaldırırken, başka hastada aynısını yapamadığını görüyoruz. Bu da şunu gösteriyor: Kanser sandığımız gibi kolayca çözülebilen, DNA’sını bilseniz bile bir ilaç verip kurtarabileceğiniz bir hastalık değil. Çünkü tümör veya kanser hücreleri çok akıllı. Sizin belirlediğiniz bir tedaviye çok hızlı cevap verip kendini değiştirme ve geliştirebilme kabiliyetine sahip. Bundan dolayı kanser hücreleriyle ilgili bilmediğimiz çok şey var. Ancak bilim çok hızlı ilerliyor.”
Erken tanı hayat kurtarıyor
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Nilay Şengül ise, kanser tedavisinde erken tanının önemine dikkat çekerek, “Bu organizasyonun amacı 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle kansere farkındalığı oluşturmak. Çünkü kanser bir halk sağlığı problemi ve halkın da bilinçlenmesi ve farkında olması gerekiyor. Birçok erken tanıma programı var. Türkiye’de de halk sağlığı merkezlerinde, KETEM’lerde bu tarama programları ücretsiz. Kanserde erken tanı hayat kurtarıyor, nüksetmiyor. İleri evrede tanı konulduğunda ise hem hasta için hem de bizim için daha zor oluyor. O yüzden erken tanının önemini vurgulamak istiyoruz. Birçok yenilikçi tedavi süreçleri var artık. Hedefe yönelik tedaviler, kişiye özel tedaviler, immünoterapiler var. Bu sayede hastaları çok çok uzun süre yaşatabiliyoruz” dedi.
Kanser sadece fiziksel değil pek çok süreci içinde barındıran bir durum
Klinik Psikolog Beldem Sekban ise, “Kanser sadece fiziksel değil pek çok süreci içinde barındıran bir durum. Kişinin hayatı yeniden anlamlandırdığı bir dönem olan tedavi sürecinde pek çok destek gerekiyor. Kişinin bununla baş etme yollarıyla ilgili, aileye nasıl davranılması gerektiğine dair psikolojik destek alınması önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.