İsviçre’de Yeraltı Suyunda Pestisit Alarmı: En Yüksek Değer Seedorf’ta

İsviçre genelindeki ölçümler, tarımın yoğun olduğu bazı bölgelerde yeraltı sularının pestisit kalıntılarıyla ciddi biçimde kirlendiğini ortaya koydu. Bern kantonundaki Seedorf’ta belirlenen değer, yasal sınırın yaklaşık 40 katına ulaştı.

BERN – İsviçre’de yeraltı sularındaki pestisit ve bunların parçalanmasıyla oluşan kimyasal maddelere ilişkin ayrıntılı veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Ölçümler, kirliliğin özellikle tarımın yoğun olarak yapıldığı İsviçre Platosu’nda yüksek seviyelere ulaştığını gösterdi.

Tages-Anzeiger’ın aktardığı Ulusal Yeraltı Suyu İzleme Programı verilerine göre, 2024 yılındaki en yüksek değer Bern kantonuna bağlı Seedorf belediyesinde kaydedildi. Buradaki bir ölçüm noktasında, klorotalonil adlı tarım ilacının parçalanma ürünü litre başına 3,74 mikrogram olarak belirlendi.

Bu değer, litre başına 0,1 mikrogram olan sınırın yaklaşık 40 katına karşılık geliyor. Tarımda mantar hastalıklarına karşı kullanılan klorotalonil, 2020 yılından bu yana İsviçre’de yasak olmasına rağmen parçalanma ürünleri toprakta ve yeraltı sularında uzun yıllar kalabiliyor.

Tarım bölgelerinde kirlilik daha yüksek

Klorotalonil kalıntılarının yüksek seviyelerde ölçüldüğü diğer yerler arasında Trüllikon ve Neerach gibi Zürih kantonundaki belediyeler ile Villmergen, Worben ve çevresindeki tarım bölgeleri bulunuyor.

Federal Çevre Dairesi verilerine göre pestisitlerin parçalanma ürünleri, İsviçre genelindeki her üç ölçüm noktasından birinde litre başına 0,1 mikrogramın üzerinde bulunuyor. İsviçre Platosu’nda ise bu oran yaklaşık yüzde 60’a çıkıyor.

Klorotalonil kalıntıları, tarım yapılan bölgelerdeki ölçüm noktalarının yaklaşık yüzde 70’inde sınır değerin üzerinde tespit edildi. Yetkililer, yasaklanmasının ardından seviyelerde düşüş başladığını ancak kimyasal kalıntıların yeraltı sularında uzun süre varlığını koruyabildiğini belirtiyor. (bafu.admin.ch⁠)

Her ölçüm bütün belediyeyi temsil etmiyor

Yetkililer, bir belediyedeki tek ölçüm noktasının o yerleşim yerindeki bütün yeraltı suyunu veya musluk suyunu temsil etmediğine dikkat çekiyor. Ayrıca her istasyonda aynı maddeler incelenmediği ve ölçümler aynı sıklıkla yapılmadığı için belediyeler arasında doğrudan karşılaştırma yapılması zorlaşıyor.

İsviçre’de içme suyunun yaklaşık yüzde 80’i yeraltı ve kaynak sularından karşılanıyor. Ancak Ulusal Yeraltı Suyu İzleme Programı’nın ölçtüğü bütün kaynaklar içme suyu üretiminde kullanılmıyor.

Seedorf Belediyesi de yüksek kirlilik belirlenen kaynağın onlarca yıldır içme suyu üretiminde kullanılmadığını açıkladı.

“Acil sağlık tehlikesi anlamına gelmiyor”

Federal yetkililer, sınır değerin aşılmasının doğrudan ve acil bir sağlık tehlikesi bulunduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Bununla birlikte klorotalonilin “muhtemelen kanserojen” olarak değerlendirilmesi nedeniyle parçalanma ürünlerinin uzun vadeli sağlık riskleri tamamen göz ardı edilemiyor.

Yeraltı suyunda kimyasal kirlenme tespit edilmesi halinde su tedarikçileri, kirli suyu temiz suyla karıştırabiliyor, ilgili kaynağı kullanımdan kaldırabiliyor veya özel arıtma sistemleri kurabiliyor. Ancak pestisit kalıntılarının sudan uzaklaştırılması hem teknik açıdan zor hem de oldukça maliyetli olabiliyor.

Çevre kuruluşları ve su tedarikçileri, hangi tarım ilacının nerede kullanıldığının kayıt altına alınmasını istiyor. Uzmanlar, pestisit kullanımına ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin su kaynaklarının korunmasını kolaylaştıracağını ve olası risklere karşı daha erken önlem alınmasını sağlayacağını belirtiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri