İsviçre’de tarafsızlık savaşı: 5 büyük partiden “Hayır”

SP, FDP, Merkez, Yeşiller ve GLP, 27 Eylül’de halk oylamasına sunulacak girişime karşı “Hayır” kampanyası başlattı. Partiler, girişimin İsviçre’nin güvenliğini ve dış politikadaki hareket alanını kısıtlayacağını savunuyor.

İsviçre’de 27 Eylül’de halk oylamasına sunulacak Tarafsızlık Girişimi’ne karşı beş büyük siyasi parti güçlerini birleştirdi. Sosyal Demokrat Parti (SP), Liberal-Radikal Parti (FDP), Merkez Parti, Yeşiller ve Yeşil Liberal Parti (GLP), girişimin İsviçre’nin güvenliğini ve dış politikadaki hareket alanını zayıflatacağını savunarak “Hayır” çağrısı yaptı.

İsviçre’de “İsviçre’nin tarafsızlığının korunması” adıyla hazırlanan Tarafsızlık Girişimi’ne karşı kampanya resmen başladı. SP, FDP, Merkez Parti, Yeşiller ve GLP, 27 Eylül’de yapılacak referandumda seçmenlerden girişimi reddetmelerini istedi.

Beş parti tarafından Bern’de düzenlenen basın toplantısında, girişimin İsviçre’nin uzun yıllardır uyguladığı tarafsızlık politikasından kopuş anlamına geleceği ve ülkenin güvenliğini tehlikeye atabileceği savunuldu.

Girişimin mevcut bir sorunu çözmek yerine İsviçre’yi zayıflatacağını öne süren muhalifler, özellikle ülkenin uluslararası ortaklarıyla iş birliği yapma kapasitesinin kısıtlanacağı uyarısında bulundu.

Yaptırımlara da sınırlama getirilecek

Girişim, İsviçre’nin tarafsızlığını daha katı kurallarla anayasal güvence altına almayı öngörüyor. Girişimin kabul edilmesi halinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınmayan yaptırımların savaşan ülkelere karşı uygulanması büyük ölçüde engellenecek.

“Hayır” komitesi, BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto mekanizmasının kararların alınmasını sık sık engellediğine dikkat çekerek, bunun İsviçre’nin dış politika alanındaki hareket kabiliyetini ciddi biçimde daraltacağını savunuyor.

Muhaliflere göre girişimin kabul edilmesi, İsviçre’nin Avrupa Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından uygulanan yaptırımlara katılmasını da birçok durumda mümkün olmaktan çıkarabilir.

“Gereksiz ve tehlikeli”

Merkez Partili Luzern Senatörü Andrea Gmür-Schönenberger, girişimi “gereksiz ve tehlikeli” olarak nitelendirdi.

Gmür-Schönenberger, girişimin mevcut herhangi bir sorunu çözmeyeceğini, aksine yeni sorunlar yaratacağını söyledi.

FDP’li Schwyz Milletvekili Heinz Theiler ise girişimin özellikle güvenlik politikası açısından risk oluşturduğunu belirtti. Theiler, İsviçre’nin savunma kapasitesinin ancak bir tehdit ortaya çıktıktan sonra oluşturulamayacağını vurgulayarak, ülkenin füze savunması gibi bazı alanlarda çevre ülkelerle iş birliğine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

İsviçre’nin arabuluculuk rolü tartışılıyor

SP’li Senatör Mathilde Crevoisier Crelier de girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin uluslararası alandaki arabulucu kimliğinin zarar görebileceğini söyledi.

Crevoisier Crelier’e göre İsviçre, uluslararası hukukun ağır ihlalleri karşısında dahi kenarda duran bir ülke görüntüsü verebilir. Bu durumun ülkenin “iyi hizmetler” olarak adlandırılan arabuluculuk faaliyetlerinin güvenilirliğini zedeleyebileceği savunuldu.

Merkez Partili Milletvekili Isabelle Chappuis ise İsviçre’nin barış ve istikrarı destekleyen uluslararası misyonlara katılımının da kısıtlanabileceğini belirtti. Chappuis, Kosova’daki KFOR barış gücü misyonunu buna örnek gösterdi.

“Ahlaki çıkmaza yol açar”

Yeşiller Partili Basel milletvekili Sibel Arslan, girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin AB veya AGİT tarafından uygulanan yaptırımlara birçok durumda katılamayacağını söyledi.

Arslan, uluslararası hukuk ihlalleri karşısında sessiz kalmanın tarafsızlık değil, “ahlaki bir çıkmaz” anlamına geleceğini savundu.

SP Milletvekili Cédric Wermuth ise yaptırımların etkili olabilmesi için mümkün olduğunca çok ülkenin bunlara katılması gerektiğini belirtti. Wermuth, girişimin kabul edilmesinin ağır uluslararası hukuk ihlallerinde bulunan devletlerin işine yarayacağını öne sürdü.

“Tarafsızlık katı değil, esnek olmalı”

“Hayır” komitesi, girişimin İsviçre’yi gelecekte değişen güvenlik ve dış politika koşullarına karşı katı bir anayasal çerçeveye hapsedeceğini de savunuyor.

GLP’li Milletvekili Corina Gredig, İsviçre tarafsızlığının gücünün katılığından değil, yeni koşullara uyum sağlayabilmesinden kaynaklandığını söyledi.

Gredig, önümüzdeki 10 veya 20 yılda İsviçre’nin hangi güvenlik ve dış politika tehditleriyle karşılaşacağının bugünden bilinmediğini belirterek, girişimin ülkenin hareket kabiliyetini şimdiden sınırlamasının riskli olduğunu ifade etti.

İsviçre’de Tarafsızlık Girişimi 27 Eylül 2026’da halkın oyuna sunulacak. Girişim, Pro Schweiz adlı kuruluş ile İsviçre Halk Partisi (SVP) çevresindeki isimler tarafından hazırlanmış ve İsviçre’nin “daimi ve silahlı tarafsızlığının” anayasal güvence altına alınmasını öngörüyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri