İsviçre’de Sıcak Havanın Sessiz Kurbanları: Böceklerin Yaşam Alanları Değişiyor

İklim değişikliği, ekosistemin temel halkalarından olan böceklerin dağılımını bozuyor; soğuğu seven türler yüksek bölgelere çekilirken istilacı zararlılar yayılıyor.

BERN – İsviçre’de art arda yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık yalnızca göl ve nehir seviyelerini, tarım alanlarını ve ormanları etkilemiyor. İklim değişikliğinin daha az görünür sonuçlarından biri de böceklerin yaşam alanlarında ve dağılımında yaşanan büyük değişim olarak öne çıkıyor.

Watson’ın haberine göre, İsviçre’de 30 binden fazla böcek türü bulunuyor. Bu türler bitkilerin tozlaşmasından humus oluşumuna, zararlıların kontrolünden kuş, balık ve kurbağaların beslenmesine kadar ekosistemde hayati görevler üstleniyor.

Zürih ve Regensburg üniversitelerinde görev yapan biyolog Eva Knop, tüketilen tarım ürünlerinin yüzde 70’inden fazlasının en azından kısmen böceklerin gerçekleştirdiği tozlaşmaya bağlı olduğunu belirtiyor. Uğur böcekleri gibi bazı türler zararlı böcekleri azaltırken, yusufçuklar da sivrisinek, sinek ve at sineği popülasyonlarının dengelenmesine katkı sağlıyor.

Soğuğu seven türler yüksek rakımlara çekiliyor

Uzmanların araştırmalarına göre, iklim değişikliğinin böcekler üzerindeki etkileri 1980’li yıllardan bu yana açık biçimde gözleniyor. Sıcağı seven türlerin sayısı artarken, serin ve özel yaşam alanlarına bağımlı türlerin nüfusu azalıyor.

Soğuğu tercih eden böcek türlerinin yaklaşık yüzde 70’inin daha yüksek ve serin bölgelere doğru göç ettiği belirtiliyor. Bu nedenle alçak rakımlardaki böcek popülasyonlarında ciddi gerilemeler yaşanıyor.

Böceklerin yer değiştirmesi, yalnızca tek tek türleri değil, binlerce yılda oluşmuş ekolojik ilişkileri de tehdit ediyor. Bazı bitkiler yalnızca belirli böcek türleri tarafından tozlaştırılıyor. Bu böceklerin ortadan kalkması halinde söz konusu bitkilerin de yok olma riski bulunuyor.

İstilacı zararlılar daha kolay yayılıyor

Yükselen sıcaklıklar, sıcak iklimlere özgü zararlı türlerin İsviçre’ye yerleşmesini de kolaylaştırıyor. Doğu Asya kökenli kahverengi kokarca, Japon böceği ve hastalık taşıma potansiyeline sahip kaplan sivrisineği bu türler arasında gösteriliyor.

Daha ılıman ve az kar yağışlı geçen kışlar, böceklerin hayatta kalma ve üreme sürelerini uzatıyor. Bir yıl içinde birden fazla nesil üretebilen bazı zararlılar, sıcaklıkların yükselmesiyle daha fazla çoğalma imkânı buluyor.

Ancak erken ısınma her tür için avantaj sağlamıyor. Bazı tırtıllar normalden erken yumurtadan çıktığında beslendikleri bitkiler henüz gelişmemiş olabiliyor. Kar örtüsünün yalıtıcı etkisine ihtiyaç duyan türler de kışların daha az karlı geçmesinden olumsuz etkileniyor.

Kentleşme ve ışık kirliliği baskıyı artırıyor

İklim değişikliği, böceklerin karşı karşıya olduğu tek tehdit değil. İsviçre’de her saniye yaklaşık bir metrekare tarım alanının yapılaşmaya açıldığı belirtiliyor. Kentleşmenin artması, böceklerin doğal yaşam alanlarını azaltırken ışık kirliliğini de büyütüyor.

Böcek türlerinin yaklaşık yarısının gece aktif olduğu ve karanlığa ihtiyaç duyduğu belirtilirken, sürekli aydınlatılan kent alanlarının bu türler üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Pestisitler, gübreler ve mikro kirleticiler de su ve toprak ekosistemlerini olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Koruma çalışmaları sonuç veriyor

Uzmanlara göre tarım alanlarında biyolojik çeşitliliği destekleyen bölgelerin oluşturulması, doğal süreçlere uygun orman yönetimi ve pestisit kullanımının azaltılması olumlu sonuçlar veriyor. Son 30 yılda alınan bazı önlemler sayesinde belirli böcek gruplarındaki düşüşün dengelendiği belirtiliyor.

Bununla birlikte araştırmacılar, iklim değişikliğinin mevcut baskıları daha da ağırlaştırdığı uyarısında bulunuyor. Böcek popülasyonlarının düzenli izlenmesi, etkili koruma uygulamalarının belirlenmesi ve sera gazı emisyonlarının azaltılması temel öncelikler arasında gösteriliyor.

Uzmanlar, bireylerin de bahçelerinde doğal alanlara daha fazla yer vererek, gereksiz aydınlatmayı azaltarak ve böceklerin barınabileceği ortamlar oluşturarak katkı sağlayabileceğini vurguluyor.

Biyolog Eva Knop, böceklerin öneminin şehir yaşamında giderek unutulduğuna dikkat çekerek, bu canlıların toprağın verimliliği, temiz su kaynakları ve gıda güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri